Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hayata geçirdiği “Güvenilir Gıda” mobil uygulamasıyla birlikte tüketici artık yalnızca alışveriş yapan değil, aynı zamanda denetim sürecine doğrudan katkı sunan aktif bir aktör haline geliyor. Yeni sistemle vatandaş, şüpheli gördüğü gıda ürününü fotoğraflayarak anında yetkililere bildirebilecek.
Tüketicilerin yıllardır sofraya aynı soru işaretleriyle oturduğunu belirten Tüketici Hakları Derneği Bozüyük Şube Başkanı Hayrettin Sabırlı, uygulamanın bu endişelere önemli ölçüde çözüm getireceğini söyledi.
Sabırlı, “Artık vatandaş, şüpheli gördüğü ürünü kendi arasında konuşup geçmeyecek; doğrudan Bakanlığa bildirebilecek. Bu sistem, tüketiciyi adeta fahri gıda müfettişi haline getiriyor” dedi.
Denetimde Yeni Dönem Başladı
18 Mart’ta devreye alınan uygulama sayesinde kullanıcılar, işletmelerin denetim geçmişini sorgulayabiliyor, karekod sistemiyle anında bilgiye ulaşabiliyor ve taklit ile tağşiş listelerini inceleyebiliyor.
Sabırlı, uygulamanın hukuki dayanağının 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu olduğunu belirterek, “Kanunun ilgili maddeleri taklit ve tağşişi açıkça yasaklıyor, Bakanlığa da bu bilgileri kamuoyuyla paylaşma yetkisi veriyor” ifadelerini kullandı.
Fotoğrafla Anında İhbar
Uygulama üzerinden yapılan bildirimlerin doğrudan denetim ekiplerine iletildiğini vurgulayan Sabırlı, sistemin sadece bir şikâyet hattı olmadığını, aktif bir denetim mekanizması olarak işlediğini kaydetti.
Vatandaşların gıda ile ilgili şüpheli bir durumu fotoğraflayıp anında iletebildiğini ifade eden Sabırlı, bu sayede ihlallerin daha hızlı tespit edileceğini söyledi.
İşletmenin Geçmişi Cebinizde
Yeni sistemle birlikte tüketicilerin, bir işletmenin denetim geçmişine ulaşmasının da mümkün hale geldiğini belirten Sabırlı, “Artık bir restorana ya da markete gitmeden önce o işletmenin daha önce ceza alıp almadığını, denetimlerden nasıl geçtiğini öğrenmek mümkün” dedi.
Karekod uygulamasının bilgiye erişimi hızlandırdığına dikkat çeken Sabırlı, özellikle yoğun alışveriş ortamlarında bunun önemli bir kolaylık sağladığını ifade etti.
Taklit ve Tağşişe Karşı Net Mücadele
Sabırlı, “taklit” ve “tağşiş” kavramlarının sıkça karıştırıldığını belirterek, taklitin bir ürünün gerçekte sahip olmadığı bir özelliğe sahipmiş gibi sunulması, tağşişin ise ürüne mevzuata aykırı maddeler katılması anlamına geldiğini söyledi.
Bu tür ihlallerin ciddi yaptırımları olduğunu vurgulayan Sabırlı, idari para cezalarının yanı sıra ürün toplatma, imha ve faaliyet kısıtlamalarının gündeme gelebileceğini kaydetti.
“İhbar Masada Kalmamalı”
Uygulamanın başarısının sahadaki karşılığıyla ölçüleceğini ifade eden Sabırlı, en kritik noktanın vatandaşın yaptığı bildirimlerin denetime dönüşmesi olduğunu vurguladı.
“Eğer ihbarlar sonuç doğurursa sistem güçlü olur. Aksi halde sadece iyi bir fikir olarak kalır” diyen Sabırlı, vatandaşın bilinçli katılımının denetim gücünü artıracağını sözlerine ekledi.
