Bazı eşyalar vardır ki yalnızca bir dönemin izlerini taşımaz, geçmişten bugüne uzanan bir ailenin hatıralarını, bir şehrin tarihini ve unutulmaya yüz tutmuş hikâyeleri de yaşatır. Söğüt’te yıllar boyunca korunan bir gelinlik de Osmanlı sarayından Anadolu’ya uzanan böylesi özel bir hatıranın sessiz tanığı oldu.

Images-12

Söğüt’ün eski ailelerinden Çakmak ailesine ait bu gelinliğin hikâyesi, Sultan II. Abdülhamid’in bir hediyesiyle başlıyor. Zinnur Çakmak, Kardelen Dergisi’nin Ocak-Mart 2000 tarihli, 8. yılının 24. sayısında yayımlanan röportajında, ailesinin hafızasında özel bir yere sahip olan gelinliğin öyküsünü anlatıyor.

Röportaja göre, Ertuğrul Alayı muhafızlarından Çakmakoğlu Mehmet’in kızının evlenmesi üzerine Sultan II. Abdülhamid tarafından kendisine bir gelinlik hediye edildi. Zinnur Çakmak’ın annesine verilen bu gelinlik, yalnızca bir düğün giysisi değil, Osmanlı sarayı ile Söğüt’teki bir aile arasında kurulan tarihî bağın da hatırasıydı.

İşgal yıllarından günümüze uzanan emanet

Sultan’ın gelinlikle birlikte aileye birkaç hediye daha gönderdiği, bunların arasında kendi elleriyle hazırladığı bazı armağanların da bulunduğu aktarılıyor. Ancak tarihin zorlu dönemleri, bu kıymetli hatıraları da etkiledi. İşgal Dönemi’nde hediyelerin büyük bir kısmı çalındı ya da çıkan yangında yok oldu.

Sultan Ii. Abdülhamid’in Söğüt’e Uzanan Hatırası 20396

Gelinlik ise bütün bu olumsuzluklara rağmen kurtarıldı. Böylece bir ailenin kuşaktan kuşağa aktardığı hatıra, geçmişin izlerini taşıyarak 2000’li yıllara kadar ulaşmayı başardı. Onun hikâyesi, kimi zaman bir eşyanın bile tarihin karanlık sayfaları arasından nasıl sıyrılıp geleceğe ulaşabildiğini gösteriyor.

Gelinliğin fotoğrafı da 2000 yılında Ali Erdal tarafından çekilerek Kardelen Dergisi’nin 24. sayısında yayımlandı. Zinnur Çakmak’la yapılan röportajla birlikte okuyuculara sunulan fotoğraf, bugün geçmişe açılan görsel bir pencere niteliği taşıyor.

Çakmakoğlu Mehmet’in İstiklal Savaşı’ndaki hizmeti

Bu hikâyenin bir diğer önemli ismi ise Çakmakoğlu Mehmet Bey. Sultan II. Abdülhamid’in yanında görev yaptıktan sonra bir süre görev kabul etmediği aktarılan Mehmet Bey, İstiklal Savaşı sırasında Bilecik’te milislerin toplanmasını sağlayarak mücadeleye katkıda bulundu. Gösterdiği yararlılıklar dolayısıyla İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi.

Mehmet Bey’in İstiklal Madalyası’nın verildiği törene ait fotoğrafın da aynı dergide yer alması, aile hikâyesini yalnızca saraydan gelen bir hediyeyle sınırlı bırakmıyor; onu Millî Mücadele’nin hatıralarıyla da buluşturuyor.

Bir gelinlikten çok daha fazlası

Söğüt’te saklanan bu gelinliğin hikâyesi, Osmanlı’nın son döneminden Millî Mücadele yıllarına uzanan geniş bir tarihî çerçeve sunuyor. Bir yanda Sultan II. Abdülhamid’in hediyesi, diğer yanda İstiklal Savaşı’nda görev üstlenen bir aile büyüğü… Aynı aile hafızasında buluşan bu iki hatıra, geçmişin farklı dönemlerini birbirine bağlıyor.

Bilecik Kent Belleği arşivlerinde yer verilen bu tür fotoğraflar ve anlatılar, tarihin yalnızca resmî belgelerde ya da büyük olaylarda saklı olmadığını hatırlatıyor. Bazen bir gelinliğin dikişlerinde, eski bir fotoğrafın sararmış yüzeyinde veya bir ailenin yıllarca koruduğu hatırada koskoca bir dönemin izleri bulunuyor.

Söğüt’ten günümüze ulaşan bu gelinlik, geçmişin zarafetini ve yaşanmışlıklarını hatırlatan kıymetli bir kültürel miras öyküsü olarak hafızalardaki yerini koruyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ