Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, yapay zekâ sistemlerinin sosyal yardımlar konusunda sunduğu bilgilerin doğruluğu ve anlaşılabilirliğini ele alan uluslararası bir araştırmayla dikkat çekti. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Hacer Taşkıran Tepe’nin çalışması, yapay zekânın sosyal yardım alanında tek başına güvenilir bir bilgi kaynağı olarak kullanılmaması gerektiğini ortaya koydu.

Dr. Öğr. Üyesi Hacer Taşkıran Tepe’nin “Accuracy and Readability of Large Language Models’ Responses to Frequently Asked Questions on Social Assistance” başlıklı araştırması, 2026 yılında dünyanın saygın bilimsel yayınları arasında yer alan ve Q1 kategorisinde bulunan Journal of the Society for Social Work and Research dergisinde yayımlandı.
Araştırmada, bireylerin sosyal yardım hizmetlerine erişim konusunda giderek daha fazla başvurduğu yapay zekâ sistemlerinin, özellikle bilgiye erişimde güçlük yaşayan ve dezavantajlı gruplara ne ölçüde doğru, açık ve kullanılabilir bilgi sunduğu incelendi. Çalışma kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının resmi internet sitesinde yer alan sosyal yardımlara ilişkin sıkça sorulan sorular, ChatGPT-3.5, ChatGPT-4o, Gemini ve Microsoft Copilot’a yöneltildi. Elde edilen yanıtlar doğruluk ve okunabilirlik açısından değerlendirilirken, araştırmanın sonuçları yapay zekâ modellerinin sosyal yardım alanındaki bilgi sunma performanslarının birbirinden farklı olduğunu ortaya koydu.
Hiçbir model tüm sorularda yeterli çıkmadı
Araştırmada incelenen modellerin hiçbirinin tüm sorular bakımından yeterli düzeyde doğruluk sağlayamadığı belirlendi. Bunun yanında modellerin ürettiği yanıtların tamamının ortalama olarak “orta güçlükte” okunabilirlik düzeyinde olduğu tespit edildi. Bu sonuç, yapay zekâ aracılığıyla bilgiye ulaşmanın, söz konusu bilginin herkes tarafından kolaylıkla anlaşılabileceği anlamına gelmediğini de ortaya koydu. Araştırmanın dikkat çektiği en önemli noktalardan biri ise sosyal yardım alanında yanlış veya eksik bilginin doğrudan insanların hayatını etkileyebilecek olması.
Sosyal yardım programlarının kapsamı, başvuru koşulları ve yararlanma kriterleri konusunda yanlış bilgi edinilmesinin, ihtiyaç sahibi kişilerin sahip oldukları haklardan yararlanamamasına, başvuru süreçlerinde sorun yaşamasına ve mevcut sosyal eşitsizliklerin daha da derinleşmesine yol açabileceğine dikkat çekildi.
“Yapay zekâ tek kaynak olmamalı”
Çalışmanın, yalnızca yapay zekâ teknolojilerinin teknik performansını değerlendiren bir araştırma olmadığı, sosyal yardım hakkına erişim, dijital kapsayıcılık, sosyal adalet ve dezavantajlı grupların güçlendirilmesi açısından da önemli sonuçlar taşıdığı belirtildi. Araştırma, sosyal hizmet uzmanları, kamu yöneticileri, politika geliştiriciler ve dijital hizmet tasarımcıları açısından da önemli çıktılar ortaya koydu.
Buna göre yapay zekâ araçlarının sosyal yardım alanında temel ve tek bilgi kaynağı olarak değil, resmi mevzuat ve kurumsal kaynaklarla doğrulanması gereken destekleyici araçlar olarak kullanılması gerekiyor. Çalışmada ayrıca güncel mevzuata erişebilen, ülkeye özgü sosyal politika bilgilerini doğru şekilde işleyebilen ve ürettiği bilgileri doğrulama mekanizmalarıyla destekleyen yapay zekâ altyapılarının geliştirilmesinin, sosyal yardım hizmetlerinin güvenilirliğini ve erişilebilirliğini artırabileceği değerlendirildi.
Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi açısından da çalışma, üniversitenin sosyal bilimler alanında uluslararası ölçekte yürüttüğü toplum odaklı araştırmaların önemli bir örneği oldu. Yapay zekâ ve dijital dönüşüm gibi güncel teknolojik gelişmeleri sosyal adalet, sosyal haklara erişim, dezavantajlı grupların güçlendirilmesi ve dijital kapsayıcılık gibi toplumsal konularla buluşturan araştırma, üniversitenin disiplinlerarası ve toplum yararını önceleyen akademik yaklaşımını da ortaya koydu.






