Bir zamanlar Bilecik’in kalbinde yükselen Hükümet Konağı’nın önünde, bugün yalnızca eski fotoğraflarda ve hatıralarda yaşayan görkemli bir kapı vardı. Şehrin geçmişine açılan bu kapı, yalnızca bir giriş değildi. Üzerindeki zarif süslemeleri, iki yanındaki küçük kubbeleri, sütunları ve ay-yıldız işlemeleriyle dönemin Bilecik’ine ayrı bir ihtişam katıyordu.

Bir Kapı, Bir Şehir, Bir Hatıra 19000

Kapının en dikkat çekici parçası ise II. Abdülhamid döneminin izlerini taşıyan Arma-i Osmani idi. Bir zamanlar bu görkemli kapının üzerinde yer alan Osmanlı arması, bugün Bilecik Valiliği’nin eski hizmet binasında geçmişten geleceğe uzanan sessiz bir tanık olarak korunuyor.

Armanın hemen altında bulunan kitabe ise zamanın içinde kaybolup giden hatıralardan biri. 1910 yılında Mehmed Celal Bey’in yeni bir hükümet konağı yapılmasını gündeme getirmesine rağmen kapıyla ilgili herhangi bir olumsuzluk belirtmemesi, görkemli yapının o yıllarda hâlâ ayakta olduğunu düşündürüyor.

Sonrasında ise Bilecik’in en acı günleri geldi. Yunan işgali sırasında büyük bir yıkıma uğrayan şehirde Hükümet Konağı da tahrip edilerek yıkıldı. Ancak eski fotoğraflar, konağın önündeki kapının bir süre daha ayakta kaldığını gösteriyor.

Bir Kapı, Bir Şehir, Bir Hatıra 19001

Bilecik Kent Belleği arşivinde yer alan Ali Okumuş koleksiyonuna ait bir kartpostal da bu tarihi ayrıntıyı destekliyor. Silik bir görüntünün içinde bile kapının tek başına ayakta kaldığı seçilebiliyor.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında yayımlanan bir kitapta ise kapının altına düşülen not, o günlerin acısını birkaç kelimeyle anlatıyor: “Yerli Rumların iştirakiyle Yunanlıların taarruz-ı ahirinde tahrip edilmiş olan Bilecik hükümet konağı kapısı.”

1925 yılında Bilecik yeni Hükümet Konağı’na kavuştuğunda ise eski görkemli kapı artık yerinde değildi. Kapının sonraki yıllarda nasıl ve ne zaman ortadan kaybolduğu ise bugün hâlâ bilinmiyor. Fakat onun üzerinde bulunan Arma-i Osmani, yıllara meydan okuyarak günümüze ulaşmayı başardı.

Bugün eski Valilik Binası’nda, giriş kapısının tam karşısında, merdivenlerin arasında ziyaretçilerini karşılayan arma, adeta Bilecik’in geçmişinden bugüne uzanan sessiz bir mektup gibi duruyor. Bir zamanlar Hükümet Konağı’nın ihtişamlı kapısının üzerinde duran arma, bugün o kapının olmadığı yerde geçmişi hatırlatıyor.

Belki de eski Bilecik’in en güzel hikâyelerinden biri tam da burada başlıyor. Bir şehir değişti, yapılar yıkıldı, sokaklar yeniden şekillendi. Ama bazı hatıralar, bir fotoğrafın içinde, bir kartpostalın köşesinde ya da yıllardır korunan bir armanın üzerinde yaşamaya devam etti.

Ve bugün Bilecik Kent Belleği arşivinde karşılaşılan o eski görüntü, bize yalnızca kaybolmuş bir kapıyı değil, bir zamanlar Bilecik’in nasıl göründüğünü ve geçmişin şehrin sokaklarında nasıl yaşadığını anlatıyor. Eski Bilecik’in unutulmaya yüz tutmuş fotoğraflarına ve belgelerine ulaşmak isteyenler, Bilecik Kent Belleği arşivinde şehrin geçmişine doğru nostaljik bir yolculuğa çıkabilir.

Kaynak: HABER MERKEZİ