Bir zamanlar Zeki Müren’in sesinde hayat bulan dizeler, Ferdi Tayfur’un şarkılarında milyonlara ulaştı. Cengiz Kurtoğlu’nun yorumuyla gönüllere yerleşen “Gelin Olmuş Gidiyorsun” ise yıllara meydan okudu. Şair Salih Korkmaz, Bilecik’te kurduğu hayatından Türk müziğinin unutulmaz eserlerine uzanan hikâyesiyle bugün de hafızalarda yaşıyor.

Bazı insanlar vardır; yazdıkları bir kâğıtta kalmaz, bir besteye dönüşür, bir sanatçının sesinde yeniden doğar ve hiç tanımadıkları insanların hayatlarına dokunur. Kimi zaman bir ayrılığın, kimi zaman yarım kalmış bir sevdanın, kimi zaman da geçmişe duyulan özlemin sesi olurlar. Salih Korkmaz, kaleminden dökülen dizelerle böyle bir iz bırakan isimlerden biriydi.
Bilecik Kent Belleği’nin fotoğraf ve yazı arşivinde hatırlanmaya değer isimler arasında yer alan Salih Korkmaz, 1941 yılında Amasya’nın Taşova ilçesine bağlı Arpaderesi köyünde dünyaya geldi. Hayatının yolu, 1963 yılında askerlik dönüşünde Bilecik’e yerleşmesiyle bu şehre uzandı. Burada evlendi, iki çocuk sahibi oldu ve çalışma hayatını Halk Eğitim Merkezi ile Millî Eğitim bünyesinde sürdürdü.
Ancak onun hayatında, gündelik yaşamın sorumluluklarının yanında başka bir dünya daha vardı: Şiirlerin, bestelerin ve şarkıların dünyası…
BİR ŞİİRLE BAŞLAYAN YOLCULUK, ZEKİ MÜREN’İN SESİYLE BÜYÜDÜ
Salih Korkmaz’ın müzik dünyasına uzanan yolculuğu, ünlü bestekâr Suat Sayın ile tanışmasının ardından yeni bir boyut kazandı. Yazdığı eserler bestelenmeye, dizeleri sanatçıların sesinde hayat bulmaya başladı.
1963 yılında kaleme aldığı ilk eseri “Kollarında Öleyim”, Zeki Müren tarafından taş plakta seslendirildi. Bir şair için dizelerinin böylesine güçlü bir sesle dinleyiciye ulaşması, kuşkusuz unutulmaz bir dönüm noktasıydı. Ardından “Herşeyimdin Benim”, Gönül Yazar’ın yorumuyla müzikseverlerle buluştu.
Suat Sayın da Korkmaz’ın “Bitmeyen Çile” başta olmak üzere çeşitli eserlerini besteleyip seslendirdi. Böylece Bilecik’te yaşamını sürdüren bir şairin dizeleri, dönemin müzik dünyasında giderek daha geniş bir çevreye ulaştı.
FERDİ TAYFUR’DAN BERGEN’E, BİRÇOK SANATÇININ SESİNDE
Salih Korkmaz’ın eserleri, yıllar içinde Türk müziğinin farklı kuşaklarından sanatçıların repertuvarına girdi. Ferdi Tayfur’un 1976 yılında yayımlanan “Ekmek Parası” albümündeki 13 eserin 10’unun Korkmaz’a ait olduğu belirtiliyor. Tayfur, 1978 tarihli “Son Sabah” albümünde de “Feleğin İşine Bak” ve “Sanma Sana Dönerim” eserlerini seslendirdi.
1985 yılında Bergen’in “İnsan Severse” albümünde “Elin Neyine Gerek” dinleyiciyle buluştu. Korkmaz’ın dizeleri, aşkı, ayrılığı ve hayatın acı yüzünü anlatan şarkılarla geniş kitlelere ulaştı.

Ardından 1986 yılı geldi. Cengiz Kurtoğlu’nun seslendirdiği “Gelin Olmuş Gidiyorsun”, dönemin hafızalara kazınan eserlerinden biri oldu. Yıllar geçse de dinleyicilerin dilinden düşmeyen şarkı, Salih Korkmaz’ın adını müzikseverler arasında daha da duyurdu.
“Feleğin İşine Bak”, “Sanma Sana Dönerim”, “Gittin de Sevgilim”, “Seni Düşünüyorum”, “Hasretin Sanki Ölüm”, “Bir Gün Sen de Öleceksin”, “Sevme Beni”, “Dilek Ağacı” ve “Zorla Güzellik Olmaz” da şairin tanınan eserleri arasında yer aldı.
Her biri farklı bir duygunun kapısını aralayan bu şarkılar, yalnızca bir dönemin müzik listelerinde değil, insanların kişisel hikâyelerinde de kendine yer buldu. Kimi bir ayrılığı hatırlattı, kimi geçmişte kalan bir sevgiyi, kimi de insanın kendi içine sakladığı hüznü…
“KADERE BAK” İLE GELEN ÖDÜLLER
Salih Korkmaz’ın eserleri, dinleyicilerin beğenisinin yanı sıra ödüllerle de karşılık buldu. “Kadere Bak”, 1986 yılında Hürriyet Gazetesi tarafından yılın şarkısı seçilerek Altın Kelebek ödülüne layık görüldü. Aynı yıl Milliyet Gazetesi’nin düzenlediği Yılın En Sevilen 10 Şarkısı yarışmasında ikincilik elde etti.
Korkmaz’ın eserleri, 1989 yılında düzenlenen aynı yarışmada da ödül kazandı. 1995-1997 yılları arasında Muazzez Ersoy’un “Nostalji” albüm serilerinde “Kollarında Öleyim”, “Bitmeyen Çile”, “Kadere Bak” ve “Ağlamışım Gülmüşüm” eserlerine yer verildi. Bu albümlere katkıları dolayısıyla Korkmaz, Nostalji Gecesi’nde ödüle layık görüldü.
Şairin MESAM’a kayıtlı 305 eseri, TRT repertuvarında bulunan 42 çalışması ve Türk sinemasında 21 filmde kullanılan eserleri, üretkenliğinin boyutunu ortaya koyan önemli kayıtlar arasında yer aldı.

ŞİİRLERİNDE DE BİR DÜNYA KURDU
Salih Korkmaz’ın sanat yolculuğu yalnızca şarkı sözleriyle sınırlı değildi. 1968-2008 yılları arasında dokuz şiir kitabı yayımlandı. Sözcüklerle kurduğu bağ, onu şiir dünyasında da üretken bir isim hâline getirdi.
Etkinliklerde ve konserlerde sunuculuk da yapan Korkmaz, akıcı diksiyonu ve dinleyiciyi sıkmayan anlatımıyla programlarda aranan isimlerden biri oldu. Kalemiyle duygu dünyalarına dokunurken sahnede de insanlarla bağ kurmayı başardı.

3 MAYIS 2008’DE SUSTU, ESERLERİ SUSMADI
Salih Korkmaz, 3 Mayıs 2008’de hayatını kaybetti. Ardında şiir kitapları, bestelenmiş dizeler, ödüller ve farklı kuşakların hafızasına yerleşmiş şarkılar bıraktı.
Bugün eski bir şarkı radyodan yükseldiğinde, bir kasetin kapağı açıldığında ya da yıllar öncesinden tanıdık bir melodi yeniden duyulduğunda, o dizelerin ardındaki kalem çoğu zaman hatırlanmasa da eserler yaşamaya devam ediyor. Çünkü bazı şairler isimlerini yalnızca kitapların sayfalarına değil, insanların hatıralarına da yazar.
Salih Korkmaz’ın hikâyesi, Bilecik’in yalnızca tarihî ve kültürel mirasıyla değil, ülkenin sanat dünyasına kazandırdığı değerlerle de anılmayı hak ettiğini gösteriyor. Amasya’da başlayan, Bilecik’te şekillenen ve Türkiye’nin dört bir yanına yayılan bu ömür, kentin belleğinde korunması gereken kıymetli bir sayfa olarak duruyor.
Bilecik Kent Belleği’nde yaşatılan her fotoğraf ve her satır, geçmişin unutulmaya yüz tutmuş hikâyelerini yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Salih Korkmaz da dizeleriyle yıllara meydan okuyan, şarkılarıyla hatırlanan ve geride bıraktığı eserlerle yaşamayı sürdüren isimlerden biri…
Bazı sesler susar, bazı kalemler toprağa karışır; ama gönülden çıkan bir şarkı, onu dinleyen son insan da hatırladığı sürece yaşamaya devam eder.
Merhum şair Salih Korkmaz’ı rahmetle ve saygıyla anıyoruz.







