Bilecik’in futbol tarihine adını altın harflerle yazdıran Aydın Tohumcu, kentin sokaklarından yeşil sahalara uzanan hikâyesiyle hafızalarda yaşamaya devam ediyor. Ankaragücü ve Mersin İdman Yurdu formalarıyla iz bırakan millî kaleci, geride unutulmaz anılar ve yarım kalan bir veda bıraktı.

Bazı insanlar vardır; aradan yıllar geçse de hatıraları eskimez, isimleri zamanın tozlu sayfaları arasında kaybolmaz. Bir zamanlar ayak bastıkları sokaklar, çocukluklarını geçirdikleri şehirler ve uğruna ter döktükleri sahalar, onların hikâyelerini anlatmayı sürdürür. İşte Aydın Tohumcu da Bilecik’in geçmişinden çıkıp Türk futbolunun hafızasına yerleşen isimlerden biri oldu.
Bilecik Kent Belleği’nin fotoğraf ve yazı arşivinde izleri bulunan Aydın Tohumcu, 1 Şubat 1943’te Bilecik’te dünyaya geldi. Küçük bir Anadolu şehrinden başlayan yaşam yolculuğu, onu Türkiye’nin önemli futbol kulüplerine ve millî formaya taşıdı. Kaleci olarak çıktığı sahalarda yalnızca kalesini değil, yıllar sonra hatırlanacak bir futbol hikâyesini de korudu.

ANKARAGÜCÜ’NDE VE MERSİN’DE BİR KALE BEKÇİSİ
1960’lı ve 1970’li yıllarda MKE Ankaragücü ile Mersin İdman Yurdu formalarını giyen Tohumcu, her iki kulübün tarihinde iz bırakan futbolcular arasında yer aldı. Onun döneminde futbol, bugünün ışıklı statlarından ve büyük organizasyonlarından farklı bir dünyanın hikâyesiydi. Sahada mücadelenin, takım arkadaşlığına duyulan güvenin ve formanın hakkını verme arzusunun ayrı bir anlamı vardı.
Aydın Tohumcu, Erman Toroğlu, Ali Osman Renklibay, Sakıp Özberk ve Selahattin Erdoğan gibi Türk futbolunun tanınmış isimleriyle aynı sahayı paylaştı. Özellikle kendisi gibi kaleci olan Selahattin Erdoğan’la yaşadığı forma rekabeti, futbol hayatının dikkat çeken ayrıntılarından biriydi. Bir maçta biri kaleyi korurken diğerinin yedek kulübesinde beklemesi, sonraki karşılaşmada ise rollerin değişmesi, rekabetin ve takım mücadelesinin doğal bir parçasıydı.
MİLLÎ FORMA, BİR FUTBOLCUNUN EN BÜYÜK HATIRASI
Tohumcu’nun futbol yolculuğu, kulüp formalarıyla sınırlı kalmadı. Millî takımlara 11 kez çağrılan Bilecikli kaleci, Türkiye U-18 formasıyla 8, Türkiye U-21 formasıyla 1 ve A Millî Takım formasıyla 2 kez görev yaptı.
Ay yıldızlı formayı taşımak, bir futbolcunun kariyerinde unutulmaz bir yere sahiptir. Tohumcu için de millî formayla çıktığı karşılaşmalar, Bilecik’ten başlayan yolculuğunun en kıymetli durakları arasında yer aldı. Bir zamanlar memleketinden uzak sahalarda mücadele eden bu kalecinin adı, böylece doğduğu şehrin sınırlarını aşarak ülke futbolunun geçmişine yazıldı.
KALEDEKİ MÜCADELEDEN TEKNİK DİREKTÖRLÜĞE
Futbolculuk yıllarının ardından Aydın Tohumcu, bu kez saha kenarında yeni bir yolculuğa çıktı. Teknik direktörlüğe yönelen Tohumcu; Mersin İdman Yurdu ve Adanaspor başta olmak üzere çeşitli takımlarda görev aldı. Çalışmalarını ağırlıklı olarak Akdeniz Bölgesi’ndeki kulüplerde sürdürdü.
Yıllarca kaleyi koruyan bir futbolcu olarak edindiği deneyimleri, artık takımlarına aktarıyordu. Futbolun değişen yüzü, yeni oyuncular ve yeni mücadeleler arasında meslek hayatını sürdürürken yaşamının son durağı da kendisi için önemli bir yere sahip olan Mersin oldu.
BİR SONBAHAR GÜNÜ YARIM KALAN VEDA
Aydın Tohumcu, 9 Kasım 2003’te Mersin İdman Yurdu ile teknik direktörlük sözleşmesi imzalamak üzere gittiği Mersin’de geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.
Yeni bir görev, yeni bir başlangıç ve belki de yeniden yeşil sahalara uzanacak bir hikâye için çıktığı yolculuk, ne yazık ki acı bir sonla noktalandı. Futbola dair planları yarım kaldı; ancak geride bıraktığı emek, mücadele ve hatıralar zamanın ötesine geçti.
Bugün Aydın Tohumcu’nun adı anıldığında yalnızca eski bir millî kaleci hatırlanmıyor. Bilecik’in geçmişinden yetişerek Türk futbolunda kendine yer edinen, farklı şehirlerde iz bırakan ve yaşamını futbola adayan bir isim yeniden hafızalarda canlanıyor.
Bilecik Kent Belleği’nin arşivinde saklanan her fotoğraf, geçmişten bugüne uzanan bir köprü gibi. Sararmış bir karede, eski bir gazete satırında ya da yıllar önce anlatılmış bir anıda yaşayan bu hikâyeler, kentin belleğini geleceğe taşıyor.
Aydın Tohumcu da o belleğin unutulmaması gereken isimlerinden biri. Çünkü bazı hayatlar sona erse de hikâyeleri bitmez; doğdukları şehrin hafızasında, futbolun eski günlerini özlemle ananların dilinde ve geçmişe açılan her fotoğraf karesinde yaşamaya devam eder.





