Bilecik’te 29 Aralık 1958 tarihli bir ders defteri, kentin eğitim geçmişinden günümüze uzanan eşsiz bir zaman kapsülü oldu. Öğretmen Semiha Göncü’nün yaklaşık 68 yıl önce öğrencileri için tuttuğu ders notları, Bilecik Kent Belleği Arşivi sayesinde yeniden gün yüzüne çıktı.
1950’li yılların Bilecik’inde bir sınıfın günlük eğitim hayatını gözler önüne seren belgelerde, dönemin ders programından öğrencilerin gördüğü konulara, öğretmenin kullandığı yöntemlerden eğitim anlayışına kadar pek çok ayrıntı yer alıyor.
29 Aralık 1958 Pazartesi günü Türkçe dersiyle başlayan kayıtlarda, öğrencilerin İstiklâl Marşı’nı ezberden okumaları ve öğretmenleri tarafından dinlenmeleri de yer alıyor. Ardından tarih dersine geçiliyor ve öğrencilerin geçmiş uygarlıklardan insanlığın gelişimine kadar uzanan konularla bilgilerini ölçtüğü görülüyor.
Bir sınıftan geçmişe açılan pencere Semiha Göncü’nün özenle tuttuğu defterde tarih dersi kapsamında Cilâlı Taş Devri, göçlerin sonuçları, Sümerler ve Kadeş Savaşı gibi dönemin müfredatında yer alan başlıkların öğrencilere sorulduğu görülüyor.
“Cilâlı Taş Devri’nin özellikleri nelerdir?”, “Göçlerin sonuçları nelerdir?”, “Sümerler neleri bulmuştur?” ve “Kadeş Savaşı ne zaman, niçin ve kimlerle yapılmıştır?” gibi sorular, 1958 yılında bir Bilecik sınıfında çocukların hangi bilgilerle yetiştirildiğini ortaya koyuyor. Tarih dersinin ardından Tabiat Bilgisi gibi derslerle öğrencilerin doğayı, insanı ve çevreyi tanımalarına yönelik eğitim gördüğü anlaşılıyor.
Bugünden bakıldığında sıradan bir ders defteri gibi görünen bu belgeler, aslında aradan geçen onlarca yılın ardından Bilecik’in eğitim tarihine dair önemli bir tanıklık niteliği taşıyor.
Semiha Öğretmen’in defteri geleceğe emanet
Özenle saklanan ders notları, Bilecik Kent Belleği Arşivi’ne kazandırılarak yalnızca geçmişin değil, kentin eğitim kültürünün de gelecek kuşaklara aktarılmasının önünü açtı. Yaklaşık 68 yıl önce bir öğretmenin sınıfında tuttuğu notlar, bugün yeni nesillere dönemin eğitim anlayışını, derslerini ve öğrencilerin dünyasını anlatacak tarihi bir belgeye dönüşüyor.
Bilecik’in yakın tarihine ait bu kıymetli belgelerin çok yakında Semiha Göncü Koleksiyonu adıyla araştırmacıların, öğrencilerin ve kent tarihine ilgi duyanların erişimine sunulması bekleniyor. Bir öğretmenin ders defterinde kalan satırlar, yıllar sonra bir kentin hafızasına dönüştü. 1958’in bir kış sabahında sınıfta yankılanan İstiklâl Marşı, tebeşir tozuyla yazılan tarih soruları ve öğrencilerin cevapları, aradan geçen 68 yıla rağmen bugün hâlâ Bilecik’in eğitim hikâyesini anlatıyor.
Dün bir öğretmenin defterine yazılanlar, bugün Bilecik’in hafızasında yeniden hayat buluyor.






