Bilecik’in sokaklarında bugün belki de fark etmeden yürüdüğümüz dükkânların her birinin, şehrin geçmişine uzanan bir hikâyesi var. Kimi bir ustanın nasırlı ellerinde, kimi yıllarca aynı tezgahta bekleyen bir aletin sessizliğinde, kimi de artık sararmış bir fotoğraf karesinde saklı. İşte o hikâyelerden biri de yıllarca Bilecik’in elektrik ihtiyacına yetişen Yıldız Elektrik Evi ve bu dükkânın kurucusu Cemal Tuzak’ın hikâyesi. 1935 yılında dünyaya gelen Cemal Tuzak, 1962 yılında Bilecik’in en eski elektrik firmalarından biri olacak Yıldız Elektrik Evi’nin kapısını açtı.

O yıllarda Bilecik bugünkü gibi değildi. Şehrin sokakları, esnafı, alışveriş kültürü ve günlük hayatı bambaşkaydı. Elektrik de bugünkü kadar sıradan ve kolay ulaşılabilir bir hizmet değildi. Bir elektrikçinin işi yalnızca kablo bağlamak, priz değiştirmek ya da arızalı bir cihazı onarmaktan ibaret değildi. Ustalık isterdi, sabır isterdi, el becerisi isterdi. Dahası, dönemin teknolojisini avucunun içi gibi bilmeyi gerektirirdi.
Bir ütünün rezistansı, bir evin bütün düzeniydi
O yıllarda ütülerden fırınlara, davlumbazlardan çeşitli ısıtma sistemlerine kadar pek çok cihaz rezistanslarla çalışıyordu. Rezistans arızalandığında çözüm, bugünkü gibi yeni bir cihaz satın almak değildi. Usta çağrılır, arızanın kaynağı bulunur, bozulan rezistans sökülür ve mümkünse yenisiyle değiştirilirdi. Evlerde kullanılan sigortalar da bugünkülerden çok farklıydı. Taş sigortaların üzerine tel sarılır, aşırı akım nedeniyle sigorta attığında yeniden tel sarılarak kullanıma hazır hale getirilirdi.
Böyle bir dönemde elektrikçilik, yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda ciddi bir ustalık işiydi. Cemal Tuzak da yıllarca bu emeğin içinde, Bilecik halkına hizmet verdi. Dükkânın kapısından giren her müşterinin başka bir ihtiyacı, başka bir arızası, başka bir hikâyesi vardı. Kimi evindeki ütüyü getirirdi, kimi bozulan bir ısıtma sistemini. Kimi ise elektrikle ilgili çözüm bekleyen bir sorununu anlatırdı. Cemal Tuzak, elindeki aletleri ve yılların tecrübesini kullanarak bu sorunlara çare olmaya çalışırdı.
Bir tabela, koca bir geçmişi anlatıyor
Bilecik Kent Belleği Arşivi’nde yer alan eski fotoğraflardan biri ise bugün bize yalnızca bir dükkânı değil, bir dönemin Bilecik’ini gösteriyor. Fotoğraftaki Yıldız Elektrik Evi tabelası, aradan geçen yıllara rağmen geçmişten bugüne uzanan bir hatıra gibi duruyor. Bugünün modern mağazaları, elektronik cihazları ve teknolojik imkânları arasında o eski dükkânı düşündüğümüzde, aslında değişenin yalnızca teknoloji olmadığını görüyoruz.
Esnaflık kültürü de zaman içerisinde değişti. Fakat bazı dükkânlar vardır ki yalnızca ürün satmaz. Bir mahallenin hafızasına, bir şehrin geçmişine ve insanların hayatlarına dokunur. Yıldız Elektrik Evi de Bilecik’in böyle hafızalara kazınan dükkânlarından biri oldu.

Usta gitti, dükkânın ışığı sönmedi
Cemal Tuzak, 2001 yılında hayata veda etti. Ancak onun yıllar önce yaktığı ışık, dükkânında devam etti. Oğlu Emir Tuzak, babasından devraldığı dükkânın başına geçerek Yıldız Elektrik Evi’ni günün şartlarına uyarladı. Teknolojinin değişmesiyle birlikte dükkânın işleri de değişti. Ancak değişmeyen bir şey vardı:
Bilecik’e hizmet etme geleneği.
Bugün VakıfBank’ın bulunduğu sokağın yakınlarında yaşamaya devam eden Yıldız Elektrik Evi, bir bakıma geçmiş ile bugün arasında kurulmuş küçük ama anlamlı bir köprü gibi duruyor.
Bir fotoğraftan bugüne uzanan hikâye
Belki bugün o sokaktan geçen genç bir Bilecikli, Yıldız Elektrik’in önünden geçerken bu dükkânın 1962 yılında açıldığını bilmiyor. Belki de vitrindeki herhangi bir ürüne bakarken, yıllar önce aynı dükkânda Cemal Tuzak’ın bir ütünün rezistansını değiştirdiğini, taş sigortaya yeniden tel sardığını hayal bile edemiyor.
Ama şehirlerin gerçek hikâyesi tam da burada başlıyor. Büyük binalarda, gösterişli meydanlarda ya da resmi törenlerde değil; sabah kepengini açan esnafın, dükkânının ışığını yakan ustanın ve yıllarca aynı sokakta hizmet veren insanların hayatında… Cemal Tuzak’ın hikâyesi de Bilecik’in yakın tarihinin küçük ama değerli parçalarından biri.
Bir tabela, bir dükkân, bir usta ve yıllar… Hepsi bir araya geldiğinde ortaya yalnızca bir elektrikçinin hikâyesi değil, eski Bilecik’in sıcak, samimi ve emek kokan günlerinden bir kesit çıkıyor. Bugün teknoloji baş döndürücü bir hızla değişirken, geçmişten kalan bu fotoğraflar bize bir şeyi hatırlatıyor:
Bazı dükkânlar kapanmaz; içindeki hatıralarla yaşamaya devam eder
Yıldız Elektrik Evi de Bilecik’in kent belleğinde böyle bir iz bırakan dükkânlardan biri.
Cemal Tuzak’a Allah’tan rahmet diliyor, onun yıllar önce attığı temeller üzerinde mesleğini sürdüren oğlu Emir Tuzak’a ise hayırlı ve uzun yıllar diliyoruz.
Çünkü bazen bir şehrin geçmişini anlamak için koca kitaplara ihtiyaç yoktur.
Eski bir fotoğrafa bakmak yeterlidir
O fotoğrafta bir dükkân görürsünüz. Biraz dikkatli bakarsanız, o dükkânın içinde bir şehrin geçmişini de görürsünüz.





