Bazı fotoğraflar vardır; bakıldığında sadece bir kare değil, bir devrin acısı, suskunluğu ve direnci konuşur. Fransız banker ve fotoğraf tutkunu Albert Kahn’ın “Gezegenin Arşivleri” projesi kapsamında çekilen görüntüler de işte böyle… Zamanın tozunu silkeleyip bizi, Kurtuluş Savaşı’nın küllerinden yeni çıkmış bir Bilecik’e götürüyor.

Albert Kahn’ın Objektifinden Bilecik’in Sessiz Çığlığı 9769

Tarihin İlginç Tesadüfleri ve Karanlık İzleri

Albert Kahn Koleksiyonları’nda yer alan görüntüler arasında dikkat çeken çarpıcı bir ayrıntı da var: Yunanlılar, Karaköy ile Bilecik arasında Türk tren vagonlarını imha etmiş, Bilecik’te görev yapan birlik ise 11. Yunan Tümeni olmuştu. İlginçtir ki o yıllarda henüz il statüsünde olmayan Bilecik’in plaka numarası da bugün 11… Tarihin garip bir cilvesi gibi.

Albert Kahn’ın Objektifinden Bilecik’in Sessiz Çığlığı 9766

Bir Fotoğrafçının Tanıklığı: Frederic Gadmer

Fransız banker Albert Kahn, dünyanın dört bir yanını belgelemek amacıyla fotoğrafçılar gönderirken, Türkiye’ye de önemli isimler yolladı. Stéphane Passet, Auguste Léon, Léon Busy ve Frédéric Gadmer, 1912–1929 yılları arasında Osmanlı ve genç Türkiye Cumhuriyeti topraklarını gezerek autochrome tekniğiyle belki de tarihin ilk renkli karelerini kayda aldılar.

Bu yolculuklarda Adana’dan Edirne’ye, İstanbul’dan İzmir’e, Bursa’dan Bilecik’e kadar pek çok şehir objektife yansıdı. Frédéric Gadmer, bu süreçte yalnızca şehirleri değil; Mustafa Kemal Atatürk ve Rauf Orbay gibi Cumhuriyet’in kurucu isimlerini de fotoğraflamayı başardı.

Albert Kahn’ın Objektifinden Bilecik’in Sessiz Çığlığı 9763

Kaçarken Yakılan Bir Şehir

30 Ağustos 1922’nin ardından geri çekilen Yunan birlikleri, uğradıkları şehirleri yakıp yıkarak ilerledi. Bilecik, bu öfkenin en ağır hissedildiği yerlerden biri oldu. Evler, kamu binaları, sokaklar… Her şey harabeye döndü. İnsanlar öldürüldü, şehir sustu.

Bu yıkımın ardından Frédéric Gadmer, 1922 yılının Aralık ayı ile 1923 yılının Ocak ayında Bilecik’te çalışmalar yaptı. Çektiği fotoğraflar, bir şehrin ne denli büyük bir tahribata uğradığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Albert Kahn’ın Objektifinden Bilecik’in Sessiz Çığlığı 9772

Yıkıntılar Arasında Bir Gelecek Umudu

Fotoğraflarda en dikkat çeken yapılardan biri de, Sultan II. Abdülhamit Han tarafından 1905 yılında Rüştiye İdadisi olarak yaptırılan, bugün ise Bilecik Belediye Sarayı olarak kullanılan bina oldu. O günlerdeki yıkık, yanmış ve tahrip edilmiş hâli, geçmişin acı izlerini sessizce anlatıyor.

Fotoğraflarla Yazılmış Bir Masal

Albert Kahn’ın arşivleri yalnızca fotoğraf değil; hafıza, tanıklık ve ibret sunuyor. Bilecik’in işgal sonrası hâli, bir masal gibi başlıyor ama gerçeğin en sert yüzüyle devam ediyor. Ve sonunda, küllerinden doğan bir şehrin sessiz direnişi kalıyor geriye.

Bugün o karelere baktığımızda, sadece yıkımı değil; yeniden ayağa kalkma iradesini de görüyoruz.

Albert Kahn’ın Objektifinden Bilecik’in Sessiz Çığlığı 9762Albert Kahn’ın Objektifinden Bilecik’in Sessiz Çığlığı 9767Albert Kahn’ın Objektifinden Bilecik’in Sessiz Çığlığı 9765Albert Kahn’ın Objektifinden Bilecik’in Sessiz Çığlığı 9764Albert Kahn’ın Objektifinden Bilecik’in Sessiz Çığlığı 9768Albert Kahn’ın Objektifinden Bilecik’in Sessiz Çığlığı 9770Albert Kahn’ın Objektifinden Bilecik’in Sessiz Çığlığı 9771

Kaynak: HARUN KAYMAZ