Yeminli Mali Müşavir Münür Şahin, tarımsal üretimde yaşanan sorunların çözümü için tüm ürünlerde taban fiyat uygulamasının yeniden gündeme alınması gerektiğini belirterek, üreticinin ekim yapmadan önce maliyetini ve elde edeceği geliri bilmesinin önemine dikkat çekti.

Şahin, son dönemde aracı şirketlerin üreticilerden düşük fiyatlarla satın aldıkları bazı tarımsal ürünleri, sahte belgelerle daha yüksek bedellerle alınmış gibi göstererek tüketiciye çok daha yüksek fiyatlarla sattığı iddialarına yönelik operasyonların tarım sektöründeki fiyatlandırma sorununu yeniden gündeme taşıdığını ifade etti.
Geçmiş yıllarda devletin çok sayıda tarımsal ürün için taban fiyat belirlediğini hatırlatan Şahin, şeker pancarı, tütün, haşhaş, fındık, çay, pamuk, zeytin, ayçiçeği, ipek böcekçiliği, buğday, arpa ve şerbetçiotu gibi ürünlerde üreticinin ürününü hangi fiyattan satacağını önceden bildiğini kaydetti.
Şahin, Bilecik özelinde ise geçmişte üretilen pamuk, tütün, haşhaş, şeker pancarı ve ipek böcekçiliği gibi bazı ürünlerin zaman içerisinde yasal düzenlemeler veya üretim koşullarındaki değişiklikler nedeniyle üretimden çekildiğini belirterek, devlet tarafından taban fiyatı belirlenen ürünlerin sayısının da azaldığını ifade etti.
“Üretici ne kazanacağını bilmeli”
Günümüzde üreticinin üretim maliyetlerini hesaplayabildiğini ancak ürünün satış fiyatının büyük ölçüde piyasa ve aracılar tarafından belirlendiğini savunan Şahin, girdi maliyetlerindeki sürekli artışın çiftçinin üzerindeki yükü daha da artırdığını belirtti. Şahin, “Üretici, hangi ürünü ektiğinde ne kadar kazanacağını önceden bilmeli. Maliyetini hesaplayarak üretim yapmalı ve ürününü hangi fiyattan satabileceğini bilmelidir.” görüşünü dile getirdi.
Tarım ve Orman Bakanlığının üretim planlamasında daha etkin rol üstlenebileceğini belirten Şahin, il ve ilçelerde görev yapan tarım müdürlüklerinde çalışan ziraat mühendisleri ile uzmanların bölgesel üretim potansiyelini bildiğini ifade etti. Şahin’e göre bu uzmanların çalışmalarıyla hangi bölgede hangi ürünün yetiştirilebileceği, ülke genelinde hangi ürüne ne kadar ihtiyaç olduğu ve hangi ürünlerin ne kadarının ihraç edilebileceği daha kapsamlı şekilde planlanabilir.
Bu planlama doğrultusunda bölgeler ve iller bazında üretim miktarlarının belirlenebileceğini savunan Şahin, böylece hem ihtiyaç fazlası üretimin önüne geçilebileceğini hem de üreticinin pazar konusunda daha öngörülebilir bir ortamda üretim yapabileceğini ifade etti.
Maliyetler dikkate alınarak fiyat belirlenmesi önerisi
Şahin, tarımsal üretimde maliyetlerin belirlenmesinde Tarım ve Orman Bakanlığının daha etkin rol üstlenebileceğini belirterek, bölgesel üretim maliyetleri dikkate alınarak ürünlerin satış fiyatlarının belirlenmesini önerdi. Üreticinin ekim ve dikim kararını vermeden önce maliyetini, satış fiyatını ve elde edeceği geliri bilmesinin tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu belirten Şahin, taban fiyat uygulamasının bu açıdan üreticiye öngörülebilirlik sağlayacağını savundu.
“Müstahsil makbuzları kayıt dışılığın önüne geçebilir”
Şahin ayrıca, üreticilerden satın alınan tarımsal ürünler karşılığında düzenlenen müstahsil makbuzlarındaki gelir vergisi stopajının sıfırlanmasının kayıt dışılığın ve sahte belge düzenlenmesinin önüne geçebileceği görüşünü paylaştı. Üreticilere sağlanacak çeşitli desteklerde müstahsil makbuzlarında yer alan gerçek satış rakamlarının esas alınabileceğini belirten Şahin, ürün alımlarının belirlenen taban fiyatlar üzerinden gerçekleştirilmesinin de sistemin daha sağlıklı işlemesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
“Tarım ve hayvancılık ayrı bir bakanlık olarak ele alınmalı”
Tarım ve Orman Bakanlığının görev alanının da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunan Şahin, tarım ve hayvancılık ile orman ve yangın hizmetlerinin ayrı bakanlıklar tarafından yürütülmesinin tarımsal sorunlara daha fazla odaklanılmasını sağlayabileceğini ileri sürdü. Özellikle yaz aylarında orman yangınları nedeniyle bakanlığın çalışmalarının büyük bölümünün yangınlarla mücadeleye yöneldiğini belirten Şahin, bu süreçte tarım ve hayvancılıkla ilgili sorunların geri planda kalabildiğini savundu.
“Çiftçinin üretimden kopmasının önüne geçilmeli”
Türkiye’de özellikle bu yıl tarım sektörünün ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Şahin, enflasyon nedeniyle üretim maliyetlerinin yükseldiğini, buna karşın bazı tarımsal ürünlerin satış fiyatlarının üreticinin beklentisinin altında kaldığını belirtti. Bu durumun çiftçileri tarımdan uzaklaşmaya ve farklı sektörlere yönelmeye ittiğini savunan Şahin, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için üreticinin önünü görebileceği bir fiyatlandırma ve üretim planlaması sistemine ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Şahin, tüm tarımsal ürünlerde taban fiyat uygulamasının hayata geçirilmesinin çiftçilerin üretim kararlarını daha sağlıklı vermesine ve tarım sektörünün daha güçlü bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağını belirterek değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.





