Bilecik’in geçmişinde bazı isimler vardır; hayatlarına dair bugün çok fazla bilgi bulunmasa da bıraktıkları eserler, yazılar ve fotoğraflar onları yıllar sonra yeniden karşımıza çıkarır.

Başmuallim Talat Bey de Osmaneli’nin ve Bilecik’in eğitim tarihine iz bırakan bu isimlerden biridir.

Osmaneli Mektebi’nin başmuallimi olarak görev yapan Talat Bey’in doğum ve ölüm tarihleri bugün için tam olarak bilinmiyor.

Ancak 1920’li yıllarda kaleme aldığı yazılar, çektiği fotoğraflar ve 1926 yılında yayımladığı “Osmaneli Tarihi” adlı eseri, onun nasıl çok yönlü bir aydın olduğunu ortaya koyuyor.

Talat Bey’e dair ulaşılabilen en eski izlerden biri, Bilecik Kent Belleği’nde bulunan bir fotokartta saklı.

11 Temmuz 1924 tarihli bu kartı Kocaeli Lisesi öğretmenlerinden İsmail Uluğ Bey’e gönderen Talat Bey, kendisini “Osmaneli Başmuallimi” olarak imzalamış.

Ancak kartı asıl ilginç kılan yalnızca arkasındaki birkaç satır değil.

Kartın ön yüzünde Bilecik Tren İstasyonu ve istasyondaki günlük hayat görülüyor.

Kara trenin önünde koşuşturan insanlar, ellerindeki gazetelere bakan yolcular, vagon pencerelerinden dışarıyı seyreden meraklı gözler ve kalabalığın arasında tek başına duran bir çocuk…

Yaklaşık bir asır öncesinin Bilecik’i, o fotoğraf karesinde adeta zamanın içinde donup kalmış.

Ve fotoğrafın sol alt köşesindeki küçük bir not, bütün hikâyeyi daha da ilginç hâle getiriyor:

“Foto: Talat”

Bu küçük imza, Başmuallim Talat Bey’in yalnızca öğretmen olmadığını, fotoğrafçılığa da ilgi duyduğunu gösteriyor.

1926 yılında yayımladığı “Osmaneli Tarihi” adlı eserinde Osmaneli’nden çok sayıda fotoğrafa yer vermesi de bu ilgisini açıkça ortaya koyuyor.

Belki de o fotoğrafların bazılarını yine kendisi çekmişti.

Talat Bey’in dünyası fotoğrafla da sınırlı değildi.

Osmaneli’nin geçmişine ışık tutan eserinde, başka kaynaklarda pek rastlanmayan Lefkeli şair Kerimi’ye de yer verdi.

Asıl adı Süleyman olan Kerimi’nin eğitim için İstanbul’a gidişini, yıllar sonra memleketi Lefke’ye dönüşünü ve burada yaşadığı kırgınlığı anlatırken eski bir şairin hikâyesini gelecek kuşaklara aktardı.

Şiire olan ilgisi kendi yazılarında da kendisini gösteriyordu.

8 Mart 1924 tarihli Yeni Yol mecmuasında yayımlanan “Bir Rüya” başlıklı yazısında şiirlerden yararlanması, Talat Bey’in edebiyata ve şiire olan merakını da ortaya koyuyordu.

Bilecik Muallimler Birliği’nde de görev alan Başmuallim Talat Bey, yalnızca bulunduğu ilçenin değil, dönemin eğitim dünyasının meseleleriyle de yakından ilgileniyordu.

1926 yılında Bilecik Valisi Tevfik Bey başkanlığındaki heyetle Romanya ve Macaristan’a yapılan inceleme gezisine katılması, onun eğitim konusundaki arayışlarını da gösteren önemli bir ayrıntıydı.

Öğretmenler, okul yöneticileri ve belediye temsilcilerinden oluşan heyetin bu seyahati, dönemin eğitim uygulamalarını yerinde incelemek amacı taşıyordu.

Talat Bey’in gezi ve eğitim üzerine hazırladığı rapor da Muallimler Birliği mecmuasında yayımlandı.

Bugün üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmiş durumda.

Başmuallim Talat Bey’in hayatına dair birçok ayrıntı hâlâ bilinmiyor.

Fakat geride bıraktığı bir fotokart, bir tren istasyonu fotoğrafı, Osmaneli üzerine kaleme aldığı tarih kitabı, şiirleri ve eğitim yazıları onun izini sürmemiz için yeterli oluyor.

Belki de en güzel tarafı şu:

Bir öğretmen, eline aldığı fotoğraf makinesiyle bir şehrin insanlarını ve sokaklarını kaydetmiş; kalemiyle de Osmaneli’nin geçmişini gelecek kuşaklara bırakmış.

Bugün o fotoğraflara baktığımızda yalnızca eski bir tren istasyonunu görmüyoruz.

Bilecik’in yüz yıl önceki hayatına bakan Talat Bey’in gözünden, geçmişin kendisini görüyoruz.

Bir Öğretmen, Bir Fotoğrafçı, Bir Tarihçi Başmuallim Talat Bey 19003

Kaynak: Bilecik Kent Belleği