Bilecik’te Üniversite İdari Personel Sendikası üyeleri, kamu çalışanlarının geçim sıkıntısına dikkat çekmek amacıyla eylemlerinin 4. haftasını tamamladı.

Şeyh Edebali Üniversitesi Yerleşkesinde toplanan sendika üyeleri adına konuşan Sendika Bilecik İl Temsilcisi Hasan Altuğ, yaptığı açıklamada, son üç yılda memurların yaklaşık yüzde 30 gelir kaybına uğradığını ve artan kira, gıda ve enerji giderleri karşısında maaşların yetersiz kaldığını vurguladı.

Enflasyon farkının zam olmadığını, memurun yaşam koşullarını iyileştirmeyen maaş artışlarının alım gücünü korumadığını belirten Hasan Altuğ, yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Son 3 yıldır memur, yaklaşık yüzde 30 gelir kaybına uğramış, TÜİK verileri üzerinden kaybetmeye mahkum edilmiş, ev kirası ile faturalar arasında sıkıştırılmış, memurun sesi kısılmaya çalışılmış, adeta TÜİK eliyle memurun ağzına bant çekilmiştir.

"MEMUR NEREYE GİTSİN, KİME DERDİNİ ANLATSIN?"

Sahadan aldığımız talepleri de tepkileri de buradan temsilcileri olarak dile getirmek ve ortaya koymak durumundayız. Memurun durumu tam olarak bu şekildedir. Bir memur; kirasını ödeyemiyorsa, faturalarını ödeyemiyorsa, gıda alışverişine çok cüzi bir bütçe ayırmak zorunda kalıyorsa, ve tüm bunlar olurken, sözde yetkili sendikalar tarafından hakkı aranmayacak seviyeye getiriliyorsa, sanki güllük gülistanlıkmış gibi salon sendikacılığı yapılıyorsa bu memur ne yapsın. Nereye gitsin, kime derdini anlatsın.

Bugün eylemlerimizin 4. Haftasındayız. Üretimden gelen gücümüzü kullanarak bugün iş bıraktık. Eylemlerimizin ne kadar haklı olduğu Pazartesi günü açıklanan enflasyon oranı ile de bir kez daha ortaya çıkmıştır.

"UZAKTAN YAKINDAN ÖRTÜŞMEMEKTEDİR"

Bugün burada olmamızın sebebi, memurun yaşadığı geçim sıkıntısının artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaşmış olmasıdır. Açıklanan maaş artışlarının bir “zam” değil, açıkça bir kaybın belgesi olduğunu ortaya koymak için eylemlerimize devam ediyoruz.

Aralık ayı enflasyon rakamları açıklanmış, bu rakamlar üzerinden memur ve memur emeklilerine yapılacak artış oranı belirlenmiştir. Ancak, açıklanan oranlar, memurun mutfağında, çarşısında ve pazarında yaşadığı gerçek hayat pahalılığıyla uzaktan yakından örtüşmemektedir. Bugün, memur maaşları, daha cebe girmeden erimekte; gıda, kira, ulaşım ve enerji giderleri karşısında yetersiz kalmaktadır.

"ENFLASYON FARKI ZAM DEĞİLDİR"

Memur, kira ve faturalara maaşının yarıdan fazlasını ödemek zorunda olduğu için, gıda ve diğer giderlerine ayıracağı bütçesi her geçen gün daha da azalmaktadır. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Enflasyon farkı zam değildir. Enflasyon farkı, memurun zaten yaşadığı kaybın bir kısmının gecikmeli itirafıdır.

Mevcut sistem, kamu görevlisini koruyan bir sistem olmaktan çıkmış; kayıpları gizleyen, alım gücünü törpüleyen bir mekanizmaya dönüşmüştür. Açıklanan maaş artışları, memurun refahını artırmadığı gibi, geçim sıkıntısını daha da derinleştirmektedir. Bugün milyonlarca memur, ay sonunu değil, ay ortasını bile getiremez hale gelmiştir."

Kaynak: ALİ OSMAN ÇELİKAL