Taş duvarların arasında yankılanan çocuk sesleri, okul bahçesinde yaşanan neşeli koşuşturmalar ve yıllar geçse de unutulmayan arkadaşlıklar… Bilecik’in geçmişine tanıklık eden Taş Mektep, yalnızca bir eğitim binası değil, kuşaklar boyunca binlerce hatıraya ev sahipliği yapmış özel bir mekân olarak kentin hafızasındaki yerini koruyor.

Bilecik’in Hafızasında Bir Okul 21205

Bilecik Kent Belleği Arşivi’nde yer alan fotoğraf ve yazıya göre, 1955 yılında çekilen bu karede öğrenciler, o dönemde Malhun Hatun veya Mal Hatun İlkokulu adıyla bilinen okulun giriş kapısının solunda görülüyor. Bileciklilerin gönlünde ve kentsel hafızasında ise bu tarihi yapı, yıllardır “Taş Mektep” adıyla yaşıyor.

II. Abdülhamit döneminde inşa edilen bina, farklı zamanlarda farklı işlevler üstlendi. Eğitim yuvası olarak hizmet vermesinin yanı sıra bir dönem aşevi olarak da kullanılan yapı, böylece yalnızca öğrencilerin değil, toplumun farklı kesimlerinin de hayatına dokundu.

Ancak binanın bütün bu işlevlerinin ötesinde, Bileciklilerin belleğinde yer eden adı hiç değişmedi: Taş Mektep… Bu isim, bir yapının taş duvarlarından çok daha fazlasını anlatıyor. Çocukluk yıllarını, ilk okuma yazma heyecanını, öğretmenlerin öğütlerini ve okul sıralarında kurulan dostlukları içinde barındırıyor.

Fotoğraftaki öğrencilerden kim bilir kaçı yıllar sonra başka şehirlere gitti, kimileri Bilecik’te yaşamını sürdürdü? Belki de bu kareye bakanlar arasında, o gün okul kapısının önünde duran çocukları tanıyan, hatta kendisini o sıralarda hatırlayanlar vardır.

Aradan geçen yıllar, nice binayı ve nice alışkanlığı değiştirdi. Fakat Taş Mektep adı, Bileciklilerin dilinde yaşamaya devam etti. Çünkü bazı yapılar yalnızca taş ve harçtan ibaret değildir; bir şehrin çocukluğunu, geçmişini ve ortak hatıralarını ayakta tutar. Taş Mektep de Bilecik’in hafızasında böyle özel bir yere sahip.

Kaynak: Bilecik Kent Belleği