BİLECİK

Başkan Kahraman: ''Savunma Susarsa Adalet Nefessiz Kalır''

BİLECİK'TE AVUKATLAR GÜNÜ TÖRENLE KUTLANDI

Abone Ol

5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla Bilecik Barosu’na üye avukatlar, Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi.

Program kapsamında Baro Başkanı Halime Kahraman, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Törenin devamında Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan meslektaşlarına hitap eden Baro Başkanı Kahraman, günün anlam ve önemine ilişkin kapsamlı bir konuşma yaptı.

HALİME KAHRAMAN’DAN AVUKATLAR GÜNÜ MESAJI

Baro Başkanı Halime Kahraman konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bağımsız savunmanın yegâne temsilcisi, adalet, insan hakları, hukuk devleti ve demokrasinin yılmaz savunucuları olan tüm meslektaşlarımın Avukatlar Günü kutlu olsun. Aramızdan ebediyete intikal eden tüm meslektaşlarımız ve yargı mensuplarına Allah’tan rahmet diliyor, saygı ve minnetle yâd ediyoruz.

SAVUNMA HAKKI VE YARGI BAĞIMSIZLIĞI VURGUSU

Avukatlık tarih boyunca hak arama özgürlüğünün ve demokratik hukuk devletinin en büyük teminatı olmuştur. Bizler biliyoruz ki savunma hakkı kutsaldır ve bu hakkın kısıtlandığı her yer adaletin nefessiz kaldığı bir karanlıktır. Avukatın bağımsızlığı yalnızca bir mesleki imtiyaz değil, vatandaşın hak arama hürriyetinin ve adil yargılanma hakkının sigortasıdır. Bu bağlamda yargı bağımsızlığı bir lütuf değil hukuk devletinin asli gereğidir. Yargı mekanizmasının hiçbir tesir altında kalmadan sadece hukukun evrensel ilkelerine ve vicdanına dayanarak karar vermesi ancak güçlü ve bağımsız bir savunma makamı ile mümkündür. Savunmanın sustuğu, değersizleştirildiği veya dışlandığı bir yargılama süreci gerçek bir adalet dağıtamaz.

AVUKATLARIN EKONOMİK VE MESLEKİ SORUNLARI

Değerli meslektaşlarım, yıllardan beri süregelen sorunlarımız ne yazık ki katlanarak devam etmektedir. Adil yargılanma hakkının teminatı olan avukatların gün geçtikçe görev alanları daraltılmakta ve avukatlar ekonomik anlamda çaresizliğe sürüklenmektedir.

Meslek yasasında kamu hizmeti olarak tanımlanmasına karşın avukatlar adeta bir tacir gibi yüksek vergi oranlarına tabi tutulmakta ve sürekli vergi denetimi tehdidi altında mesleklerini icra etmeye çalışmaktadır. Sosyal güvencesi tamamen kendi emek ve gelirine terk edilen avukatlar, yüksek orandaki sosyal güvenlik primleri karşısında çoğu kez ödeme zorluğu nedeniyle sosyal güvencesi olmaksızın yaşamını sürdürmektedir.

Ücretli çalışan avukatların ücret ve diğer sosyal hak ve güvencelerinin denetim ve gözetimi kurumsallaşmamıştır. Çoğunluğunu 1-2 yıllık kıdeme sahip meslektaşlarımızın oluşturduğu bu kesim, gün geçtikçe artan hukuk fakültesi mezunları nedeniyle iş bulma zorluğu yaşadığından iş mevzuatına aykırı istihdam tekliflerini kabul etmek zorunda kalmaktadır.

HUKUK FAKÜLTELERİ VE MESLEKİ ENFLASYON ELEŞTİRİSİ

Yeterli ekonomik donatıya sahip olmayan ve her yıl on binlerce mezun veren hukuk fakülteleri, denetimden uzak adeta ticarethane gibi işletilmekte, ihtiyacın üzerinde mezun vererek mesleki enflasyonu artırmakta ve mesleki itibarı tartışmalı hale getirmektedir. Bu durum genç işsiz hukukçular ordusunun oluşmasına neden olmaktadır.

ÇÖZÜM BEKLEYEN TALEPLER

Avukatların özlük haklarında gerekli iyileştirmelerin yapılmaması, CMK görevlendirmelerinin anayasaya aykırı biçimde angarya olarak devam etmesi, KDV oranının hâlâ lüks hizmet sınıfından uygulanması, savunmanın anayasal güvenceye alınmaması ve mesleğimizin icra alanlarının başka mesleklere açılması gibi birçok sorun çözüm beklemektedir.

Artık bizler her sene Avukatlar Günü’nde tekrarladığımız sıkıntıların çözümlenmesi gerektiğini bir kez daha dile getiriyoruz. Yargılamayı tamamlayan değil engelleyen bir unsur olarak görülmek istemiyoruz. Silahların eşitliği prensibine saygı duyulmasını istiyoruz. CMK kapsamında görevlendirilen müdafilerin ücretlerinin süresinde ödenmesini ve avukatlık asgari ücret seviyesine yükseltilmesini istiyoruz. Hukuk fakültelerinin açılmasının sıkı kurallara bağlanmasını istiyoruz. Yargının diğer kurucu unsurları olan hâkim ve savcılar gibi kamu avukatlarımızın özlük haklarının iyileştirilmesini istiyoruz. Savunma hakkının lüks olmaktan çıkarılmasını, avukatlık hizmetlerindeki KDV’nin yüzde 20’nin altına çekilmesini istiyoruz.

HUKUK DEVLETİ VE YARGI ELEŞTİRİSİ

Kıymetli meslektaşlarım, son dönemde hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayan, yargının tarafsızlığını ve bağımsızlığını zedeleyen uygulamalara tanıklık ediyoruz. Haksız tutuklamalar istisna olmaktan çıkarak sistemli bir hukuksuzluğun ifadesi haline gelmiştir. Bu süreçte yargının siyasi saiklerle hareket ettiği izlenimini güçlendiren, ifade özgürlüğü gibi anayasal hakları ihlal eden gelişmeler yaşanmaktadır. Mahkemelerin hukukun temel ilkelerine aykırı kararları, yurttaşların hukuka olan güvenini derinden sarsmaktadır.

Bu gelişmeler, hukuk güvenliğinin ortadan kalktığı ve keyfi uygulamaların olağanlaştığı bir sürecin parçasıdır. Avukatlar olarak hukuka aykırı süreçlere karşı hukukun üstünlüğünü, adil yargılanma hakkını ve savunma özgürlüğünü koruma mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.

AVUKATLAR YARGININ KURUCU UNSURUDUR

Demokrasi ve hukuk devleti ilkesini hayata geçirmek istiyorsanız bunu avukatsız yapamazsınız. Avukatlar kamunun vicdanıdır. Yargılama faaliyetinin merkezine savunmayı koymazsanız bunun adı yargılama değil yargısız infaz olur.

Bizler hiçbir ayrım yapmadan hak arayan herkesin savunucusuyuz. Kimseden emir ve talimat almayız. Savunduğumuz kişi de değiliz. Bizler yargının asli ve kurucu unsuruyuz. Demokratik, laik hukuk devletinin en büyük güvencesi olan bir mesleğin mensubu olmaktan gurur duyuyoruz.

KONUŞMA SONRASI TÖREN SONA ERDİ

Avukat, fırtınalı alanlarda herkesin sığındığı dingin bir limandır. Tüm zorluklara rağmen cübbemizi umudun ve direncin simgesi olarak taşımaya devam edeceğiz. Boyun eğmeyen, biat etmeyen ve haksızlık karşısında susmayan bir geleneğin temsilcileriyiz. Hukukun üstünlüğü bayrağını her türlü baskıya rağmen dalgalandırmaktan vazgeçmeyeceğiz. İyi ki savunma var, iyi ki varsınız. Hepimizin Avukatlar Günü’nü içtenlikle kutluyor, saygılar sunuyorum.”

Tören, konuşmanın ardından sona erdi.

Cafer Elmas