banner401
banner422
banner472

Emekçiler alanlara indi

Gökay Şimşek

Sendikalar Birliği hak ve taleplerini dile getirmek için Bilecik’te alanlara inerken, Birleşik Metal İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu da emekçilere yönelik konuşma gerçekleştirdi.

Birleşik Metal İş Sendikası, Cam Keramik İş Sendikası ve Petrol İş Sendikası’ndan oluşan Sendikalar Birliği’ne üye işçiler Belediye Çay Bahçesi önünde biraraya geldi. Sloganlar eşliğinde hak ve taleplerini dile getiren işçiler adına konuşma gerçekleştiren Birleşik Metal İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, Kıdem Tazminatına ilişkin başladığı konuşmasında, Asgari Ücret, Zorunlu Emeklilik Sitemi, Sendikal Mücadele, Enflasyonun işçiler üzerindeki ağır yükü ve son zamanlarda en çok kamuoyunda tartışılan Emeklilikte Yaşa Takılanlar sorununa ilişkin konuşma gerçekleştirdi.

“Böyle bir birlikteliği ortaya çıkarttıkları için emekçi kardeşlerime teşekkür ediyorum”

Geçtiğimiz günlerde başlangıç olarak üç sendikanın biraraya gelerek yerelde Sendikalar Birliği’ni kurmasına yönelik işçileri kutlayan Genel Başkan Serdağlu, “Türkiye’de özellikle bugünlerde çok daha fazla ihtiyaç olan birlik ve dayanışmayı hayata geçiren Bilecik’teki emekçi kardeşlerimizi yürekten kutluyorum. Böyle bir birlikteliği ortaya çıkarttıkları için. Ben inanıyorum ki; buna gelecekte çok daha fazla ihtiyaç olacak ve sizler bu mücadeleyi gün geçtikçe yükselterek devam ettireceksiniz. Biz biliyoruz ki bugünkü aramızda bulunan dostlarımıza da çok daha fazla ihtiyaç olacak.

Bugün Türkiye’nin birçok yerinde Sendikalar Birliği oluşmuş durumda. Bu kardeşinizde 90’lı yıllarda ve bugüne kadar en uzun nefesini devam ettiren Gebze Sendikalar Birliği’nin kurucuları içerisindedir. Ben biliyorum ki yıllarca mücadele verildi ve önemli yollar kat edildi” dedi.

“Ülke yangın yerine dönmüş, kimse sesini çıkartmıyor”

Konuşmasına ülkede yaşanan ekonomik krizle ilgili devam eden Genel Başkan Serdaroğlu, yoksulluğun her geçen gün arttığını söyledi.

Başkan Sedaroğlu, “sevgili arkadaşlar; ülke yangın yerine dönmüş, kimse sesini çıkartmıyor. İşte bizim burada çok daha fazla ses çıkartmaya ihtiyacımız var. Biz diyoruz ki; bu ülke bizim, bu ülkeye sahip çıkacağız ve krizin bedelini de çıkartanlara ödeteceğiz! Emekçilere ödettirmeyeceğiz. Tek başımıza da kalsak burada Sendikalar Birliğine mensup, sendikalar olarak ta kalsak gücümüzün yettiği kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. O kadar çok ki anlatacağımız sorunlar, o kadar çok ki yaşadığımız sorunlar. Ana başlıklarla saysanız bunu açıklamakta belki saatlerce sürer. Bugün ülkede emekçilerin yaşadığı sorunlar, gün geçtikçe fazlalaşıyor. Krizin etkileri gün geçtikçe fazlalaşıyor, emekçiler, fabrikalardan birgün çıkışla karşılaşacağım diye geleceğini düşünen insanlar bu derinlemesine yaşıyor. İşte bizde bunları meydanlara taşıyoruz. Diyoruz ki; ey hükümet! Krizi kabul et ve ülkenin emekçilerine bu krizin saldırılarına karşı bir takım tedbirlerle korumaya çalış ama yapılmıyor. Bakınız bugün yeni milyonerler açıklandı. Şu anda Türkiye’de milyoner sayısı 99 bine çıktı ve her ay artıyor, yoksulluk her ay daha da fazlalaşıyor. Bugün açıklanan açlık ve yoksulluk sınırı bir ay öncesine göre neredeyse yüzde 20 oranının da artmış durumda. Yoksulluk sınırı 6 bin 585 liraya yükselmiş, açlık sınırı 1.900 liraya yükselmiş. Dolar son bir yıl içerisinde döviz toplamında yüzde 70 değer kazanmış Türk parasının karşılığında son 1-2 ay içerinde yüzde 30 Türk lirası değer kazansa da yüzde 35’lik bir kayıp var. Ücretler sürekli olarak fabrikalarda ödenmeme gibi bir sorun ile karşı karşıya. Benzinin, mazotun fiyatını sözde vatandaşa yansıtmama için hareket ediyorlar. Doğalgaz, elektrik zamları her gün yeni yeni kendisini hissettiriyor. Bakınız enflasyon açıklandı, Ekim ayı enflasyonu 6’nın üzerinde çıktı. 6’nın üzerinde enflasyon çıktı. TÜİK’in Başkan yardımcısını görevden aldılar. TÜİK’in başkan yardımcısı, enflasyonun dairesi sorumlusuydu. Yerine kimi getirdiler? Damadın arkadaşını getirdiler, niye? yüzde 6’yı bize niçin haber vermeden açıkladınız diye” ifadelerine yer verdi.

Genel Başkan Sedaroğlu, konuşmasının devamında ise şu konulara değindi:

“Siz hangi parametreye dayanarak ülkede kriz yok diyorsunuz?”

Şimdi enflasyonun yüzde 25’lere dayandığı, onbinlerce işçinin işten atıldığı ve ülkede konkartoda ilan etme sırasına girildiği bir yerde Türkiye’de otomotivin satış oranlarının yüzde 75’e düştüğü bir yerde aylık borç ödemeniz 130 milyar Dolar’a geldiği, ülke borcunun 485 milyar Dolar’a, nerdeyse Gayri Safi Milli Hasılanın yarısına geldiği bir yerde siz hangi parametreye dayanarak ülkede kriz yok diyorsunuz? Bizde var diyoruz!

Geçen yıl bakınız yüzde 18 enflasyon çıkmış dikkat edin.18 enflasyonun karşılığında işsizlik parasının getirisi yüzde 8’dir.Bu ülkeyi yönetenler bile bile işçinin parsasını Devlet Tahvilleri adı altında birilerine peşkeş çektiler ve Maliye’nin açıklarını kapatmaya çalışıyorlar. Siz yüzde 18 enflasyonun olduğu yerde,yüzde 8 işçinin parasını nemalandırıyorsunuz. Bu düpedüz o paraya göz koymak demektir.

“Kıdem Tazminatımızı hiç kimseye yedirttirmeyeceğiz”

Şimdi bakınız, defalarca bunu söylüyoruz: Kıdem Tazminatı meselesi var. İşsizlik Sigortası yetmiyor artık. Orada biriken paralar yetmiyor. Şimdi sıra Kıdem Tazminatı’na geldi. Kıdem Tazminatı’nı yıllarca önümüze koyanlar derler ki: “ Efendim bir seneye dolduramayan Kıdem Tazminatı alamayacak” biz defalarca şunu söyledik biz, sizin gerekçeleriniz hiçbir şekilde karşılığı yoktur.Eğer Türkiye işçini seviyorsanız Kıdem Tazminatlarımızı bırakın fona devretmeyi gelin yeni bir düzenleme torba yasalarla bir düzenleme getirin, bütün işçiler bir günde çalışsa Kıdem Tazminatından yararlanır, işten çıkartılanlar tazminatsız işten çıkartılamaz. Eğer fabrikada batmışsa ücret garanti fonu kapsamında tazminatlar ödenir. Üç başlık altında getirin bakın hiçbir işçi tazminatsız kalacak mı? Ama bakıyorsunuz Kıdem Tazminatı’nın fona devredilmesi yeniden gündeme geldi.

İşin ilginç tarafı şu: biz fon olmasın, fon işçi için kayıptır. Şu anda 8.3 olan işveren maliyeti her ay için tazminat konusunda yüzde 1 buçuklara düşürülecek. Bunun bir sürü formilasyonu var. Ödenemedi takdirde devlet garantisi yok. Bu kadar olumsuzluklar varken, biz bunları sayfa sayfa anlatırken, o yandaş basın birinci sayfada bu uygulamaya güzellemeler yapıyor. Diyor ki: “Herkes tazminat alabilecek” hepsi yalan arkadaşlar! Biz Kıdem Tazminatımızı hiç kimseye yedirttirmeyeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

“Bugün Asgari Ücret en düşük memur maaşına getirilmeleridir”

Enflasyon yüzde 25’lere çıkmış hiçbir tedbirde şu anda enflasyonu önleyecek tedbir içermiyor. Bakınız,faizler gizli faiz olarak yüzde 40’lara çıkmış. Bakmayın yüzde 25’ler denildiğine. Şimdi işçilerin buna alım gücü son derece düşmüş durumda. Biz diyoruz ki; Asgari Ücret artırılmalıdır.Asgari Ücret’in şu anki karşılığı 1.900 lira açlık ücretinin çok altındadır diyoruz. Bunu sendikalar dillendiriyor ama bu dillendirmekle olmaz. Masaya yumruğunu vurmakla olur. Türkiye’de 7 Milyon Asgari Ücretli gözüküyor. Bu Asgari Ücretliler 1.600 lira ile inim inim inliyorlar. Hiç değilse yeni Kıdem Tazminatı açıklanana kadar, artırılsın 2 bin lira olsun diye bir girişim yapıldı ama Sayın Çalışma Bakanı “mevzuata aykırı” diyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu toplamak mevzuata aykırı diyor. İstediği anda Asgari Ücret Tespit Komisyonu çağrılabilir ve değerlendirmeler yapabilir mevzuat açıktır. Bugün Asgari Ücret en düşük memur maaşına getirilmeleridir.

“Emeklilikte Yaşa Takılanlara haklarını vereceksiniz!”

Sadece Asgari Ücretli değil şu anda ülkede 12 Milyon emekli var arkadaşlar. Neredeyse 10 Milyonu Asgari Ücret’in altında maaş alıyorlar. Bu arkadaşlarımız ikinci kez iş bulabilirse çalışmak zorunda kalıyor. İş olsun diye çalışmıyor onlar, geçinemedikleri için çalışıyorlar. Eğer şimdi Türkiye’de insanların yüreğini yakan başka bir sorun daha çıktı. Emeklilikte Yaşa Takılanlar bu insanların hakları, oyun içerisinde kural değiştirilerek haklarına ulaşımları engellendi. İkincisi de bu haklarını engelleyenler çıkıp televizyonlarda, halkı birbirine kırdırttırmaya çalışıyor. Ne diyor: “Sizin yükünüz 750 Milyar. Ben sizi milletimin başına bela etmem” bu 7 milyon insanı milletten saymıyor musunuz siz? Bugün 38 yaşında emekli olanlar var deniliyor. Hiçbir insan 38 yaşında emekli olmuyor.Bugün en düşüğü 45 yaşında arkadaşlar.

Eğer siz emekliye adam gibi yaşayacağı bir maaş vermiyorsanız, çift dikiş yapar. Bu insanlar yaşamak zorunda. Emekli olamayanlar, olduktan sonra iş bulamayanlar, iş bulsalar da orada ölümüne yaşamak durumunda kalıyorlar. Bu insanlar sevgili arkadaşlar,beyninin bir tarafına yazdı. Bunlar unutulmaz. Emeklilikte Yaşa Takılanlara haklarını vereceksiniz! Emeklilikte Yaşa Takılanların hakları onları engelleyenlerin vebali var. Bu emekçiler 30 yıl emek dökmüş. Siz bunların haklarını engelleyemezsiniz. Bakınız Zorunlu Bireysel Emeklilik diye bir uygulama çıkarttılar. İşçiler ayrıldıkça zorla oraya sokuyorlar.B öyle bir demokrasi olmaz. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böyle bir şey yoktur.

“İşçiler çocuğuna ekmek götüremiyor”

Bakınız Gebze’de bir iş yeri var Falormar diye. Orada işçiler 180 gündür eylem yapıyorlar. Niye biliyor musunuz? 130 tane insan çıkartılmış işçi. Bunun nerdeyse 100 tanesi kadın çalışan. Asgari ücretle çalışıyor, çok kötü şartlarda çalışıyor ve sonunda isyan ediyorlar diyorlar ki biz sendikaya üye olacağız. İşçiler anayasal hakkını kullanmak istiyor ve her yerde olduğu gibi kendisini kapının önünde buluyor. Çocuğuna ekmek götüremiyor kadın işçiler. 100 tane kadın işçi atılmış. 130 kişi orada 180 gündür eylem yapıyorlar. Ve hiçbir Allah’ın kulu bu ülkeyi yönetenler, o vicdansız insanlar gidip oraya sizin haliniz nedir diye sormuyor. O saldırgan Fransız işverene cezasını vermiyor. Sen nasıl benim anayasal hakkımı engelletirsin diyemiyor. Diyemiyor arkadaşlar. Siz orada anayasal hakkını kullandırtmazsanız veya kullanılması için gerekli ortamı sağlamazsanız, ülke yöneticileri olarak, herkes onu örnek görür ve hiçbir yerde sendikal örgütlenmeye müsaade etmezler. Ben anayasal hakkımı kullanamıyorum, örgütlendiğim bütün yerlerde işçiler atılıyor, yıllarca mahkemeler sürüyor. Sonra TOBB Türkiye Odalar Borsalar Birliği gidiyor hükümete diyor ki işe iade davaları hep işveren lehine sonuçlanıyor. Bunu değiştirin diyor. Değiştiremiyorlar, cesaret edemiyorlar. Ama ne yapıyorlar, zorunlu arabuluculuk sistemini getirerek atılan işçilerin, işverende hakkı kalan işçilerin neredeyse %40’ına 50’sine alabileceği bir düzeni onların önüne zorla koyulmak. Şimdi işçi zorunlu arabuluculuğa gitmeden dava açamıyor arkadaşlar. böyle bir demokrasi olur mu, önce ben arabuluculuğa gideceğim, anlaştırın beni diyeceğim, veya benim param yok, avukat tutamıyorum, efendim şu anda cebime para girmesi gerekiyor, %50’sine de razı oluyorum, %40’ına razı oluyorum. İşte insanları böyle perişan ediyorlar. Öyle yüreğimiz yanıyor ki saatlerce anlatabiliriz her konu başlığını.

“Baskı yapıyorlar, eylem yapanın tepesine biniyorlar”

Bir havaalanı eylemi oldu, insanlar şunu söylediler; üçüncü havalimanında dediler ki; “biz tahtakurulu yataklarda yatmak istemiyoruz. Biz yemekhanelerde köpeğin bile yiyemeyeceği yemekleri yemek istemiyoruz. Biz maaşımızı 4 aydır alamıyoruz. Maaşımızı almak istiyoruz. Biz vatanımızı seviyoruz, birileri vergi kaçırıyor ve ücretlerimiz bordroya yansıtılmıyor. Bunun için önlem alın” dediler, o çocuklar vatan haini oldu. Hepsini içeri attılar. DİSK’e bağlı inşaat sendikasının genel başkanı da şu anda içerde. Niye biliyor musunuz? Onları sendikaya üye yapmak istediği için içerde. Baskı yapıyorlar, eylem yapanın tepesine biniyorlar, başkalarına da siz de yaparsanız, siz de böyle olursunuz diyorlar. Sevgili arkadaşlar milliyetçiliği, vatanseverliği, mangalda kül bırakmayan insanlar, orada vergi kaçırıyorlar vergi. O çok sevilen Cengiz Holding’in patronu var ya Mehmet Cengiz, işte havaalanı yapan o. Hani siz milliyetçiydiniz. Neden vergi kaçırıyorsunuz? Vergi kaçırmak vatana ihanetle eş değil mi? Peki hükümet, senin işçiler şikayet ediyor, burada vergi kaçırılıyor diye, niye müdehale etmiyorsunuz da işçileri gözaltına alıyorsunuz. İşte böyle vergi adaletsizliğini sürdürmek için kurumlar vergisi %20 işçiler %15’le başlıyor, %35 e kadar çıkıyor eğer şans eseri biraz ücretleri yüksekse. Kurumlar vergisi %20 ama gidin bakın o verginin verilmesi gereken verginin 3 te birini bile vermiyorlar. Ya yatırım yaptık diyorlar, ya zarar ettik diyorlar, yada başka gerekçelerle yük işçinin sırtına biniyor. İşte onun için arkadaşlar diyor ki biz vergide adalet istiyoruz diye ve bu doğru talepleri birileri tarafından hala duyulmuyor arkadaşlar.

“Hiçbir sözü tutmadılar”

Örneğin taşeron meselesi Türkiye’de en can alıcı noktalardan birisidir. Bakınız bugün kamuda güven yayı ortadan kaldırıyorlar. 650 sayılı yasa değişecek. Hiçkimse kamuda ben güvencedeyim diyemeyecek. Onun yerine ne getiriyorlardı, taşeron sistemi. Ve sözleşmeli işçi sistemi. Ve bugün sözleşmeli işçi sayısı kadroluyu geçmiş durumda. Taşeron arkadaşlarımıza öyle bir zarar verdiler ki ömür boyu unutamayacak zararı verdiler. Hiçbir sözü tutmadılar, o taşeronların mahkeme ile kazanmış olduğu haklarını vermemek için onları kandırdılar, kadroya geçireceğiz dediler ve büyük bölümünü mağdur bıraktılar. Siz bir tek kişi olarak ve her enformasyon aletini canlı olarak yayınladığı yerlerde bir şeyler söylüyorsunuz ve hiç kimse doğru veya yanlıştır diyemiyor. Biz diyoruz ki, bugüne kadar emekçilerle ilgili söylenen şeyler doğru değildir. Bizler Toplu Sözleşmelerle, alın terimizi almaya çalışıyoruz. Onu da engellemeye çalışıyorsunuz. Biz onun için diyoruz ki, Sendikalar Birliklerini güçlendireceğiz. Ülkede adım adım dolaşarak haksızlıkları dile getireceğiz, bu mücadeleyi, yeri geldiği zaman bize yanlış yapanlara gereken dersi verecek şekilde taçlandıracağız.”

Gerçekleşen eylemde Genel Başkan Adnan Serdaroğlu’nun sözleri sloganlar atılarak ara ara kesilirken,CHP,Vatan Partisi,ADD ve TGB'de  işçilere destek verdiler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner369

banner92

banner417

banner402

banner406

banner461

banner390

banner404