Bilecik’in köklü dokuma geleneğini yansıtan ve bugün artık nadir rastlanan Bilecik Çatması, Bilecik Kent Belleği’nde yer alan özel bir örnekle yeniden dikkatleri üzerine çekti. Herekeli halıcı bir aileden gelen Sevil Tuzak tarafından dokunan bu kıymetli eser, geçmişin zarafetini ve ustalığını günümüze taşıyan sessiz bir miras niteliği taşıyor.

Kadifenin özel ve zahmetli bir türü olan çatmanın, ipek ve keten ipliklerle son derece sağlam şekilde dokunduğu biliniyor. Hem estetik hem de dayanıklılık açısından büyük değer taşıyan bu kumaşlar, Osmanlı döneminde saraydan konaklara kadar pek çok alanda kullanılmış, statü ve inceliğin simgesi olmuştur.
Çatma kumaşlar, dokundukları yere göre farklı isimlerle anılıyor. Üsküdar çatması, Bursa çatması ve Bilecik çatması olarak bilinen bu dokumalar arasında, Bilecik çatması kendine özgü dokusu ve desenleriyle ayrı bir yere sahip. Ancak zamanla sanayileşme, hazır üretim ve değişen tüketim alışkanlıkları nedeniyle bu özel el sanatı unutulmaya yüz tuttu.
Sevil Tuzak’ın elinden çıkan Bilecik Çatması örneği, yalnızca bir kumaş değil; emeğin, sabrın ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilginin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Her ilmeğinde geçmişin sesi, her deseninde ustasının ruhu hissediliyor.
Bilecik Kent Belleği’nde sergilenen bu nadide örnek, kentin kültürel mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Bilecik Çatması, geçmişle bağ kurmak isteyenler için adeta dokunmuş bir hatıra, ipeğe işlenmiş bir tarih olarak hafızalarda yerini alıyor.





