Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
        "Sosyal devlet olma gereği, insani ve vicdani duyarlılıkla, 2005 yılında dünyaya örnek olacak bir çalışmaya imza atılarak 5378 sayılı “Engelliler Kanunu” çıkarıldı. 
        Engelli yavrularımız, resmî özel eğitim kurumları ile birlikte, sosyal güvencesi olmasa da özel özel eğitim Kurumlarında destek eğitimi almaya başladı.
        Gerek 2005 yılında çıkarılan “Engelliler Kanunu” ve gerekse 2010 yılında yapılan “Anayasa Değişikliği” ile birlikte hem mevzuat hem zihniyet hem de uygulamalar açısından bakıldığında engellilerin hayatında devrim sayılabilecek gelişmelere şahit olduk. 
       Bu zihniyet devriminin ete kemiğe bürünmüş hali olan Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde 2005 yılı öncesinde toplam 35.000 engelli birey eğitim alırken bugün itibariyle; 81 ilimizde, 3243 eğitim kurumu ile 569.000 özel gereksinimle bireye 55.090 nitelikli uzman personel ve dünyaya örnek gösterilebilecek bir modelle hizmet verilmektedir.
       Verilen bu eğitimlerle birçok engelli yavrumuz akranları ile arasındaki mesafeyi kapatmış, bulunduğu çevrede sosyal kabul görmüş, bir yetişkine ihtiyaç duymaksızın bağımsız yaşam becerileri kazanmış, akademik ve/veya mesleki becerilerini geliştirmiştir. 
      Bununla birlikte;
      Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin sunmuş olduğu hizmetlerin gelişerek devam edebilmesi, nitelik ve nicelik yönünden sürdürülebilir duruma gelmesi için geçmişten bugüne biriken sorunların çözüme kavuşması gerekmektedir. Kurumlarımız, SGK ve VERGİ borcunu düzenli ödeyen, borcu bulunmayan kurumlardır.
        Gelinen noktada kurumlarımız, bürokratik süreçlerde yaşanan aksamalar ve eğitim ücreti belirlemesinde standardın olmaması sebebiyle geçmişten bugüne gelen ekonomik problemlerle baş başa kalmıştır.
         Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerine her bir engelli birey için ödenen eğitim ücreti 2006 öncesi dönemde asgari ücrete eş değerken, yıllar içinde eriyerek, bugün itibariyle kurumlarımıza ödenen rakamlar asgari ücretin 1/5 ’İ seviyelerine gerilemiş durumdadır.
         Kira ve personel giderleri, yıllardır “ücretsiz” olarak verdiğimiz öğrenci taşıma (servis) hizmeti ve genel giderlerimiz, maliyet açısından sürdürülebilir olmaktan uzaktır. 
Çözüm ve talebimiz ;
           ’Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde hizmet alan her bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına; 8 saat bireysel ve 4 saat grup eğitimi karşılığında KDV dahil net asgari ücretin %50 si ödenir’’ hükmünün eklenmesi talep edilmektedir.
           Bireysel eğitim ücreti 1 saatlik, asgari ücretin % 5’i olarak toplamda 8 saat * % 5 = toplam % 40 ve gurup eğitimi ücreti asgari ücretin % 2,5 olarak toplamda, 4 saat * % 2,5 = toplam  % 10 olmak üzere, genel toplamda,  Net asgari ücretin % 50’si hükmünün eklenmesi ile sorun çözüme kavuşacaktır."


 

Editör: HASAN GÜNER