Bilecik’in tarihi Hamam Sokak’ında bulunan, bir dönem ipek kozası üretimi yapılan üç katlı konak, geçmişte burada yaşayan Şekerciyan ailesinin hikâyesiyle kentin kültürel hafızasında özel bir yer tutuyor.

Bilecik Kent Belleği Arşivi’nde yer alan fotoğraf ve bilgilere göre, arkasında bahçesi bulunan konak, geçmişte hem üretim hem de yaşam alanı olarak kullanıldı. Yapının alt katında ipek kozası üretimi gerçekleştirilirken üst katı konut olarak değerlendirildi.
Konağın geçmişine ilişkin dikkat çekici bilgilerden biri, 8 Nisan 1988’de gerçekleşen ziyaretle gün yüzüne çıktı. Halil Kösemen’in 12 Haziran 2025’te aktardığı bilgilere göre, kendisini konağın sahibi olarak tanıtan bir kadın, Fransa’nın Nice kentinden yabancı plakalı bir araçla Bilecik’e gelerek aile geçmişinde önemli yeri bulunan evi ziyaret etti.
Şekerciyan ailesinden olduğunu belirten kadın, ailesinin Trakya Ermenisi olduğunu ve kendisi henüz 4 yaşındayken Fransa’ya göç ettiklerini anlattı. Konağı gezerken bahçe duvarları da dâhil olmak üzere yapının çocukluğundaki özgün hâlini koruduğunu ifade etti.
Yıllar sonra çocukluğunun geçtiği eve dönen kadının ziyareti, konağın yalnızca mimari bir yapı olmadığını, aynı zamanda göçle farklı coğrafyalara taşınan aile hatıralarına da ev sahipliği yaptığını ortaya koydu.
Konağın sol tarafında ise bir dönem Nebahat ve Perihan Boluluoğlu’na ait, iki katlı ve ahşap pencereli başka bir ev bulunuyordu. Muhtemelen 2000’li yıllarda yıkılan yapının bulunduğu alan günümüzde boş durumda.
Restorasyon geçirmesine rağmen hâlen atıl durumda bulunan üç katlı konak, Bilecik’in geçmişteki ipek üretimine, aile yaşamına ve kültürel çeşitliliğine ışık tutan önemli tarihî yapılardan biri olma özelliğini sürdürüyor. Yapının yeniden işlevlendirilerek korunması, kentin geçmişine ait bu değerli hikâyenin gelecek kuşaklara aktarılması açısından önem taşıyor.





