Bir belirtiyi sorguluyoruz, bir ilacın etkisini öğrenmek istiyoruz, kendimize bir diyet listesi hazırlatıyoruz. Yapay zeka artık sağlıkla ilgili sorularımızın da ilk adreslerinden biri.

Peki, saniyeler içinde aldığımız cevaplar sağlığımız için gerçekten doğru kararlar vermemizi sağlıyor mu?

L I P O D E M D E D O G R U B I L G I V E B E S L E N M E N I N N E M I 20545

Eskiden bir sağlık sorumuz olduğunda doktora başvurur, bir uzmana danışır veya güvenilir kaynaklardan bilgi arardık. Bugün ise çoğu zaman ilk yaptığımız şey telefonumuzu elimize almak ve sorumuzu yapay zekaya yöneltmek. Bir belirtiyi anlatıyor, kullandığımız ilaçları soruyor, beslenme düzenimizi planlatıyor, hatta bazen profesyonel değerlendirmeye ihtiyaç duyduğumuz konularda bile karar vermeye çalışıyoruz.

Üstelik aldığımız cevaplar çoğu zaman son derece açıklayıcı, düzenli ve ikna edici. Ancak gözden kaçırdığımız önemli bir ayrıntı var: Bir cevabın kendinden emin görünmesi, onun mutlaka doğru olduğu anlamına gelmiyor.

Yapay zeka, sağlık bilgilerine ulaşmayı kolaylaştıran önemli bir teknoloji. Fakat verdiği yanıtlar eksik bilgilere, yanlış yorumlara veya kişiye uygun olmayan önerilere dayanabilir. Üstelik kullanıcı, karşısındaki sistemin kendisini bütün yönleriyle değerlendirdiğini düşünebilir. Oysa bir insanın sağlık durumunu anlamak, yalnızca anlattıklarını sıralamakla değil, bu bilgileri doğru değerlendirmekle mümkündür.

Beslenme alanında da benzer bir durum yaşanıyor. Kişiler yaşlarını, kilolarını, hedeflerini ve sağlık durumlarını ayrıntılı biçimde paylaşarak kendilerine özel diyet listeleri oluşturabiliyor. Ancak bu bilgilerin sisteme girilmesi, hazırlanan listenin kişinin enerji ve besin ögesi gereksinimlerini eksiksiz karşıladığı anlamına gelmiyor.

Nitekim yapay zeka tarafından oluşturulan beslenme programları ile biz diyetisyenler tarafından hazırlanan programları karşılaştıran araştırmalar, yapay zeka planlarında enerji miktarı ve besin ögesi yeterliliği açısından önemli farklılıklar bulunabildiğine işaret ediyor. Özellikle önerilen enerji miktarının kişinin gereksiniminin altında kalması, listenin yalnızca kalori hesabı üzerinden değil, beslenme yeterliliği ve bireysel ihtiyaçlara uygunluk açısından da değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Çünkü sağlıklı bir beslenme programı, yalnızca yaşa, kiloya ve hedefe göre hazırlanmış bir öğün listesinden ibaret değildir. Kişinin sağlık öyküsü, fiziksel aktivitesi, beslenme alışkanlıkları, laboratuvar bulguları ve yaşam koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

Asıl mesele, yapay zekanın hayatımızda yer alması değil; ona hangi noktada ve ne ölçüde güvendiğimiz. Genel bilgi edinmek, tarif geliştirmek veya farklı beslenme alternatifleri keşfetmek için bu teknolojiden yararlanabiliriz. Ancak bir sağlık sorununu değerlendirmek, tedaviye karar vermek ya da kişisel bir beslenme planı uygulamak çok daha kapsamlı bir yaklaşım gerektirir.

Belki de çağımızın yeni sağlık riski, bilgiye ulaşamamak değil; ulaştığımız bilgiyi sorgulamadan doğru kabul etmektir.

Bir yanıt almakla doğru bir karar vermek aynı şey değildir. Sağlığımız söz konusu olduğunda önemli olan, yalnızca sorularımıza hızlı cevaplar bulmak değil, bu cevapların bizim için ne ifade ettiğini anlayabilmektir.

Teknolojiden yararlanalım, sorular soralım, araştırmayı öğrenelim. Ancak sağlığımızla ilgili kararlarımızı yalnızca kolay ulaşılabilir cevaplara dayandırmayalım. Çünkü her insanın ihtiyaçları farklıdır ve her sağlık sorusu aynı yanıtla çözülemez.

Yapay zeka bize birçok kapı açabilir. Ancak hangi kapıdan geçmemiz gerektiğine karar verirken bilimin, uzmanlığın ve bireysel değerlendirmenin önemini unutmamalıyız.

Sağlığınızı algoritmalara teslim etmeyin. Kendinize iyi bakın, sağlıkla kalın.

Diyetisyen Melis TÜZÜN