CHP'den Bilecik Milletvekili Aday Adaylığını açıklayan Avukat Faik Akarkarasu, Cumhuriyet Halk Partisi ve Türkiye siyasetinde yaşanan son gelişmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan süreç, Özgür Özel öncülüğünde kurulması planlanan "Yeni Parti" ve Türkiye'nin siyasi geleceğine ilişkin görüşlerini paylaşan Akarkarasu, yeni oluşumun geçmişte yapılan hataları tekrarlamaması gerektiğini vurguladı.

Faik Akarkarasu 132-1

Yeni partinin güçlü bir kurumsal yapı, demokratik işleyiş ve net bir yol haritasıyla yola çıkmasının önemine dikkat çeken Akarkarasu, açıklamasında kurulacak siyasi oluşumda kendisinin de dahil olacağını ifade etti.

Akarkarasu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"FIRILDAK GİBİ DÖNDÜRÜLEN BASİRETSİZ ANLAYIŞ..."

“Her şerde hayır vardır” özdeyişi, Türkçemizin en güzel betimlemelerinden bir tanesidir. Kötülükten, karanlıktan, korkudan ve umutsuzluktan iyiliğe, aydınlığa, cesarete, refaha ve umuda yönelme arayışı, tıpkı bir kökün toprağa girip bir fidan gibi büyümesini anlatır. Bu özdeyiş bugün için Türk siyasetindeki son durumu en veciz şekilde anlatmaktadır.

103 yıllık koca çınar ve Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin ferasetsiz, nefasetsiz, öngörüsüz ellerde, belki de en kibar tanımlamayla; uyduları oldukları çekim alanlarında fırıldak gibi döndürülen basiretsiz anlayış, iktidara ramak kalmış ve bu iktidarı halkla birlikte yakalayan Cumhuriyet Halk Partisi’nin kadrolarının cebren tasfiyesi için işbirliği yaptıkları, kurdukları oyun kendi aleyhlerine dönmüştür. Bunun adı ise şimdi; bir umut yürüyüşü, bir yeni yol ve bir yeni parti olmuştur.

Türk siyasi yaşamından çok küçük bir kesit, tarihten derstir: 1955 yılında Demokrat Parti’nin içinden kopan bir kısım milletvekillerinin kurduğu Hürriyet Partisi eğer başarılı olsaydı, Türk demokrasisi merhale merhale kaotik hiçbir aşamayı yaşamayacaktı. Hürriyet Partisi, o dönem için demokrasinin yaşamasının varoluş anahtarıydı. Bu hareket, entelektüel düzeyde son derece yüksek birikim oluşturması ve Türkiye’ye kurumsal anlamda çok büyük katkı yapmasına rağmen, Hürriyet Partisi’nin toplumda tam karşılık bulamaması, Türkiye’deki demokrasinin önemli hastalıklara yakalanmamasının direnç ayaklarından biri olan bu partinin uzun süre Türk demokrasisine hizmette bulunamamış olmasının önemli olduğu düşüncesindeyim.

Şu anda ise; Cumhuriyet Halk Partisi’ni uzaktan kumandalı butlan yönetiminin her türlü kirli senaryosuna alet olmadan, Türkiye için yeni bir yol çizen Özgür ÖZEL ve ona büyük destek veren başta Cumhuriyet Halk Partisi’nin tabanı ve tüm demokrat birleşenler için kurulacak partinin yol haritası ve kapsayıcılığı fevkalade önem taşımaktadır. Bunun için, kurulacak partinin;

· Anayasası olan demokratik tüzüğünün bir an önce kamuoyu ile paylaşılması,

· Parti içi demokrasinin parti üyeleri yönünden tüm teminatlarının oluşturulması,

· Türkiye’nin tüm iktisadi politikasının en anlaşılır ve net biçimde ortaya konması,

· Ekonomi politikalarındaki araçlar ve amaçların kamuoyu ile paylaşılması,

· En temel ihtiyaç olan demokratik hukuk düzeni, parlamenter düzen, yerel yönetimler, bürokratik yapının tanzimi, kısaca eğitimden dış politikaya, en ince detayına kadar yeni parti iktidarının Türkiye’yi taşımak istediği kat açıklanmalıdır.

Yeni kurulacak partinin kurumsal kimliği ve yapısı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin geçmişte yaşadığı hizipten, delege yapısından, dar kadro anlayışından, Türkiye’ye var olan çözümlerinin bir türlü mutfaktan masaya konamamasından ve en önemlisi parti içi sevgiden yoksunluk gibi hastalıklar bu yeni partiye bulaştırılmamalıdır.

Türkiye’nin geleceğine, emeğine, Türk insanının onuruna, haysiyetine, siyasi namusuna ve demokrasiye tüm kurum ve kurallarıyla birebir uyan yapılanma derhal ortaya konulmalıdır. Çünkü parti kurmak, turşu kurmaya benzemez, malzemesi insandır. Türkiye gibi büyük bir ülkenin sorumluluğunu taşıyacak kadroların da, örgütlenme modellerinin de en ivedi ve yaygın bir şekilde tanımlanması gerekir. Dünün Cumhuriyet Halk Partisi’ni kopyala – yapıştır şeklinde bir yapılanma olmamalıdır. Daha cesur, daha ilerici, demokrat değerlere daha sahip çıkan, ülke bütünlüğünde tavizsiz, dış politikada aktif, Türk gençliğinin ve Türk insanının tüm umudunu, azim ve kararlığını temsil eden bir yapılanma, bu karanlık tünelden ülkemizi çekip alır.

Dünün kırgınlıklarını, kavgalarını asla yeni partiye taşımamalıyız. Dün dünde kalmıştır, her ele, her güce, her insana, her fikre ülkemiz için ihtiyaç vardır. Ülkenin demokratik inşasında yer alacak tüm iyi unsurlara sahip çıkılmalıdır. Çünkü bu Türkiye’nin ikinci Kurtuluş Savaşı’dır ve Kurtuluş Savaşı’nın adı; demokratik, hukuk ve istiklali ve bağımsızlığı tam Türkiye idealidir. Bu güç ellerimizi birleştirerek tüm Türkiye’ye aydınlık meşale taşır. Yol alacak arkadaşlara yollarında başarılar diler, kurumsal kimliğe yönelik ivedi düzenlemelerin ve Türkiye geleceği ile ilgili temel düşünceleri kamuoyu ile derhal paylaşılması ve var olan umuda daha güçlü sahip çıkılması sağlanmalıdır. Kurumsal kimliğin oluşmaması, klasik Ali Cengiz oyunlarını, köşe kapmacalarını, tatlı su kurnazlıklarını getirir ki, bu ise Türkiye’yi çok daha büyük bunalımlara sokar.

Benim de dahil olacağım, kurumsal yapısı oluşturulacak bu yolda, bu umutlu yürüyüşte öncülük yapan ve kararlılıkla görev alacak tüm vatandaşlarımıza başarılar dilerim. Türkiye’nin yolu açık olsun."

Kaynak: HABER MERKEZİ