Devletin imkânlarını kişisel hayatından ayrı tutan, vatandaşla arasına makam kapıları koymayan bir vali… Bilecik’te iz bırakan Refik Arslan Öztürk, mütevazılığı, halkla iç içe yaşamı ve görev anlayışıyla aradan yıllar geçse de hafızalardaki yerini koruyor.,

Bilecik’in Unutulmayan Valisi Refik Arslan Öztürk Makamı Değil, Gönülleri Kazandı 20468

Bazı insanlar vardır; görevleri sona erse, yıllar geçse, aramızdan ayrılsalar bile isimleri yaşadıkları şehirlerin hafızasından silinmez. Onları unutulmaz kılan yalnızca taşıdıkları unvanlar değil, insanlara nasıl davrandıkları, devletin gücünü nasıl temsil ettikleri ve geride bıraktıkları güzel hatıralardır.

Bilecik’in unutulmayan isimlerinden Refik Arslan Öztürk de işte böyle bir devlet adamıydı. Valilik makamını halktan uzak bir yer olarak görmeyen, vatandaşın derdini doğrudan dinlemeyi tercih eden Öztürk, sade yaşamı ve örnek gösterilen davranışlarıyla hafızalarda yer edindi.

Yozgat’tan valilik makamına uzanan bir ömür

1949 yılında Yozgat’ta dünyaya gelen Refik Arslan Öztürk, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Kamu hizmetine kaymakam vekilliği görevleriyle başlayan Öztürk; Lice, Ömerli ve Demirci’de görev yaptı. Ardından Reşadiye, Silopi, Finike ve Söğüt kaymakamlıklarında bulundu.

Sivas’ta vali yardımcılığı görevini üstlenen Öztürk, daha sonra Bilecik, Niğde, Erzincan ve Manisa valiliklerinde devletine hizmet etti. 27 Nisan 2008’de merkez valiliğine atandı.

Görev yaptığı yıllarda farklı şehirlerin insanlarıyla bağ kuran Öztürk, yalnızca resmî görevleriyle değil, günlük hayatın içinde sergilediği davranışlarla da dikkat çekti. 1995’te Türk Kültürüne Hizmet Vakfı, 2004’te Parlamento Dergisi ve 2006’da Meclis Dergisi tarafından yılın valisi seçilmesi de meslek hayatında aldığı takdirlerin arasında yer aldı.

Bilecik’in Unutulmayan Valisi Refik Arslan Öztürk Makamı Değil, Gönülleri Kazandı 20469

Sabah yürüyüşlerinde halkın arasındaydı

Refik Arslan Öztürk’ü farklı kılan özelliklerin başında, vatandaşlarla doğrudan iletişim kurmayı tercih etmesi geliyordu.

Bilecik, Erzincan ve Manisa’da valilik yaptığı dönemlerde sabahları makamına yürüyerek gitmesi, halkın arasına karışması ve vatandaşların sorunlarını bizzat dinlemesiyle tanınıyordu.

Onun için şehir, yalnızca resmî toplantıların yapıldığı binalardan ibaret değildi. Sokakları, çarşıları, esnafı ve her gün kendi mücadelesini veren insanlarıyla yaşayan bir bütündü.

Belki de bu nedenle vatandaşlar onu yalnızca vali olarak değil, kendilerine kulak veren, ulaşabildikleri bir devlet temsilcisi olarak hatırladı. Makamın sağladığı mesafeyi büyütmek yerine insanlarla arasındaki mesafeyi azaltmayı seçti.

Şeyh Edebali Türbesi’nde işçilerle omuz omuza

Bilecik’in tarihî ve manevi mirasının önemli simgelerinden Şeyh Edebali Türbesi’nin çevre düzenlemesi ve yol çalışmalarında da Refik Arslan Öztürk’ün emeğinin bulunduğu anlatılıyor.

Çalışmalar sırasında işçiler ve ustalarla birlikte sahada yer alması, onun yöneticilik anlayışını yansıtan hatıralardan biri olarak aktarılıyor.

Bir şehrin tarihine sahip çıkmanın yalnızca konuşmakla değil, o mirası korumak için emek vermekle mümkün olduğunu gösteren bu yaklaşım, Bilecik’in kent belleğinde özel bir yer tutuyor.

Çünkü bazen bir yöneticinin karakterini anlatmak için uzun konuşmalara gerek kalmaz. Bir işçinin yanında durması, yapılan işe katkı sunması ve ortak emeğin parçası olması, pek çok sözden daha fazlasını anlatır.

“Tatildeyken devletin aracına binmem”

Refik Arslan Öztürk’ün adıyla birlikte anılan en dikkat çekici hatıralardan biri de devletin imkânlarını kişisel hayatında kullanmama konusundaki hassasiyetidir.

Anlatılanlara göre Öztürk, Ankara’da düzenlenen valiler toplantısına kendi biletini alarak otobüsle gitmiş, özel yaşamında da uçak yolculuğunu tercih etmemişti. Devletin imkânlarını kişisel işlerinden ayrı tutması, onu tanıyanların sıkça dile getirdiği özellikler arasında yer aldı.

Öztürk’ün valiliği döneminde yaşandığı aktarılan bir başka olay ise İzmir ile Çeşme arasındaki minibüs yolculuğuyla ilgilidir.

Rivayete göre, seyahat sırasında kimlik kontrolü yapan polis ekipleri, ayakta yolculuk eden bir yolcudan da kimliğini istedi. Karşılarında Bilecik Valisi Refik Arslan Öztürk’ü görünce şaşıran polisler, kendisini makam aracıyla götürmeyi teklif etti.

Öztürk’ün ise bu teklife, “Teşekkür ederim. Tatildeyken devletin aracına binmem.” yanıtını verdiği anlatılır.

Bu hatıra, onun devlet göreviyle kişisel yaşamı arasına çizdiği sınırı anlatan örneklerden biri olarak yıllardır aktarılıyor. Bir makamın sağladığı imkânları kullanabilmekle, onları hangi durumlarda kullanmamayı tercih etmek arasındaki farkı hatırlatıyor.

Ailesi ve ardında bıraktığı hatıralar

Refik Arslan Öztürk, İçişleri Bakanlığı eski müsteşarlarından Fahri Öztürk’ün kardeşi, gazeteci ve yazar Saygı Öztürk’ün ağabeyiydi. Necla Öztürk ile evli olan Öztürk’ün Elif ve Yusuf adlarında iki çocuğu bulunuyordu.

14 Kasım 2020’de yakalandığı hastalık nedeniyle hayatını kaybeden Öztürk’ün anıları, kardeşi Saygı Öztürk tarafından Vali Bey adlı kitapta bir araya getirildi.

Böylece onun görev yıllarında yaşadığı olaylar, insan ilişkileri ve kamu hizmetine bakışı, yalnızca yakın çevresinin hatıralarında değil, yazılı bir eserde de gelecek kuşaklara aktarılmış oldu.

Bilecik’in Unutulmayan Valisi Refik Arslan Öztürk Makamı Değil, Gönülleri Kazandı 20467

Adı Bilecik’te yaşamaya devam ediyor

Refik Arslan Öztürk’ün mütevazı kişiliğinin ve kamu hizmetindeki anlayışının Bilecik’teki en görünür izlerinden biri de adına yaşatılan eğitim kurumudur. Kentteki fen lisesine onun adının verilmesi, hatırasının yeni kuşaklarla buluşmasını sağlıyor.

Bugün geriye dönüp baktığımızda Refik Arslan Öztürk’ü anlatan şey, yalnızca görev yaptığı şehirler, taşıdığı unvanlar ya da aldığı ödüller değildir. Onu hatırlatan; halkın arasına karışması, insanları dinlemesi, sahada emek vermesi ve devletin imkânlarını kullanırken gösterdiği hassasiyettir.

Kentlerin belleği bazen eski bir fotoğrafta, bazen bir kitap sayfasında, bazen de yıllar sonra bir büyüğümüzden dinlediğimiz hatırada saklıdır. Refik Arslan Öztürk’ün hikâyesi de Bilecik’in ortak hafızasında bu izlerden biri olarak yaşamayı sürdürüyor.

Bazı makamlar insanlara unvan verir; bazı insanlar ise görev yaptıkları makamlara kendi karakterleriyle anlam katar. Refik Arslan Öztürk, Bilecik’in hafızasında bu ikinci grupta anılan isimlerden biri olarak yerini aldı.

Merhum Refik Arslan Öztürk’ü rahmetle anıyor, ailesine ve sevenlerine sabır diliyoruz.

Bilecik’in Unutulmayan Valisi Refik Arslan Öztürk Makamı Değil, Gönülleri Kazandı 20465

Muhabir: Harun Reşit Kaymaz