Yeniden Refah Partisi Bilecik İl Başkanı Cafer Arslanboğa, tarım sektöründe artan girdi maliyetleri ile üreticinin ürününü düşük fiyata satmak zorunda kalmasına tepki göstererek, mevcut sistemin hem çiftçiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini söyledi.

Cafer Arslanboğa (5)

Arslanboğa, Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan’ın da dikkat çektiği tarımsal girdi maliyetlerinin çiftçinin taşıyamayacağı seviyelere ulaştığını belirterek, mazot, gübre, tohum, tarım ilacı, sulama, işçilik ve nakliye giderlerindeki artışın üreticiyi zor durumda bıraktığını ifade etti.

Mazotun litresinin 78 liraya, DAP gübresinin tonunun ise 42 bin liraya dayandığını dile getiren Arslanboğa, maliyetler yükselirken çiftçinin ürününün yeterli değeri görmediğini savundu.

Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının giderek büyüdüğünü belirten Arslanboğa, farklı illerden örnekler vererek yaşanan tabloya dikkat çekti.

Manisa’da üreticiden 20 liraya alınan üzümün markette 100 liraya, Aydın’da 50 liraya çıkan incirin 200 liraya, Niğde’de 10 liraya alınan elmanın ise 70 liraya kadar satıldığını belirten Arslanboğa, tarlada 3 lirayı dahi bulmayan domatesin raflarda 50 liraya kadar çıktığını söyledi.

Arslanboğa, “Tarlada köylü eziliyor, markette millet eziliyor. Ne üretici emeğinin karşılığını alabiliyor ne de vatandaş uygun fiyatla gıdaya ulaşabiliyor.” ifadelerini kullandı.

Bu durumun yalnızca fiyat artışlarıyla açıklanamayacağını savunan Arslanboğa, üretici ile tüketici arasındaki zincirde ciddi bir sistem sorunu bulunduğunu belirtti.

Aracı yapılar, plansızlık, denetimsizlik ve yanlış tarım politikalarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini öne süren Arslanboğa, çiftçinin artan maliyetler karşısında üretim yapamaz hale gelmesinin uzun vadede gıda güvenliği açısından da risk oluşturacağını ifade etti.

Türkiye’deki gıda enflasyonuna da dikkat çeken Arslanboğa, Eurostat verilerine göre Türkiye’nin yıllık gıda enflasyonunda yüzde 37,6 ile Avrupa’da en yüksek orana sahip olduğunu, Avrupa Birliği ortalamasının ise yüzde 0,6 seviyesinde bulunduğunu söyledi.

Yeniden Refah Partisi olarak çözüm önerilerinin net olduğunu belirten Arslanboğa, öncelikle çiftçinin girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini söyledi.

Mazot, gübre, tohum ve tarım ilacı gibi temel girdilerde üreticiyi rahatlatacak doğrudan desteklerin artırılması gerektiğini belirten Arslanboğa, tarımsal desteklerin zamanında ve yeterli seviyede ödenmesi gerektiğini ifade etti.

Ürün alım fiyatlarının gerçek üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini savunan Arslanboğa, stratejik tarım ürünlerinde taban fiyat uygulamasının güçlendirilmesini, tarım satış kooperatifleri ve üretici birliklerinin daha etkin hale getirilmesini istedi.

Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının azaltılması için hal, market ve tedarik zincirinin de etkin şekilde denetlenmesi gerektiğini belirten Arslanboğa, depolama, soğuk hava, lojistik ve paketleme altyapısının geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.

Arslanboğa, tarımın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda milli güvenlik meselesi olduğunu vurgulayarak, “Çiftçisini ezen bir ülke, gıda bağımsızlığını koruyamaz. Üreticisini yalnız bırakan bir ülke, vatandaşını pahalı gıdadan kurtaramaz.” dedi.

Yeniden Refah Partisi olarak üretimi, adaleti ve milletin refahını önceleyen bir anlayışı savunduklarını belirten Arslanboğa, çiftçinin alın terinin karşılığını aldığı, vatandaşın ise sağlıklı ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşabildiği bir düzenin kurulması gerektiğini söyledi.

Kaynak: HABER MERKEZİ