Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda gündem dışı söz alan CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, 1 Mart 2003 tezkeresi üzerinden iktidara sert sözlerle yüklendi. Hararetli ve zaman zaman tansiyonun yükseldiği konuşmasında Tüzün, kapalı oturum tutanaklarının açıklanmasını isteyerek, “Şimdi neyi saklıyorsunuz?” diye sordu.

Tüzün, 1 Mart 2003 tezkeresinde “ret” oyu veren milletvekillerinden biri olduğunu hatırlatarak, o dönem Başkanlık Divanı Katip Üyesi olarak görev yaptığını ve sayımları bizzat yaptığını ifade etti. O süreçte sorulan sorulara net yanıt verilmediğini savunan Tüzün, özellikle Amerikan askerlerinin Türkiye’ye konuşlandırılması konusundaki belirsizliklere dikkat çekti.
“Hatay’dan Şırnak’a kadar Amerikan askerleri konuşlanacak denildi. Bu askerler kaç bin kişi olacak, ne zaman çıkacak diye sorduk. Dönemin başbakanı ve bakanları ‘Biz de bilmiyoruz’ dedi” ifadelerini kullanan Tüzün, Meclis’in böylesi bir belirsizlik içinde karar almaya zorlandığını söyledi.
Konuşmasında kapalı oturum tutanaklarına da değinen Tüzün, üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen kayıtların hâlâ açıklanmadığını belirterek, “Kapalı oturum tutanakları on yıl sonra açıklanır deniliyor. Yirmi iki yıl olmuş. Neden açıklamıyorsunuz? Gelin 86 milyon bilsin. Kim ret verdi, kim evet dedi, herkes öğrensin” çağrısında bulundu.
Genel Kurul’da zaman zaman karşılıklı sataşmalar yaşanırken, Tüzün’ün konuşması alkış aldı. İktidar sıralarından ise itiraz sesleri yükseldi.
Tüzün’ün çıkışı, Meclis’te 1 Mart tezkeresi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
1 Mart 2003 Tezkeresi Nedir?
1 Mart 2003 Tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan ve ABD askerlerinin Irak’a yönelik operasyon öncesinde Türkiye topraklarını kullanmasına izin verilmesini öngören hükümet tezkeresidir.
Tezkere, Amerika Birleşik Devletleri askerlerinin Türkiye’de konuşlanmasını ve Türk hava sahası ile limanlarının kullanılmasını kapsıyordu. O dönem Irak’a yönelik askeri müdahale hazırlıkları sürüyordu.
1 Mart 2003’te TBMM Genel Kurulu’nda oylanan tezkere, salt çoğunluk sağlanamadığı için reddedildi. Böylece Türkiye topraklarının Irak savaşında aktif şekilde kullanılmasına izin verilmemiş oldu.
Bu karar, hem Türkiye siyaseti hem de Türkiye–ABD ilişkileri açısından tarihî ve kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.





