2026 yılı, sadece yeni bir yıl değil; Bilecik ve Türk-İslam tarihinin manevi bir dönüm noktası olacak. Türkiye’nin önerisiyle, “Şeyh Edebali'nin Vefatının 700. Yıl Dönümü” UNESCO programına kabul edildi. Bu karar, Osmanlı’nın manevi mimarlarından Şeyh Edebali’nin insanlığa yön veren düşüncelerinin ve değerlerinin uluslararası düzeyde bir kez daha tescillenmesi anlamına geliyor.

Ama bir durup sormalıyız: Acaba biz Şeyh Edebali’yi ne kadar tanıyoruz? Sadece dizilerde gördüğümüz karakter mi o? Yoksa Osmanlı’nın temelini atan, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışını bizlere miras bırakan gerçek bir bilge mi? Bu muhteşem insanı tanımak, hem geçmişimize hem de geleceğimize sahip çıkmak demektir.

Şeyh Edebali’nin Hayatı ve Değerleri

Şeyh Edebali, 13. yüzyılın sonlarında Anadolu’da yetişmiş, Türk-İslam dünyasının önemli manevi önderlerinden biridir. Sadece Osmanlı’yı kuran beylerin akıl hocası değil, insanı merkeze koyan bir devlet felsefesinin mimarıdır. Onun öğüdü olan “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sadece bir söz değil; toplum, ahlak ve adaletin bütünleşik felsefesidir.

Edebali Hazretleri’nin hayatı boyunca verdiği mesajlar günümüze kadar ulaşmıştır:

Adalet ve ahlakın önemi,

Toplumsal sorumluluk ve dayanışma,

Bilgi ve eğitimle insanı yüceltme,

Devletin ancak insanla ayakta kalacağı bilinci.

Bilecik’in toprağında yeşeren bu değerler, bugün dahi şehrin kimliğinde kendini gösteriyor. Şeyh Edebali’nin manevi mirası, sadece Osmanlı tarihini değil, evrensel insanlık değerlerini de kapsıyor.

Bilecik İçin Uluslararası Bir Fırsat

UNESCO’nun bu kararı, Bilecik açısından büyük bir fırsat sunuyor. Kentimizin “Dirilişin ve Kuruluşun Şehri” kimliği, dünya sahnesinde hak ettiği yeri bulacak. Bu, sadece kültürel bir tanıtım değil; eğitimden turizme, şehir planlamasından yerel ekonomiye kadar geniş bir etki alanı yaratacak bir prestij anlamına geliyor.

Kent yetkililerine sesleniyorum: Bu fırsatı kaçırmayın. Şeyh Edebali’nin hayatı ve değerlerini müze sergileri, eğitim programları, ulusal ve uluslararası konferanslar, çocuklar ve gençler için özel etkinlikler ile her yönüyle işleyin. Dizi ve roman karakteriyle sınırlı kalmasın; gerçek tarih ve bilgelik ön plana çıksın. Çünkü bir kent için en büyük servet, kendi tarihini ve değerlerini sahiplenmesidir.

Gelecek İçin Bir Çağrı

Şeyh Edebali’nin 700. yılı, Bilecik için sadece bir anma değil; geleceğe bırakılacak bir miras ve uluslararası bir mesajdır. Çocuklarımızın bilimle, sanatla ve ahlakla yetiştiği bir şehir hayal edelim. Sokaklarında gezinen turistlerin, sadece doğal güzellikleri değil, manevi bir derinliği de hissettiği bir Bilecik.

Bu fırsat kaçmaz. Şeyh Edebali’yi doğru anlamak ve anlatmak, hem şehrin itibarını hem de gençlerimizin ufkunu genişletecek. Her belediye yetkilisi, her eğitimci, her sivil toplum kuruluşu ve her birey, bu mirasa sahip çıkmalı. Çünkü bir kentin geleceği, geçmişini ne kadar özümseyip tanıdığıyla ölçülür.

Ve unutmayalım: Şeyh Edebali sadece Osmanlı’yı kuran bir bilge değil; insana ve insanlığa dair evrensel bir rehberdir. 700 yıl sonra bile öğütleri geçerliliğini koruyor. Bilecik’in sokakları, mezarlıkları, evleri ve meydanları onun felsefesinin sessiz birer anlatıcısı. Şimdi sıra bizde; bu sesi duyurmak ve dünyaya taşımak.