Yeniden Refah Partisi Bilecik İl Başkanı Cafer Arslanboğa, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve ahlaki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Partisinin üye sayısındaki artışa dikkat çeken Arslanboğa, Yeniden Refah Partisi’nin istikrarlı büyümesini sürdürdüğünü vurguladı.

Arslanboğa, Yargıtay’ın Ocak 2026 verilerine göre Yeniden Refah Partisi’nin 652 bin 933 üyeye ulaştığını belirterek, “Üye sayılarına göre Türkiye’nin 3’üncü büyük partisi konumuna gelen partimiz, milletimizin teveccühüyle yoluna kararlılıkla devam etmektedir. Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan Bey’in ifade ettiği gibi söz veriyoruz; Türkiye’yi yeniden iş, aş ve bereket dolu bir ülke haline getireceğiz” dedi.
"Rüşvet, yolsuzluk, dolandırıcılık, sanal kumar...”
2025 yılının geride kaldığını hatırlatan Arslanboğa, ülkenin temel sorunlarının çözümüne yönelik somut adımlar atılamadığını savundu. 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesine rağmen toplumsal alanda ciddi bir iyileşme yaşanmadığını ifade eden Arslanboğa, değerler erozyonu ve sosyal çürümenin arttığını dile getirdi.
Aile mahkemelerindeki dava sayısının bir yıl içinde iki katına çıktığını, boşanma davalarının evliliklerin yarısına ulaştığını belirten Arslanboğa, uyuşturucu kullanımı, rüşvet, yolsuzluk, dolandırıcılık ve sanal kumarın toplumda hızla yayıldığını söyledi.
“Ekonomik Sıkıntılar Derinleşti”
Ahlaki ve manevi sorunların yanı sıra ekonomik krizin de 2025 yılında gündemin başında yer aldığını ifade eden Arslanboğa, asgari ücret ve emekli maaşlarının açlık sınırının altında kaldığını, her dört kişiden birinin sosyal yardımlarla ayakta kalmaya çalıştığını kaydetti.
İşçi, memur ve emekli maaşlarının yoksulluk sınırının çok altında olduğunu vurgulayan Arslanboğa, vatandaşların banka kredileri ve kredi kartlarına yönelmek zorunda kaldığını, bankalara olan borçların Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını söyledi. Kredi kartı borçlusu sayısının 40 milyonu aştığını ifade eden Arslanboğa, “Neredeyse iki kişiden biri kredi kartı borçlusu hale gelmiştir” dedi.
“Tarım ve Hayvancılık İhmal Edildi”
Üretim, istihdam ve ihracata yönelik yeterli adımların atılmadığını savunan Arslanboğa, sanayi, tarım ve hayvancılığın ihmal edildiğini belirtti. İnşaat sektörünün desteklenmeye devam ettiğini, buna karşın tarım ve hayvancılığın küçüldüğünü ifade eden Arslanboğa, çiftçinin ve köylünün üreterek geçinmesinin neredeyse imkânsız hale geldiğini söyledi.
Dünya genelinde gıda fiyatları düşerken Türkiye’de hızla artmasının düşündürücü olduğunu kaydeden Arslanboğa, kamuda israfın da tüm hızıyla sürdüğünü dile getirdi.
“Dış Politikada İlkesizlik Var”
2025 yılında dış politikada da çelişkili bir tablo ortaya konulduğunu öne süren Arslanboğa, iç kamuoyunu oyalayan sert söylemlere rağmen sahada somut adımlar atılmadığını ifade etti. İsrail’e yönelik ağır açıklamalara karşın ticaretin tam anlamıyla kesilmediğini, Kürecik Radar Üssü’nün kapatılmadığını ve Azerbaycan petrolünün Türkiye üzerinden İsrail’e gidişinin engellenmediğini belirtti.
“Türkiye’nin Millî Görüş’e İhtiyacı Var”
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin Millî Görüş’ün maddi ve manevi kalkınma hamlelerine ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Arslanboğa, borç, faiz, zam ve vergi ekonomisi yerine üretim, istihdam ve ihracat odaklı bir modele geçilmesi gerektiğini söyledi.
Arslanboğa, “Paylaşımda adalet, önce ahlak ve maneviyat anlayışıyla güçlü bir toplum ve Erbakan Hocamızın hedef gösterdiği D-60 vizyonu doğrultusunda şahsiyetli bir dış politika anlayışı Türkiye’nin çıkış yoludur” ifadelerini kullandı.





