Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde başlayan bir çocukluk, Türkiye’nin önemli futbol kulüplerine ve millî formaya uzandı. Sinan Turhan, emeği, golcülüğü ve futbol tutkusu ile Anadolu’dan çıkan sporcuların unutulmayan hikâyeleri arasındaki yerini aldı.

Her şehrin geçmişinde, adını duyduğunda eski günleri hatırlatan insanlar vardır. Kimi bir sanatçı, kimi bir öğretmen, kimi de küçük bir ilçeden çıkıp büyük hayallerin peşinden koşan bir sporcudur. Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde 1958 yılında dünyaya gelen Sinan Turhan’ın hikâyesi de işte böyle bir yolculuğun izlerini taşıyor.
Bugün geriye dönüp baktığımızda onun hayatı, yalnızca futbol sahalarında atılan gollerden ibaret değil. Bir ailenin mütevazı yaşamından doğan hayallerin, emeğin ve azmin yıllar içinde nasıl büyük bir başarı öyküsüne dönüşebildiğini anlatıyor.
Pazaryeri’nde başlayan çocukluk
Sinan Turhan, üç çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak dünyaya geldi. Tuhafiyecilik ve yüncülük yapan bir babanın, ev hanımı bir annenin evinde büyüdü. Çocukluk yıllarını Pazaryeri’nin tanıdık sokaklarında, ilçenin günlük yaşamı içinde geçirdi.
Ortaokula kadar eğitimini memleketinde sürdüren Turhan, ilçede lise bulunmaması nedeniyle eğitimine devam etmek için ailesinden ayrıldı. Bilecik Endüstri Meslek Lisesinde yatılı olarak öğrenim gördü.
O yıllarda bir yanda okul hayatı, diğer yanda geleceğe dair hayaller vardı. Ancak Sinan Turhan’ın yolunu zamanla bambaşka bir tutku belirleyecekti: futbol.

Fabrikadan futbol sahalarına
Lise eğitimini tamamladıktan sonra Bozüyük Çimento Fayans Fabrikasında çalışmaya başlayan Turhan, hayatını kazanmak için emek verirken futbol tutkusunu da sürdürdü.
Ağabeyinin futbol oynadığı amatör İnegöl Demirspor takımında sahaya çıkmaya başladı. Kısa sürede golcülüğüyle dikkat çekti. Attığı 18 golle Bursa bölgesinde gol kralı olması, genç futbolcunun adını daha geniş çevrelere duyurdu.
İlginçtir ki Sinan Turhan’ın futbolda yükselişe geçtiği dönemde ağabeyi futbolu bırakarak eğitimine yöneldi. Kardeşinin önünde ise yeni bir kapı açılıyordu.
Henüz 18 yaşındayken, fabrikada iş imkânı da sunulması karşılığında 2. Lig temsilcisi Eskişehir Demirspor’a transfer oldu ve ilk profesyonel sözleşmesini imzaladı.
Burada da 18 gol kaydederek yeteneğini ortaya koydu. Artık o, yalnızca Pazaryeri’nde yetişen bir genç değil, profesyonel futbol dünyasının dikkatini çeken bir golcüydü.
Adana Demirspor’dan Galatasaray’a
Sinan Turhan’ın futbol yolculuğunda önemli dönüm noktalarından biri 1977 yılında Adana Demirspor’a transfer olmasıydı.
Ardından Rizespor, Galatasaray, Sakaryaspor ve İçel Polisgücü formalarını giydi. Farklı şehirlerde ve kulüplerde geçirdiği yıllar boyunca futbol kariyerini sürdürürken, Pazaryeri’nde başlayan hikâyesi de Türkiye futbolunun farklı duraklarına uzandı.
Bir zamanlar okuluna devam etmek için memleketinden ayrılan, gündüzleri fabrikada çalışıp futbol sahalarında kendini gösteren genç, artık ülkenin tanınmış kulüplerinde forma giyen bir futbolcuydu.
Bu yolculuk, Anadolu’nun küçük bir ilçesinde yetişen bir sporcunun, disiplin ve yetenekle büyük kulüplere ulaşabileceğinin örneklerinden biri oldu.

Millî formayla gelen gurur
Turhan’ın kariyerindeki en özel duraklardan biri de ay yıldızlı formaydı.
1977-1981 yılları arasında Türkiye 21 Yaş Altı Millî Takımı’nda, 1981-1983 yılları arasında ise A Millî Takım’da görev aldı. Genç millî takımda 6, A Millî Takım’da 2 kez olmak üzere toplam 8 kez Türkiye’yi temsil etti.
İlk millî maçına 29 Haziran 1977’de Çin Cumhuriyeti 21 Yaş Altı Takımı karşısında çıkan Turhan, A Millî Takım formasıyla ilk karşılaşmasını ise 25 Mart 1981’de Galler’e karşı oynadı.
Bir zamanlar Pazaryeri’nde top peşinde koşan çocuğun, ülkesinin formasını giymesi; yalnızca kendi kariyeri için değil, doğup büyüdüğü topraklar için de gurur verici bir başarıydı.
Çünkü millî forma, futbolcular için yalnızca bir maçın parçası olmak değil, bir ülkeyi temsil etmenin sorumluluğunu taşımaktır.
Futbolculuktan antrenörlüğe
Her futbolcunun sahadaki yolculuğu bir gün sona erer. Ancak futbol sevgisi, çoğu zaman kramponlar rafa kaldırıldığında da devam eder.
Sinan Turhan da futbolculuk kariyerinin ardından deneyimini antrenörlük alanına taşıdı. 1994-1995 sezonunda Silifkespor’da başlayan antrenörlük yolculuğunda Çanakkale Dardanelspor, Altay, Gençlerbirliği ve Çaykur Rizespor gibi kulüplerde görev aldı.
Teknik direktörlük döneminin ardından Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde genç oyuncuların yetiştirilmesine yönelik çalışmalarda bulundu. Böylece yıllar boyunca edindiği saha deneyimini yeni kuşak futbolculara aktarmaya devam etti.
Onun hikâyesi, futbolculuktan sonra da spora katkı sunmanın mümkün olduğunu gösteren bir örnek olarak öne çıktı.
Pazaryeri’nin hafızasında bir futbol hikâyesi
Sinan Turhan’ın yaşam öyküsünde en dikkat çekici noktalardan biri, başlangıç ile ulaşılan yer arasındaki mesafedir. Pazaryeri’nde doğan, eğitim için Bilecik’e gelen, çalışma hayatına Bozüyük’te başlayan bir genç; zamanla profesyonel kulüplerde forma giydi, millî takıma yükseldi ve futbolun farklı kademelerinde görev aldı.
Bugün Bilecik Kent Belleği açısından bu hikâye, yalnızca geçmişteki bir futbolcuyu hatırlamak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda bir dönemin spor kültürünü, amatör takımların genç yeteneklerin yetişmesindeki rolünü ve küçük şehirlerden çıkan başarıların nasıl büyüdüğünü yeniden düşünme fırsatı sunuyor.
Pazaryeri’nin sokaklarından profesyonel futbol sahalarına uzanan bu yolculukta Sinan Turhan’ın hikâyesi, geçmişin sararmış fotoğraflarında ve spor hatıralarında yaşamayı sürdürüyor.





