Geçtiğimiz günlerde gazetelerimiz Fransa’nın başkenti Paris’teki Bobigny Müslüman mezarlığındaki Osmanlı hanedan üyelerinin kabirlerinin bakımsızlık ve ilgisizlikten kaybolmaya yüz tuttuğunu yazdılar.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ve halifeliğin kaldırılmasıyla 1924 yılından itibaren Osmanlı Hanedanın büyük kısmı yurtdışına çıkmaya zorlandı ve pek çoğu Fransa'ya yerleştiler.
Fransa’da hayatını kaybeden hanedan üyeleri Fransa hükümeti tarafından Faslı’lara hediye edilen Bobigny Müslüman mezarlığına defnedildi.
Evet biz onların mezarlarına dahi sahip çıkamadık ama bundan tam 62 yıl önce Rahmetli Adnan Menderes bakın ne yapmış:
Menderes 1952 yılında NATO toplantısı için Fransa’ya gider. Fakat aklında hep 28 yıl önce yurtdışına çıkarılmış ve Paris’te yaşayan II Abdülhamit Han’ın ailesi vardır. Paris büyükelçisini yanına çağırır ve ona şunu der: “ Osmanoğulları ailesi Paris’te yaşıyor. Bunlar nerededirler?, Ne yaparlar?, Ne yer ne içerler?, Nasıl geçinirler?”
Büyükelçi bu sorulara hemen cevap veremeyince onun Osmanoğulları’na karşı ilgisiz olduğunu anlar ve çok kızar.
“Bana 24 içinde ya Osmanoğulları hakkında bilgi getirirsin yada istifanı”diyerek büyükelçiyi azarlar. Büyükelçi kısa süre içinde Başbakan’ın istediği bilgileri getirir. Gelen bilgiler maalesef çok üzücüdür. Hanedana ait kimselerden bazıları maalesef geçimini temin etmek için Fransız askerlerinin bulaşıklarını yıkamaktadırlar.Bunu duyan Menderes çılgına döner hemen neler yapılabileceğini düşünmeye başlar.Düşündükce gözleri buğulanmaktadır.
Tarihe çok meraklı olan Menderes Fransa kralı Fransuva’nın zamanında Kanuni Sultan Süleyman’dan nasıl yardım dilendiğini aklına getirdikce kahrolmaktadır.Nasıl olurda Kanuni’nin torunları şimdi bulaşık yıkamaktadır! Türkiye’ye döner dönmez Cumhurbaşkanı Celal Bayar’a konuyu açar. “Hanedan mensupları Türkiye’ye getirilmeli”der.
Cumhurbaşkanı olaya mesafeli yaklaşır.Siyasi dengeler açışından bunun riskli olduğunu belirtir.Fakat Menderes kararlıdır.
“Hiç olmazsa kadınları getirtelim.Bu toprakları ve bu şanlı tarihi bize bırakanların kadınları Fransız askerlerinin bulaşıklarını yıkamamalı”der.
Cumhurbaşkanı, Menderesin kararlılığı karşışında fazla direnemez.Ve anında bir kanun teklifi hazırlatılarak meclisten geçirilir.
Beyefendi siz Başvekil Adnan Menderes Değil misiniz?
Böylece Sultan II. Abdülhamit’in hanımı ve kızı Türkiye dönerler ve İstanbul’da bir eve yerleştirilirler.Teşvikiye’deki evlerinin zili bir sabah çok erken saatlerde çalar.Kapıyı Abdülhamit’in kızı Ayşe açar.
“Buyrun efendim bir arzunuzmu vardı?” diye sorar.
“Şayet kabul buyururlarsa Valide Sultanı görmek istiyorum”der gelen kişi.Gelen kişi Menderes’tir. Kız annesine ne yapacağını sorduktan sonra içeriye buyur edilir başvekil.Salon tam bir Osmanlı evi gibi döşenmiştir.Başında tülbent elinde tespihiyle gelir Müşfika hanım.
“Berhudar olasın evladım,hoş geldiniz”der. O da:
“Teşekkür ederim valide hazretleri hoş bulduk” der başvekil ve Müşfika hanımın eğilip elini öper. O sırada Ayşe hanım Menderes’i ancak tanır ve :
“Beyefendi siz başvekil Adnan Menderes değimlisiniz?” diye sorar.
Misafirin Başvekil Menderes olduğunu öğrenen Müşfika hanım birden telaşlanır ve:
“Beyefendi,niçin önceden haberimiz olmadı? Böyle hazırlıksız ve gafil yakalandık” deyince Menderes:
“Zararı yok efendim. Bendeniz Valide hazretlerinin elini öpmek , hayır duasını almak ve bir ihtiyacınızın olup olmadığını öğrenmek için uğradım”der
“Fakat mahcup olduk” der Ayşe Sultan.
“Estağfurullah efendim.Burada mahcup olması gereken biri varsa oda benim.Ama haberli gelseydim kapının önü gazeteci dolardı ve bana olan tavırları sebebiyle sizi üzebilirlerdi”
“Pek mütehassis oldum.Dualarımız sizinle beyefendi hazretleri” der Müşfika hanım. Menderes çıkarken Valide Sultan’ın elini tekrar öper.
“Efendim işte şu hususi telefonum.Size hizmet etmek benim için şereftir.Emirlerinizi beklerim.”der.Giderken içinde 10 bin lira olan zarf bırakır.
Bu ziyaretle birlikte Abdülhamit’in ailesiyle Menderes ailesi arasında sıcak bir bağ oluşur.Evin kirasını bundan böyle Berin hanım tarafından ödenir…
Allah senden razı olsun Başvekilimiz. Mekanın Cennet olsun. Sen hanımları vatanlarına getirdin ama biz oralarda kalanların kabirlerinin bakımını dahi yapamadık.
Sezai Balta
DP İl Yön. Kurulu Üyesi
Muhabir: TE Bilişim





