Bilecik’in geçmişinde evlerin bir köşesinde kurulan halı tezgâhları, yalnızca dokuma yapılan araçlar değil; sabrın, emeğin, aile dayanışmasının ve geleneklerin yaşatıldığı özel mekânlardı. Pazarcıklı ailesine ait bu fotoğraf, o yılların sıcak aile ortamını ve el emeği kültürünü günümüze taşıyor.

Bir Ailenin Emek Ve Hatıra Dolu Dünyası Pazarcıklılar Halı Tezgâhı Başında 21215

Bilecik Kent Belleği Arşivi’nde yer alan fotoğraf ve yazıya göre, karede Sağlık Memuru Muhsin Pazarcıklı, halı dokuma tezgâhının başında Kadriye Pazarcıklı ve Gülser Pazarcıklı Baş ile birlikte görülüyor. Fotoğrafın 1957 yılında çekilmiş olabileceği belirtiliyor.

O yıllarda halı dokumak, birçok aile için hem geleneksel bir uğraş hem de büyük bir emek gerektiren üretim biçimiydi. İlmik ilmik işlenen desenler, yalnızca ipliklerin değil, aynı zamanda sabrın ve ustalığın da eseri oluyordu. Tezgâhın başında geçirilen saatler, aile bireylerini ortak bir emeğin etrafında buluşturuyordu.

Fotoğraftaki Muhsin, Kadriye ve Gülser Pazarcıklı, geçmişin bu mütevazı ama anlamlı dünyasından bir anı bugüne ulaştırıyor. Belki de o gün tezgâhın başında dokunan halıda, ailenin yaşadığı evin renkleri, dönemin zevki ve yıllar sonra özlemle hatırlanacak günlerin izleri vardı.

Aradan geçen yıllar içinde yaşam biçimleri değişti, el dokuması halıların yerini farklı üretim yöntemleri aldı. Ancak bu fotoğraf, Bilecik’in aile yaşamında önemli bir yere sahip olan el sanatlarını ve kuşaktan kuşağa aktarılan emeği hatırlatıyor. Pazarcıklı ailesinin halı tezgâhı önündeki bu karesi, geçmişin zarafetini ve emekle örülmüş aile hatıralarını yaşatmaya devam ediyor.

Kaynak: Bilecik Kent Belleği