Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BSEÜ) ile Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde Kütahya Tavşanlı Höyük'te sürdürülen kazı çalışmalarının 2024 yılı sezonu başladı.

BŞEÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erkan Fidan'ın başkanlığında sürdürülen kazılarda, geçtiğimiz yıl Türkiye'de Göbeklitepe'den sonra yılın arkeolojik keşfi seçilmişti.

Üniversite yönetiminden yapılan açıklamada, Bu önemli kazılarda, akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz antik dünyanın sırlarını çözmek için büyük bir tutkuyla çalışıyorlar.” İfadelerine yer verildi.

TAVŞANLI HÖYÜK

Höyükte ova seviyesininden 8 metre aşağıda günümüzden 8000 yıl öncesine tarihlenen Neolitik Dönem yerleşmesi bulunmaktadır. Bataklık altında kalan bu yerleşmenin üzerine ise günümüzden 5200 yıl önce -Tunç Çağı’nın başlangıcında- yeni insanlar gelmiş ve 3000 yıl boyunca Tunç Çağı’nın bütün evreleri burada yaşanmıştır. İlk Tunç Çağı’nda hızla büyüyen yerleşme, bir şehir haline gelmiştir.

Orta Tunç Çağı’nda çevredeki maden kaynakları ve ticaretin etkisiyle bölgede bir başkent haline geldiği düşünülen Tavşanlı Höyük, Son Tunç Çağı’nda MÖ 1200’lerde Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla aynı tarihlerde terk edilerek, bir daha bu alanda yerleşilmemiştir. Yaklaşık 20 m.’lik bir arkeolojik dolgu barındıran Tavşanlı Höyük’te kazılar Tunç Çağları’nın çeşitli evrelerini anlamak amacıyla yapılmaktadır. Kazılarla İlk Tunç Çağı’ndaki cadde ve sokaklarla çevrelenen şehir yapılanması, Orta Tunç Çağı’nda yan yana dizilmiş evlerden oluşan mahalleler ve Son Tunç Çağı’nda Hitit İmparatorluğu ile çağdaş olan mimari unsurlar açığa çıkarılmakta ve ileriki yıllarda sergilenmek üzere korumaya alınmaktadır.

Kazıların arazide aktif olarak devam ettiği mayıs ile kasım ayları arasında arkeolojik alan ziyarete açıktır. Ayrıca Gençlik ve Spor Bakanlığının ‘’gönüllüyüz biz’’ projesi kapsamında, tüm meslek gruplarından kişiler kazılarda kısa süreli çalışmak üzere kabul edilmektedir. Tavşanlı Höyük’te bulunan arkeolojik eserler Kütahya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

Kaynak: KORKMAZ KESİK