Prostat kanserinin erkeklerde en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirten Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Ramazan Topaktaş, özellikle ileri yaş ve aile öyküsü bulunan erkeklerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.

Prostat kanserinin dünya genelinde yılda yaklaşık 1,5 milyon erkeği etkilediğini ifade eden Topaktaş, Türkiye’de ise yaklaşık 19 bin erkeğin hastalıktan etkilendiğini, yaklaşık 3 bin 300 erkeğin ise prostat kanseri nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti.
Hastalığın prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu ortaya çıktığını anlatan Topaktaş, prostat kanserinin en önemli özelliklerinden birinin erken dönemde çoğunlukla belirti vermemesi olduğunu vurguladı.
Topaktaş, “Bütün kanserlerde olduğu gibi prostat kanserinde de erken tanı ve tedavi hayati önem taşıyor.” dedi.
İleri yaş ve aile öyküsü önemli risk faktörü
Prostat kanserinde en önemli risk faktörlerinden birinin yaş olduğunu belirten Topaktaş, özellikle 60 yaş üzerindeki erkeklerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Aile öyküsünün de önemli bir risk oluşturduğunu ifade eden Topaktaş, baba, ağabey, kardeş veya amca gibi yakınlarında prostat kanseri bulunan kişilerin hastalık açısından daha yüksek risk taşıyabileceğine dikkat çekti.
Belirti ortaya çıktığında hastalık ilerlemiş olabilir
Prostat kanserinin erken evrede çoğunlukla belirti vermediğini belirten Topaktaş, hastalık ilerledikçe bazı şikayetlerin ortaya çıkabileceğini söyledi.
Sık ve özellikle gece idrara çıkma, kesik kesik işeme, meniden kan gelmesi ve sertleşme sorunlarının görülebileceğini aktaran Topaktaş, ileri evrelerde kemiklere yayılan hastalığa bağlı olarak özellikle omurga ve diğer kemiklerde ağrı oluşabileceğini kaydetti.
Tedavi hastalığın evresine göre belirleniyor
Prostat kanserinin erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten Topaktaş, tedavi yönteminin hastalığın evresine göre belirlendiğini ifade etti.
Erken evrede cerrahi ve radyoterapinin önemli tedavi seçenekleri arasında bulunduğunu aktaran Topaktaş, ilerlemiş ve başka bölgelere yayılmış hastalıklarda ise hormon tedavileri ve yeni nesil ilaç tedavilerinin kullanılabildiğini söyledi.
“Kontroller ihmal edilmemeli”
Prostat kanserini tamamen önlemenin kesin bir yönteminin bulunmadığını belirten Topaktaş, sağlıklı yaşamın hastalık riskini azaltmada önemli rol oynadığını dile getirdi.
Dengeli beslenme, sağlıklı kilonun korunması ve düzenli egzersizin önemine dikkat çeken Topaktaş, erkeklerin rutin sağlık kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurguladı.
Topaktaş, özellikle 50 yaşından sonra prostat kanseri konusunda bilinçli olunması ve üroloji hekimine başvurulmasının erken tanı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Prostat kanserinde erken tanı, tedavi başarısının en önemli anahtarlarından biridir.” dedi.





