Bilecik Engelsiz Yarınlar Derneği, bakım merkezlerinde yaşanan şiddet ve ihmal iddialarının ardından bağımsız denetim mekanizması kurulması, sorumluların cezalandırılması ve kapalı kurumlar yerine bağımsız yaşam evleri modeline geçilmesi çağrısında bulundu.

Bilecik Engelsiz Yarınlar Derneği (BİEYDER), özel bakım merkezlerinde engelli bireylere yönelik şiddet ve ihmal iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, son dönemde farklı illerde gündeme gelen olayların münferit vakalar olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtilerek, bakım hizmetlerinin denetiminden sorumlu kurumlara yönelik kapsamlı sorular yöneltildi.
“Bakım Merkezlerindeki İhmal ve Şiddet Münferit Değil, Sistemsel!” başlığıyla paylaşılan açıklamada, Konya'daki bir özel bakım merkezinden yansıyan görüntülerin, bakım hizmetlerinin ve mevcut denetim sisteminin sorgulanmasını zorunlu kıldığı ifade edildi.
“Kamuoyuna Yansıyan Her Yeni Vahşetin Ardından Aynı Tepkileri Vermek İstemiyoruz”
Açıklamada, son dönemde Niğde, Sakarya, Arifiye, Elazığ, Şanlıurfa ve Bursa'daki bakım merkezlerinde yaşanan can kayıpları ve şiddet olaylarına dikkat çekildi.
Bu olayların geçici bir sorun olarak değerlendirilemeyeceği savunulan açıklamada, bakım merkezlerinde görev yapan personelden yöneticilere kadar uzanan sorumluluk zincirinin sorgulanması gerektiği vurgulandı.
BİEYDER'in açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Engellilerin yaşam hakkı, beden bütünlüğü ve insan onuru korunmalıdır. Kamuoyuna yansıyan her yeni vahşetin ardından biz sivil toplum kuruluşlarının aynı tepki ve öneri cümlelerini kuracak takati kalmadığı gibi, sorumlu kurumların aynı basmakalıp ve soruşturma açıklamalarını yineleme lüksü de kalmamıştır.”
Dört Temel Talep Sıralandı
BİEYDER'in açıklamasında bakım merkezlerinde yaşanan sorunların önlenmesi amacıyla dört temel talep öne çıktı:
-
Şeffaflık ve hesap verebilirlik: İdari ve adli süreçlerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması, sorumluların cezalandırılması.
-
Yasal düzenleme: Engelli bireylere yönelik şiddetin, Türk Ceza Kanunu kapsamında nitelikli eziyet ve işkence suçu olarak değerlendirilmesi.
-
Bağımsız denetim: Bakım merkezlerinin sivil toplum kuruluşları, aile temsilcileri ve uzmanların yer aldığı bağımsız bir mekanizma tarafından izlenmesi.
-
Bağımsız yaşam modeli: Kapalı kurumsal bakım anlayışı yerine toplumla bütünleşik bağımsız yaşam evleri modeline geçilmesi.
Bakım Merkezleri İçin 7 Kritik Soru
Açıklamada, bakım merkezlerinin denetim süreçlerine ilişkin kamuoyunun yanıt beklediği sorular da sıralandı.
BİEYDER, merkezlerin son iki yılda kaç kez denetlendiğini, denetimlerde hangi eksikliklerin tespit edildiğini ve bu eksikliklere yönelik hangi yaptırımların uygulandığını sordu.
Daha önce kurumlar hakkında yapılan şikâyetlerin takipsiz bırakılıp bırakılmadığı, olayın yaşandığı vardiyada personel başına düşen engelli birey sayısının mevzuata uygunluğu ve kamera sistemlerinin düzenli olarak denetlenip denetlenmediği de açıklama bekleyen konular arasında yer aldı.
Ayrıca personelin Mesleki Yeterlilik Kurumu sertifikasyonu ve hizmet içi eğitimlerinin yeterliliği, otizmli ve zihinsel engelli bireylerin ip ile bağlanması gibi yasal olmayan uygulamaların denetimlerde neden tespit edilemediği soruları gündeme getirildi.
Dernek, tüm özel ve resmî bakım merkezlerinde habersiz ve olağanüstü denetimlerin başlatılıp başlatılmayacağı konusunda da açıklama beklediklerini bildirdi.
“Bireylerin Güvenliği Görüntülere Bırakılamaz”
Açıklamanın sonunda, engelli bireylerin güvenliğinin yalnızca olayların kamuoyuna yansımasıyla gündeme gelen bir konu olmaması gerektiği vurgulandı.
BİEYDER, bakım merkezlerinde yaşanan sorunların önlenmesi için etkin denetim, şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, engelli bireylerin yaşam hakkı ve insan onurunun korunması çağrısında bulundu.





