Yeminli Mali Müşavir Münür Şahin, yüksek kazanç beklentisiyle riskli yatırım araçlarına yönelen yatırımcıların yaşadığı kayıplara dikkat çekerek, yaşanan son olaydan yatırımcılar, portföy yönetim şirketleri ve finansal sistemi denetleyen kurumların ders çıkarması gerektiğini belirtti.

Şahin, yatırımcıların nakit varlıklarını enflasyonun üzerinde bir getiriyle korumak istemesinin doğal olduğunu ancak kısa sürede yüksek kazanç elde etme arzusunun zaman zaman yatırımcıları yüksek risk içeren araçlara yönlendirdiğini ifade etti.

Bazı yatırım araçlarının ilk dönemlerde enflasyonun oldukça üzerinde getiriler sağlayarak yatırımcıların ilgisini çekebildiğini belirten Şahin, gerçekçi olmayan düzeylerde kazanç vaat eden yatırım araçlarının beraberinde önemli riskler taşıdığına dikkat çekti. Yatırımcıların bu riskleri görmelerine rağmen kısa sürede yüksek gelir elde etme beklentisiyle yatırım yapabildiğini kaydetti.

Münür Şahin Sanayileşme Ile Büyüme Hedefimiz Gerçek Oldu 2824

Şahin, son dönemde benzer bir durumun yeniden yaşandığını belirterek, iddiasına göre toplam 2 bin 38 fonun 138'inde yaşanan olumsuzluklardan 500 bin kişinin etkilendiğini ifade etti. Şahin, yatırımcıların yüksek kazanç beklentisi ile yöneticilerin kötü niyetli uygulamalarının birleşmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

Yaşanan olayın farklı taraflar açısından önemli dersler içerdiğini belirten Şahin, yatırımcılar açısından enflasyonun çok üzerinde ve olağan dışı bir getiri sağlayan yatırım araçlarının ciddi risk taşıyabileceğini vurguladı. Denetim mekanizmaları açısından ise olağan dışı getirilerin ve piyasa hareketlerinin zamanında değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Şahin, “Alan razı, satan razı” anlayışıyla hareket edilmesinin finansal piyasalarda ciddi riskler doğurabileceğini belirterek, yüksek kazanç beklentisinin yatırım kararlarında tek başına belirleyici olmaması gerektiğini ifade etti.

Türkiye ekonomisinin küresel gelişmeler, bölgesel savaşlar ve petrol fiyatlarındaki hareketlerden etkilendiği bir dönemde yatırım fonlarının sınırlı bir bölümünde yaşanan olumsuzlukların finansal sisteme de yansıdığını belirten Şahin, alınan tedbirlerle piyasalarda normalleşmenin sağlandığını kaydetti.

Şahin, söz konusu süreçte 7 portföy şirketince yönetilen 131 yatırım fonunda 500 binden fazla kişinin etkilendiğini ileri sürerek, yaşanan gelişmelerin finansal sisteme duyulan güven açısından da önem taşıdığını ifade etti.

Profesyonel portföy yönetim şirketleri ve yöneticilerinin kısa sürede büyük portföylere ulaşma amacıyla yatırımcıları zarara uğratabilecek yöntemlere başvurmasının kabul edilemeyeceğini belirten Şahin, finansal sistemin güvenilirliğinin korunması için denetim mekanizmalarının etkin işletilmesi gerektiğini söyledi.

Şahin, diğer taraftan yüksek risk alarak olağan dışı kazanç elde etmeyi ve kısa yoldan zenginleşmeyi hedefleyen yatırımcıların da yatırım kararlarının sorumluluğunu taşıması gerektiğini belirtti.

Yaşanan süreçte yatırım fonlarındaki varlıkların satılması, alacakların tahsil edilmesi ve borçların ödenmesinin ardından kalan tutarın fon sahiplerine yatırımları oranında dağıtılmasına yönelik yaklaşımın doğru olduğunu ifade eden Şahin, yatırımcıların, portföy yönetim şirketlerinin, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) ve bankacılık sisteminin yaşananlardan gerekli dersleri çıkarması temennisinde bulundu.

Şahin, açıklamasının sonunda yatırımcıların yüksek getiri beklentisiyle karşılaştıkları fırsatları değerlendirirken riskleri de aynı ölçüde dikkate almaları gerektiğini vurguladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ