Bilecik'te ihracatta sektör olarak çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri önemli bir paya sahip. Ürünlerin payı %57'lik gibi önemli bir oranda bulunuyor.
Sanayinin dört ana sektöründe imalat son yıllarda yıllık bazda önemli bir artış yakaladı. Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %4,19, imalatta %5,99, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %9,40, su temininde %7,30 artış olarak gerçekleşirken, Bilecik bu önemli sektörlerde yükselişini sürdürüyor. İlimiz sanayi ve ihracat alanında uzun süredir sessiz ama istikrarlı bir yükseliş sergiliyor.

Özellikle çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektörü, kentin ihracatında lokomotif konumda bulunuyor. Bu dört sektörün toplam ihracat içindeki payının yüzde 57 gibi yüksek bir orana ulaşması, Bilecik’in üretim gücünün hangi alanlarda yoğunlaştığını net biçimde ortaya koyuyor. Kentte sanayinin temelini oluşturan bu sektörler yalnızca ihracat rakamlarıyla değil aynı zamanda üretim sürekliliği ve istihdam katkısıyla da dikkat çekiyor.
Bilecik’in sahip olduğu hammadde kaynakları, coğrafi konumu ve sanayi kültürü, çimento ve seramik başta olmak üzere toprak bazlı ürünlerde rekabet avantajı sağlıyor. Bu durum, Bilecik’i benzer ölçekteki birçok ilden ayrıştıran önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Yıllık bazda sanayinin dört ana sektöründe yakalanan artışlar da bu yükselişin tesadüf olmadığını gösteriyor.
Madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,19’luk artış, yer altı kaynaklarının daha planlı ve verimli kullanıldığını düşündürüyor. İmalat sektöründe yüzde 5,99 oranındaki büyüme ise üretim tesislerinin kapasite kullanımını artırdığını ve sipariş hacminin genişlediğini işaret ediyor. Bu artış, ihracata dönük üretimin güçlendiğini gösteren önemli bir veri olarak değerlendirilebilir.
Elektrik ve gaz üretimi ile dağıtımında kaydedilen yüzde 9,40’lık artış, sanayi altyapısının büyüyen üretimi destekleyecek şekilde geliştiğini ortaya koyuyor. Enerji alanındaki bu yükseliş, Bilecik’te sanayinin önümüzdeki yıllarda da genişleme potansiyeline sahip olduğunu düşündürüyor. Su temininde yaşanan yüzde 7,30’luk artış ise sanayi kadar yerleşim ve üretim alanlarının da büyüdüğüne işaret ediyor.
Tüm bu veriler bir arada değerlendirildiğinde, Bilecik’in sanayi yapısının daha sağlam temellere oturduğu görülüyor. Kent, büyük sanayi şehirleriyle kıyaslandığında daha sınırlı bir ölçekte olsa da belirli sektörlerde uzmanlaşarak sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturuyor. Özellikle çimento, cam ve seramik gibi alanlarda elde edilen ihracat başarısı, Bilecik’in dış pazarlarda bilinirliğini artıran önemli bir unsur haline geliyor.
Bilecik’in bu yükselişini kalıcı hale getirebilmesi için üretimde katma değeri artıracak adımların atılması, teknoloji ve nitelikli iş gücüne daha fazla yatırım yapılması büyük önem taşıyor. Mevcut tablo, kentin sanayi ve ihracat açısından doğru bir yolda ilerlediğini gösterirken, önümüzdeki dönemde bu ivmenin daha da güçlenebileceğine dair güçlü sinyaller veriyor.





