Yeminli Mali Müşavir Münür Şahin, Orta Doğu’da devam eden çatışmaların yalnızca siyasi değil, aynı zamanda tarihsel ve inanç temelli dinamiklerle de ilişkilendirilmesi gerektiğini belirtti.

Şahin, yaptığı yazılı açıklamada, bölgede yaşanan gelişmelerin arka planında farklı dinlerin kutsal kabul ettiği unsurlar ve tarihsel anlatıların etkisinin bulunduğunu ifade etti. Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamiyet’in, Hz. İbrahim ve onun soyuna ilişkin farklı inanç ve yorumlara sahip olduğunu hatırlatan Şahin, bu farklılıkların zaman zaman siyasi hedeflerle birlikte ele alındığını kaydetti.
İslam inancında Hz. İbrahim, Hz. İsmail ve Hz. Hacer’in yaşadığı olayların önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Şahin, bu anlatıların hac ve kurban ibadeti gibi dini ritüellerin temelini oluşturduğunu belirtti. Yahudilikte ise Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İshak üzerinden şekillenen bir soy anlatısının öne çıktığını ifade etti.
Şahin, “vadedilmiş topraklar” kavramının da bu tarihsel ve dini anlatıların bir parçası olarak değerlendirildiğini belirterek, bazı çevrelerin bu kavramı siyasi hedeflerle ilişkilendirdiğini dile getirdi. ABD’de etkili olan Evanjelist grupların dış politikada İsrail lehine tutum sergilediğine yönelik görüşlerin bulunduğunu aktaran Şahin, bu yaklaşımın uluslararası ilişkilerde tartışma konusu olmaya devam ettiğini ifade etti. Bölgede yaşanan çatışmaların küresel ekonomik etkilerine de değinen Şahin, artan gerilimin dünya genelinde ekonomik dalgalanmalara yol açabileceği uyarısında bulundu. Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişmelerine de değinen Şahin, ülkenin bu alandaki yatırımlarının stratejik önem taşıdığını belirtti.
Açıklamasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Şahin, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu risklerin doğru analiz edilmesi gerektiğini ifade etti.





