Bazen eski bir fotoğraf, bir şehrin hafızasında açılan gizli bir kapı gibidir. Yıllar önce çekilmiş siyah beyaz bir kareye baktığınızda yalnızca binaları değil; sokaklarında insanların yürüdüğü, bacalarından dumanların yükseldiği, hayatın bugünkünden bambaşka aktığı bir Bilecik'i görürsünüz.

1930'lu yılların Bilecik'inden kalan bir fotoğraf da işte böyle bir kapı aralıyor. Dönemin fotoğrafçılarından Foto Kardaş'ın objektifinden Cumhuriyet Mahallesi'ne bakıyoruz. Fotoğrafın içinde bugün artık yerinde olmayan ya da değişen pek çok yapı göze çarpıyor. Valilik binası, PTT binası, cezaevi, hamam ve daha nice iz... Fakat bütün bu yapıların arasında bir bina, kendine has görüntüsüyle adeta "Ben buradayım." dercesine öne çıkıyor:
Eski Vali Konağı...
Gösterişli balkonu, ahşap işlemeleri ve çatısının kendine özgü mimarisiyle dönemin Bilecik'inde dikkat çeken yapılardan biri olan konak, yalnızca bir devlet büyüğünün ikamet ettiği yapı değil, aynı zamanda şehrin mimari hafızasının da önemli parçalarından biriydi. Bir başka arşiv fotoğrafında ise konağa biraz daha yaklaşıyoruz. Bu kez Foto Ersoy'un objektifinden konağın ayrıntıları beliriyor. Balkonun zarif görüntüsü, çatı altındaki işlemeli saçaklar ve çatının arka bölüme doğru ilerledikçe belirgin biçimde artan eğimi...
Hepsi, dönemin yapı anlayışının inceliklerini bugünün insanına sessizce anlatıyor. Konağın girişindeki farklı mimari detaylar ise yapının neden yıllar boyunca dikkat çektiğini anlamaya yetiyor.
Ve üçüncü fotoğraf...

Belki de arşivin en güzel taraflarından biri burada başlıyor. Bir zamanlar bu konağın kapısından içeri giren insanların fotoğrafları, geçmişin insanlarını da bugünün karşısına çıkarıyor. O insanların kimileri belki görev için, kimileri bir ziyaret için, kimileri ise hayatlarının sıradan bir gününde bu konağın merdivenlerinden geçti.
Fotoğraflar sustuğunda geriye yalnızca yapılar kalıyor sanıyoruz. Oysa her yapı, içinde yaşanmış hayatları da saklıyor. Bugün konağın kendisi artık yerinde değil. Şehrin değişen yüzüyle birlikte zamanın sayfaları arasında kaldı. Konağın bulunduğu alanın, günümüzde yaklaşık olarak Konak Kafe'nin bulunduğu bölgeye denk geldiği belirtiliyor.

Bugün oradan geçen bir Bilecikli, belki de ayaklarının bastığı yerde yıllar önce görkemli bir konağın yükseldiğini bilmiyor olabilir. Ama eski fotoğraflar biliyor. Arşiv biliyor. Ve Bilecik Kent Belleği, yıllar sonra o hikâyeyi yeniden anlatıyor. Bir fotoğraf karesinde Cumhuriyet Mahallesi... Bir köşede eski Valilik... Başka bir tarafta PTT, cezaevi ve hamam... Ve bütün bunların arasında zarif balkonu ve işlemeli çatısıyla yükselen bir konak...
Eski Vali Konağı...
Bugün geriye yalnızca fotoğrafları kalmış olabilir. Ama bazı binalar yıkıldığında yok olmaz. Hatıralarda yaşamaya devam eder. Çünkü şehirlerin gerçek hazinesi, yalnızca ayakta kalan taşlarında değil; unutulmadan gelecek nesillere aktarılan hikâyelerinde saklıdır.





