Yaş sınırı olmayan, doğayla baş başa geçirilen saatleriyle adeta terapi niteliğinde olan balık tutma keyfi, Bilecikli vatandaşların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Ancak 15 Mart tarihi, bu huzur dolu serüvenin geçici bir veda zamanı olarak yaklaşıyor.

Sakarya Nehri’nin kıyısında bir ya da iki gün boyunca huzur dolu saatler geçiren genç balıkçılar, oltalarına takılan balığın heyecanını ve doğanın sessiz melodisini bir arada yaşamanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyor. Çay demleniyor, çekirdekler ve nargile eşliğinde sohbetler başlıyor, kuşların ve cırcır böceklerinin senfonisi geceye eşlik ediyor.

Bilecik’in bilinen kuaförlerinden Sefa Söğütlü ve Özgür Cihan de fırsat buldukça bu huzur dolu kaçamaklara koşuyor. Söğütlü, duygularını şöyle ifade ediyor: “Güneş batarken, cırcır böceklerinin ve kurbağaların sesiyle etrafı saran doğanın ortasında sırt üstü uzanırsınız. Gökyüzü yıldızlarla ışıldar, içimizde tarifsiz bir huzur belirir. O anı anlatmak imkânsızdır; yaşanır. Zillerin öttüğü an ise heyecanın doruk noktasıdır.”
Gençler, 15 Mart’ta sezonun kapanacak olmasının burukluğunu yaşasa da, bu kısa vedayı bir sonraki sezonun açılışı için sabırsızlıkla bekleyerek telafi ediyor. Her balık avı, bir anı, bir dostluk ve doğayla iç içe geçirilen değerli saatler anlamına geliyor.
Bilecikli balıkçılar için 15 Mart, sadece sezon kapanışı değil; özlem, nostalji ve gelecek heyecanının başladığı bir tarih olarak hafızalara kazınıyor.









