BİLECİK

"SOSYAL BELEDİYECİLİĞİN EN İYİSİNİ BİZ YAPIYORUZ"

AK Parti’den yeniden aday olan Osmaneli Belediye Başkanı Münür Şahin, gazetemizin konuğu oldu. ‘Ticari belediyecilik’ eleştirilerine cevap veren Şahin, “Sosyal belediyeciliğin en iyisini de biz yapıyoruz. Bu konuda ben kesinlikle kimseyle mukayese etmem. Sosyal belediyecilik lafla olmaz. Sosyal belediyecilik lafla olmaz.” dedi.

31 Mart yerel seçimleri için AK Parti’den yeniden aday olan Münür Şahin, gazetemizin konuğu oldu. Gazetemiz yetkilisi Cafer Elmas ve muhabiri Betül Kesik’in seçim gündemine özel sorularını yanıtlayan Başkan Şahin, geçtiğimiz 10 yıllık Osmaneli Belediye Başkanlığı döneminde yapılan önemli çalışmaları ve gelecek dönem için hazırladıkları projelerini paylaştı. 


Başkan Şahin, seçim gündemine özel sorularımıza şu sözlerle yanıtladı:


OSMANELİ'NİN ÖNÜNÜ AÇAÇAK BÜYÜK FİRMALAR VAR MI? 
Seçim sürecinde Organize Sanayi Bölgemizi de ziyaret ettik. Sanayicimizle de bir araya geldik. Şu anda Osmaneli’de büyük bir yatırım var. Bu da Has Çelik, Türkiye’nin önde gelen firmalarından bir tanesidir. Ürettiği sacların çoğunu da ihraç edecek. PAKSAN Makina, CUBA Motor çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ediyor. Diğer taraftan Vata Plastik var. Sadece Türkiye değil dünyanın markası. Onlar da çok büyük yatırım yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar. AYDE Alüminyum, EKOL Alüminyum var. ODÖKSAN, 25 Milyon EURO’luk bir yatırı yapıyor. CP Tavukçuluk kapanmıştı onu da AS Piliç aldı. Şu anda 500 kişilik çalışan sayısına ulaştılar. Biz de onlara her türlü desteği veriyoruz. Çalışan sayıda burada 2 yıl içerisinde 800’e kadar çıkacak. Osmaneli’de şu anda işsizlik yok. Sürekli göç alıyor. Sizin kanalınızla da söyleyelim, Osmaneli’de 2 yıl içerisinde 3 bin işçi girişi olacak. 3 bin kişilik bir çalışana ihtiyacımız var. Bütün planlamalarımız buna göre. Osmaneli’nin bundan sonra sanayi alanı olarak açacağı alan çok az kaldı. 2-3 milyon kare kadar bir alanımız var. Bunları da dahil ettiğimizde Osmaneli sanayi alanında gelişmeyi sonlandırmış olacak. Bundan 5 yıl sonra Osmaneli’de sanayileşme bitmiş olacak.  


SANAYİ İLE İLGİLİ DAHA ÖNCE DAVALAR OLDU. ŞU ANDA DURUM NEDİR? 
O konuda lüzumsuz bir şekilde herkes organize sanayi bölgesine odaklanmıştı. Orada davalar devam ediyordu. Ama organize sanayinin toplam metrekare sayısı 630.000 metrekareydi. Davalar bir taraftan devam etsin o bizim dışımızda demiştik. Daha sonra belediye olarak 3 milyon metrekare sanayi arsası ürettik.  Biz bu sanayi parsellerini gerçekleştirdik ve TAYRAŞ ve BİEN orada yer aldı. Davalar bittikten sonra, Bilal Valimiz döneminde, ‘bizim OSB doluluk derecesine geldi. Sana parsellerini de bize devredin. Biz büyük bir organize sanayi bölgesi olalım. ‘ dedi. Biz de elimizdeki 3 milyon metrekarelik alanı organize sanayi bölgesine bıraktık. Bizim belediye olarak devrettiğimiz 3 milyon karelik sanayi alanı Osmaneli’nin kaderini değiştirdi. Şu anda yeni gelen fabrikalarla birlikte Osmaneli’de sanayi parselleri dolmuş durumda. Buraya çok ciddi firmalar geliyor.  


TAVUK FİRMALARI İLE İLGİLİ OSMANELİ’DE BİR SIKINTI OLMUŞTU. BURADAKİ SIKINTI NEDİR? 
Buradan öncelikle o kardeşlerimize teşekkür ediyoruz. Osmaneli’de köylerimiz belli bir dönemde terk edilmiş durumdaydı. Arazi fiyatları çok düşük fiyattaydı. Sonra Sakarya ve çevre illerde kanatlı hayvan yetiştiriciliğinde kısıtlamalar getirilince Osmaneli’de de bu konuda yerler açık olunca köylerimize bir rağbet oldu. Türkiye2de önde gelen firmalar Osmaneli’ne geldi. Köylere yakın atıl olan yerlerden kanatlı hayvan yetiştiriciliği ile ilgili devlet teşvikiyle yer aldılar. Osmaneli şu anda geldiği nokta itibariyle doyuma ulaştı. Sıralamaya baktığımız zaman Türkiye’de kanatlı hayvan yetiştiriciliğinde Osmaneli bu yatırımlarla beraber ilk 10’a giriyor. Bunun istihdam, ekonomik hareketlenme alanında faydaları oldu. Sosyal projelerde ise bu gruplar destek veriyor. Türkiye ekonomisine de büyük destek oluyor. Artık bu konuda bir doyuma ulaştık. Sayın Valimiz de bunun farkında. En sonra gelinen durumda bu sektörün Yenipazar ve Gölpazarı’na kaydırılması. Osmaneli’de yeni yatırımda ziyade mevcut durumunda muhafaza edilmesi düşünülüyor. Ama kanatlı hayvan yetiştiriciliği Osmaneli ’de çok iyi bir duruma geldi. İlçemize çok büyük katkılar sağlıyorlar.  

BÜYÜMENİN VE GELİŞMENİN GETİRDİĞİ İHTİYAÇLAR ARTIYOR. BİLECİK MERKEZDEN SONRA EN ÇOK OSMANELİ’NDE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ VAR. BU KADAR ÇOK İNSAN NEREDE KONAKLAYACAK? KONUT SORUNUNU NASIL ÇÖZECEKSİNİZ?
Bilecik merkezden sonra en çok öğrencinin olduğu ilçeyiz, 1500 öğrencimiz var. Hedefimiz bin kişilik KYK yurdu ile beraber Osmaneli'ndeki öğrenci sayısını 5 bine çıkarmak. Üniversitedeki hocalarımız için de bir projemiz var. En az üniversiteden 20 hocamızı Osmaneli’nde ikamet ettirmek istiyoruz. Hocalarımız Osmaneli’ne yerleşirse burada yapılanlar kalıcı olur ve sürekli projelere destek olurlar. Üniversitemizde iş birliğimizin Osmaneli’ne çok büyük yansımaları var.  
Osmaneli’nde şu ana kadar 2 TOKİ projesi gerçekleştirildi. 1 tanesi rahmetli belediye başkanımız Selahattin bey döneminde. O dönemde 20 konut yapılmıştı arkasında biz de 100 konut yaptık. Toplamda 300 konutluk bir proje gerçekleştirdik. Deprem nedeniyle proje ihalelerine giren olmadı. 29’un yeniden ihaleye çıkıyorlar. 300 konut da öyle yapacağız. Arkasından da bizim yerlerimiz vardı TOKİ’ye verilmişti. Hemen bu projeye gireceğiz. 400 konut da oradan gelecek.  
Önümüzdeki 5 yıl içerisinde Osmaneli’ne 3 bin işçi girişi olacağına göre konut ihtiyacını düşündüğümüzde en az 3 bin konuta ihtiyacımız var. Bu konutları başta özel sektör yapacak. Onları da özendiriyoruz. 4 ay içerisinde özel sektöre 300 konutluk inşaat ruhsatı verdik. Onlar hızlı bir şekilde devam edecek. Bunun yanında TOKİ ile projelerimiz var. Diğer taraftan belediye olarak da bu işin içerisine giriyoruz. Öğretmen, memur ve üniversitedeki hocalarımız ile ilgili bir kooperatif kurup onları ucuz konut sahibi yapmak ve konut sayısını arttırmak gibi bir projemiz var. Toplamda 3 bin konuta ihtiyacımız var ve bunu gerçekleştireceğiz. Bu anlamda da şehir planımızı revize ettik. Yeni alanlar yerleşime ve konuta açıyoruz. Bunları yaptığımız zaman Osmaneli konut anlamında da çok önemli bir yere gelecek. Osmaneli’ndeki hedefimiz 50-60 bin nüfusa göre alt yapı bu konutta da öyle. Çok da bu sayının üzerine çıkmasını istemiyoruz. Bütün planlarımız bunlara göre inşallah bunları gerçekleştireceğiz.  


GEÇTİĞİMİZ 2 DÖNEMDE 1 MİLYAR 550 MİLYONLUK BİR YATIRIM YAPILDIĞI GÖRÜLÜYOR. BİLDİĞİMİZ KADARIYLA DA BÜTÇENİZ 190 MİLYON LİRA. BU KADAR KAYNAĞI NASIL YARATTINIZ? MÜNÜR ŞAHİN’İN BURADAKİ SIRRI NEDİR? 
Biz çok büyük bir çaba sarf ediyoruz. Ama biz de iyi bir yöneticiyiz. Önce belediyede iyi bir ekip kurduk. Osmaneli Belediyesi olarak kavgasız, gürültüsüz her kurumla işbirliği yapan, iktidarın olanaklarını da olabildiğince kullanmaya çalışan bir konsepti yönetmeye çalışıyoruz. Bunu yaparken en önemli özelliğimiz bize 1 birim kaynak verildiğinde biz 5 birimlik yatırım yapabiliyoruz. 10 yılda toplam yatırımımız 1 milyar 550 Milyon Lira. Bu yatırımların bugünkü değeri bu kadar. Biz o kadar para harcamadık. Zaten en büyük özelliğimiz budur.  
En sonra belediye binasını yapıyoruz. Bu binasının komple olarak ihaleye çıktığınız zaman 70 Milyon liradan aşağı mal edemeyiz. Ama biz inanıyoruz ki bunu 20 Milyon liraya mal edeceğiz. Bu nasıl oluyor? Buraya 200 ton demir gerekiyor. Bunun 100 tonunu sanayicilerle görüşerek bunları temin ettim. Betonu da büyük oranda hallettim. Seramik olarak TERMAL Seramik’ten temin ettiğimiz seramikleri kullanıyoruz. Burada sadece kaba inşaatın maliyeti bize kalıyor. Bittiğinde 100 Milyon liralık değeri olacak bir yer biz 20 Milyon gibi bir rakama mal edeceğiz.  
Çocuk Kulübü yaptık. Burada 24 saat hizmet veren bir yer yaptık. Belediye olarak burada çok az bir şey harcadık. Burası 30 Milyon Lira değerindedir ama belediye 1-1,5 Milyon Lira harcamıştır. Geriye kalan kısmında kimisi demirini kimisi betonunu verdi.  
Şimdi Yaşlı Bakım Evi yapıyoruz. Projesini çizdirdik. 40 Milyon Liralık bir proje ama biz yardım ve hibelerle bunu yapıyoruz. İnsanlarda şu algıyı oluşturduk, adam çalışıyor diyor. Biz hiç kimseden parasal yardım istemiyoruz. Biz malzeme istiyoruz. Aldığımız malzemelerle de bu işlerimizi yapıyoruz. Kapalı Yüzme havuzu yapıyoruz, onun da projesi hazır. Gençlik ve Spor Bakanımız geldiği zaman sözünü vermişti. Her şey hazır. Bunu da aynı yöntemle yapıp bakanlığa da yük olmayacağız. 5’te 1 maliyetine burayı yapacağız. Başarının altında yatan etken budur.  
En sonra bin 100 metre asfalt döktük. Asfaltı eski Bakanımız Fatih Dönmez sayesinde aldık. Onun döneminde 150 ton asfalt hibesi aldık. Bununla beraber Osmaneli’nde birçok yerde asfalt çalışması yaptık. 10 milyon lira maliyetli bir yer 1 milyon 650 bin liraya mal ettik ve bitirdik. Başkası olsa seçim var diye yapmaz ama biz yolu yaptık ve açtık. Demek ki burada bir yönetim başarısı var. İyi bir ekip kurduk, başında ben organizatörlük ve abilik yapıyorum. Diğer taraftan da çok çalışıyoruz ve Allah da bize yardım ediyor.  


AK PARTİ BELEDİYESİ OLARAK DEVAM EDİYORSUNUZ. GEÇTİĞİMİZ SEÇİMDEN SONRA BİR DÖNEM BAĞIMSIZ OLARAK DEVAM ETTİNİZ? BAĞIMSIZ OLARAK DEVAM ETSEYDİNİZ AK PARTİ’YE GEÇMESEYDİNİZ BU KADAR YATIRIM DEVAM EDEBİLECEK MİYDİ? 
Bağımsız dönemime girmiyorum. Orada birtakım şansızlıklar oldu bu her yerde olabilir. Ama bağımsız olduğumuz dönemde de çok yoğun bir çalışma yaptık, mantığımız yine aynıydı. Genel yönetim ile yerel yönetimin aynı yönde hareket etmesinin getirdiği avantajlar var. Bizim yaptığımız bir proje genel yönetimin de düşündüğü bir proje ise o kolaylaşıyor. Yer tahsisi, bürokratik olarak önümüzün açılması gibi konularda avantajlar oluyor. Ancak ikisi uyumlu olmadığı zaman sıkıntı oluyor. Birisi ben şuraya şunu yapacağım diğeri de benim politikam bu diyor. Biz o uyumu sağlamış oluyoruz. Bu uyumun avantajlarını sağlıyoruz. Şöyle örnek vereyim, Yüksek Hızlı Tren projesinde Osmaneli’nde istasyon yoktu. Bakanımıza giderek durumu arz ettik. Olması mümkün değil diyorlardı. Sonra durumu anlattık, bu kadar yükü çekiyoruz, burada istasyon olmazsa olmaz dedik. Ondan sonra zor bir arazide yer bulundu.  Şu anda da yapılıyor. Diğer türlü olsa bunu yapmak belki de mümkün olmayacaktı. Bu da Osmaneli’nin kaderini değiştiren bir yatırımdır. Lojistik merkezi haline geliyoruz bu sayede. Bozüyük bu konuda çok büyük bir avantaj elde etmişti. Bozüyük’ten sonra Bilecik’in ikinci ilçesi olarak lojistik merkezi oluyoruz.  


ÖNEMLİ PROJELERİNİZDEN BİRİSİ KADIN KOOPERATİFİ, KENDİNDEN DE SÖZ ETTİRİYOR. BİLECİK’TEKİ KADIN KOOPERATİFİ İLE TATLI BİR REKABETLERİ VAR. SİZ BİRAZ DAHA AKTİF GÖRÜNÜYORSUNUZ. BUNU NASIL GERÇEKLEŞTİRDİNİZ? 
Kooperatifi belediyemizde ayrı olarak kurduk. Belediyemiz kooperatife ortak değil. Ama biz belediye olarak her konuda destek oluyoruz. Yöresel ürün üretiminde onlara destek oluyoruz. Öncelikle Lefke Bezini öne çıkardık. Coğrafi işaretli ürünlerimiz var onları ön plana çıkarmayı amaçladık. Pazarlama tekniği olarak da destekledik. Laf olsun diye kadın kooperatifi kuralım demedik. Kadınların, Tarım ve Kredi Kooperatifi marketlerine gittiğinde en çok kadın kooperatiflerinin ürünlerini aldığını öğrendik. Kadınalr kendi aralarındaki dayanışmadan ötürü öncelikle bu ürünleri alıyorlar. Biz de bu doğrultuda çalışmalarımızı hızlandırdık. İyi bir noktaya geldik ve yöresel ürünleri yetiştiremiyoruz. Ayva lokumunu, Tarım Kredi mağazaların tümüne ürün veriyoruz. Şu anda istekleri karşılayamıyoruz. Diğer marketler de istiyor. Bununla ilgili Bin 200 metrekarelik yeni bir yatırım yapıyoruz. Artık tamamen meyve lokumu üreteceğiz. Gölpazarı’nın kirazını, Küplü ve Karaköy’ün hurmasını alacağız. Bilecik’te var olan meyveleri de alarak meyve lokumu konusunda uzmanlaşıyoruz. Bu da Bilecik’in tüm tarımını kapsayan güzel bir gelişme olacak. Bu ürünler katma değeri olan ürünler. 


VAR OLAN YAPILARI ÇOK İYİ DEĞERLENDİRİYORSUNUZ. ‘TİCARİ BELEDİYECİLİK YAPIYORUZ’ DİYORSUNUZ. NEDİR BU TİCARİ BELEDİYECİLİK?
Bu konuda bazı yanlış anlaşılmalar da oluyor. Ben ticari belediyecilik sözünü bilerek öne çıkarıyorum. Biz belediyeyi özel sektör mantığı ile de yönetiyoruz. Bazı arkadaşlar da diyor ki, ‘belediye sadece sosyal belediyecilik yapar.’ O da bir fikirdir. Belediye sadece sosyal belediyecilik yaparsa o zaman sadece iktidarın sağladığı avantajlar, İller Bankası’ndan gelen para ve vergilerle elde ettin gelir var. Bizim belediyemizin farkı burada çıkıyor. Bunlarla sadece maaşlar ve zorunlu hizmetler karşılanır. Bunların da çoğunu gerçekleştiremezsin. Çoğu belediye kredi kullanıyor. Niye kredi kullanıyorlar? Çünkü gelirleri harcamalarına yetmiyor. Biz bunu bildiğimiz için diyoruz ki özel sektör mantığını getirdik. Sosyal belediyeciliğin en iyisini de biz yapıyoruz. Bu konuda ben kesinlikle kimseyle mukayese etmem. Çocuklarla ilgili Çocuk Kulübümüz var, bu hiçbir yerde yok. Kadın Girişimciler Kooperatifimizin çalışmalarını zaten anlattık. Gençler için alt yapı kulübümüz var. 18 branşta 1200 lisanslı sporcumuz var. 60 milli sporcumuz, 20 üniversite mezunu hocamız var. Orada da varız. Şu anda Yaşlı Bakım Evi yapıyoruz. Sosyal belediyecilik lafla olmaz. Bunların dışında erzak yardımı gerekiyorsa bunları dağıtıyorum. İftar programlarını en yoğun yapan belediye benim. Ama belediye kasasından tek kuruş çıkmıyor. Bunu da imece usulü yapıyoruz. Biz sosyal belediyeciliği zaten yapıyoruz. Bazı belediyeler Adana’ya hasta veya cenaze götürmüyor ama biz götürüyoruz. Bu bizim için bir risk ama bu riski alıyorum. Ambulans sayımızı 3’e çıkarttık. Bugün Türkiye’nin her yerine götürebiliyoruz. Sosyal belediyeciliğin en büyük tarafları bunlar. Biz sloganlarla yönetim yapmıyoruz. Sosyal belediyeciliğin an alasını yapıyoruz ama ticari belediyeciliğimizi de iyi yapıyoruz.
İçmeler tesisimiz var. Artık oraya tırlardan giremiyoruz. Burayı büyüteceğiz. Aylık olarak burada 2,5-3 Milyon Liralık ciroya geldik. Ben oradan gelir elde ediyorum ve 35-40 kişi burada çalışıyor. Bu ne kadar güzel bir olay. Belediyeler bu işi yapamaz deniliyordu. Yıllarca Koç grubunda özel sektörde yöneticilik yaptık. Orayı ali Koç mu yönetiyor? O en fazla bizim gibi başarılı yöneticileri topluyor, yöneticiler orayı yönetiyor. Bunlar da oradan para kazanıyor. Ben şimdi bunu Osmaneli Belediyesinde yapıyorum. Bu mantıkla baktığımız zaman burada da başarılı oluyoruz. Siyaseten zorlukları var buna da katılıyorum. Senle beraber yürümüş olanlara öncelik vermen gerekiyor. Bunu zaten her parti yapıyor. Ama ehli olması gerektiği zaman da partisine bakmıyoruz. Kim gelirse ondan yararlanıyoruz. Oradaki tek kıstasımız bizimle beraber yol yürüyorsa aynı hedefe gidecek. Bizim içimizde olup da başka hedefe gitmeyeceksin. Onu siyaset zamanında yaparsın. Ticari belediyecilikte çok başarılı olman gerekiyor ki sosyal belediyecilik fonuna aktarılabilsin. Senin mali yapın iyi olmazsa sosyal belediyeciliği çok iyi yapamazsın. 


RAKİBİNİZ TARAFINDAN BELEDİYENİN ARSALARININ SATILDIĞI YÖNÜNDEELEŞTİRİLER VAR. BU KONUDA NE DEMEK İSTERSİNİZ?
Önceden birisi böyle söylediğinde sinirleniyor ve çıldıracak gibi oluyordum. Dengem bozuluyordu. O kadar yer aldım onu söylemiyorlar bunları söylüyorlar diye kızıyordum. Şimdi bunlara alıştım. Ben sürekli gayrı menkul alıyorum. Bir belediye başkanı kentin bütün konularını ilgi göstermek durumundadır. Belediye başkanı halka hesap veriyorsa her konun içerisinde olacak. Haddini bilecek ama bulunacak. 
Ben sürekli arsa, tarla alıyorum. Bunların da imarla değiştiriyorum, değerlendiriyorum. Bunu şahsa da yaparsın o zaman adın başka türlü anılır. Bırakın böyle anılsın. Ben tarlayı alıyorum, bunu kıymetli hale getiriyorum. Orasını 100 liraya aldıysam 3 bin liraya çıkıyor. Şu anda 150 Bin metrekare benim arsam var. 450 Milyon Lira değerinde benim arsam var. Şimdi sattı dedikleri, bin 500 metre kare yer sattım. Camicedid Mahallesi var, orası ölü bir alan. Orada kullanılmaya yer var. İhale ile satışını yaptık. 
Biz konakları almaya başladığımız zaman ‘ bu adam kafayı mı yedi’ dediler. Geçmişte Osmaneli’de sansarlar geziyor diye haberler vardı. İlk konağı 30 Bin liraya aldım. Geldiğimiz noktada 35-40 tane konak almışım. Bunları restore ettik ve değerli hale getirdik. 500 Bin Lira maliyeti olan bir konağı 8 Milyon 300 Bin Liraya ihale ile sattım. Bu parayla da gidip 3 tane daha konak aldım. Ben burada konakları ayağa kaldırmak istiyorum. 40 tane konak alınmış, tebrik ederim denilmiyor. 2 tane konağı elden çıkarttığın zaman konu yapılıyor. Artık öğrendik, siyasette işler böyle. Burada bir algı yönetimi var. Aldığımız 3 konak otel olarak yapılıyor. Bunlar daha büyük olacak. Küçük yapıldığı zaman maliyeti uygun gelmiyor. Büyük olduğu zaman işletme maliyetleri düşüyor. 30 odalı bir otel olacak. İnşallah bunlar da daha fazla gelir getirecek. Gayrı menkulleri alan benim, yani benim dönemimde alındı. Şu anda Osmaneli Belediyesinin 700-800 Milyon Liralık gayrı menkul almışım. Elden çıkardıklarımı da diğer yatırımlara yönlendiriyorum. Ben burada hiç kredi kullanmıyorum, borçlanmıyorum. İller bankasına gidip iktidar belediyesi olarak kredi alırım. Ama benden sonra Osmaneli perişan olur. Ben borçlanmıyorum ve kiralık yer yapıyorum. Şu an belediye binasını yapıyoruz. Altında 4 tane büyük dükkan var. 5 yıllık süreçte en az 20 Milyon Lira gelir getirecek. Benden sonrakiler de bunu kullanacak.


BENDEN SONRA DİYORSUNUZ. BU SON DÖNEMİNİZ Mİ? BAŞKA HEDEFLERİNİZ Mİ VAR?
Şu anda yok. O anlamda demiyorum. Siyaseten hiçbir hedefim yok. Benim tek bir hedefim var. Ben Osmaneli ilçesinde yetişmiş bir insanım. Ömrümün son kısmını da Osmaneli’ne vakfetmişim. Bu ilçeyi ne kadar çok değerli hale getirirsem bizden sonrakilere bu şekilde güzel bir miras bırakmak. 15 yıllık dönemimiz Türkiye’nin 100’üncü yılında Osmaneli tarihine altın harflerle yazılacaktır. Adam çalıştı, gerçekten güzel işler yaptı denilecek. 


KRİZE YOL AÇAN BİR GÖREVİ DAHA ALDINIZ. KARASU BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA GELDİNİZ. GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDEYİNE BİR ARIZA OLUŞTU. BUNUNLA İLGİLİ ÇÖZÜM PROJESİ VAR MI? 
Karasu projesi yerelde istikrarın ne kadar önemli olduğunu gösteren bir projedir. Bu konuyu Selim beyle de konuştum. ‘Biz geldiğimizde bu proje yapılmıştı’ dedi. Bu projede kullanılan borular Türkiye’de 2 yerde kullanılmış. O dönemde bir şekilde standartlardan geçmiş. Ama basınca uygun değil. En büyük problemlerden bir tanesi o tarz boru kullanılması. Bu İller Bankası kanalıyla yapılmış. Bugün kime sorsak öyle değil der. Bazı yerlerde çelik boru kullanılmış onlarda hiçbir sıkıntı yok. Patlayan yerlerin çoğu bu boruların kullanıldığı yerler. Zaman zaman toprak kayması da oluyor. Çünkü bu yol üzerinde Yüksek Hızlı Tren çalışması, bölünmüş yol çalışması oldu. Hat bayağı bir hasar görmüş durumda. Selim beyden sonra Söğüt Belediye Başkanı İsmet Sever birlik başkanı oldu. Arkasından konu ile ilgili hiç ilgisi olmadığı halde Vezirhan Belediye Başkanı oldu. Kimseyi suçlamıyoruz ama o dönemlerde de bununla ilgili bire şey yapılamadı. Hiç kimse bu sorunu getirmedi. O zaman sorunu getiren tek kişi bendim. Bu su kaynağı yetmiyordu. Bana su gelmiyordu. O zaman bir yanlışlık yapılmış ve toplam maliyeti mesafeye göre ayarlamışlar. En uzak yerdeyiz diye maliyetin yüzde 40’ını bize ödetmişler. Bunun parasını hala ödüyorum ve 2025 yılında bitecek. 
Biz geldiğimiz Osmaneli’de alternatif su kaynakları baktık. Eski Boyalıca mevkiinde su kaynaklarımız vardı. Onların bir kısmını hatta dahil ettik. 8 kuyu açtık. Karasu hattı patlaklarından bu yüzden çok etkilenmedim. Ama diğer belediyeler bu önlemleri alamadılar. Şu anda da önlem alanlar sorunlardan daha az etkileniyor. Karasu’daki su Karasu Birliğine dahil olan belediyeye yetecek düzeyde değil. Bunu herkesin kabul etmesi gerekiyor. O zaman yeni su kaynakları gerekiyor. YA her belediye ilave su kaynakları bulacak ya da Karasu’nun çıktığı yere baraj yapılacak. Bunlar uzun vadeli olaylar. Kısa vadede kendine mutlaka kuyu açacak. Haftada 2 kere bu borularda sıkıntı oluşuyor. Bu bölümlerin de değişmesi gerekiyor. Bu konuyu belediye başkanlığı döneminde Melek hanımla da görüştük. Burada kullanılacak malzemelerle ilgili liste verdik. Milletvekilimiz Halil Bey ve Selim beyin de bilgisi var. Seçimden sonra belli bölgelerin mevcuda dokunmadan çelik boru ile bypass yapacağız.  Yeni hat çekeceğiz.  


UZUN SÜREDİR YAPIMI DEVAM EDEN OTOGAR PROJESİ GÖZE ÇARPIYOR. BU PROJE NEDEN TAMAMLANAMADI?
Bazı şeyleri de kabul etmek gerekiyor. Otogarın çalışmasının çok uzadığı doğrudur. Otogar olarak kullanıyorduk ama tescilli otogar olmadığı için şehirlerarası otobüsleri ikili ilişkilerle ancak durdurabiliyorduk. Ama resmi otogar olarak görülmüyordu. Otogarımızın bulunduğu bölge aynı zamanda hal bölgesi. Burada bir takım problemler yaşadık. Bu alanın belediye tahsil edilmesi gerekiyordu. Bunun bir kısmı da orman alan vasfı kaybetmiş olmasına rağmen önce ormandan çıkarılması, hazineye devredilmesi ve hazinenin onun yerine iki katı yer vermesi ve bu alanın Osmaneli Belediyesine devredilmesi gerekiyordu. Bu süreci çok anlatabilecek durumda değildik. Bazı şeyleri anlatmak gerekmiyor, anlatmak tehlikeli oluyor. 2 ay önce bu işlemlerin hepsi bitti. Artık yer tamamen Osmaneli Belediyesine tahsil edildi. Hemen Karayollarına müracaatımızı yaptık. Otogar prosedürü ile ilgili birkaç eksiğimiz kaldı. Şimdi de T2 belgesini alıyoruz. Otobüslerin girebileceği konuma geliyor. Seçim süreci olduğu için de çok ilgilenemedik. Seçimden sonra 15 gün içerisinde eksiklerimizi tamamlayacağız. Belediye şirketimiz üzerinden de kendi belgemizi alıyoruz. Buraya gelen otobüslerimize de çayını kendimiz vereceğiz. Gecikme olduğunu kabul ediyorum ama bunlar yasal prosedürlerden ötürüdür. Bundan sonra da bu hatamızı telafi edeceğiz. 


10 YILLIK DÖNEMDE ÖNEMLİ ÇALIŞMALAR YAPTINIZ. GÖREVE BAŞLARKEN BU KADAR BÜYÜK ÇALIŞMALARI HAYAL EDİYOR MUYDUNUZ? ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM SEÇİLİRSENİZ OSMANELİ’DE NELER YAPMAK İSTİYORSUNUZ?
Mesleğim gereği Türkiye ekonomisi ile ilgili birisiyim. Koç grubunda çalışırken 20 yıl sonrası dünya nereye gidecek, bu gelişmeler çerçevesinde Türkiye nereye gidecek, şirket nerede yer alması gerekir gibi senaryolarla kendimizi geliştiren bir yapıda olduk. Osmaneli Belediyesine geldiğimiz zaman da Osmaneli için hedeflerimizi belirlemiştik. Çok da eleştiri aldık. Dediler ki, bu belediye başkanı her konuya giriyor. 2 konuya girersin ve dönemini tamamlarsın diyenler oldu. Ben hep şunu dedim, biz konuları belirleyelim. Hepsinde hazır olalım. Bugün hiç ummadığınız alanlarda bile projelerimiz var. O konu ile ilgili bir teşvik, hibe olduğunda bizim projemiz hazır oluyor. Her şeye hazırlıklı olduğumuz için vakit kaybetmiyoruz. Siyasette; çıraklık, kalfalık, ustalık dönemleri geçiyor. Öyle baktığımız aman biz de artık son dönemdeyiz. Artık Osmaneli olarak örnek bir belediyeyiz, örnek bir belediye başkanıyız. Gittiğimizde her kapı bize açık oluyor. Bu 5 yılı sadece Osmaneli için değil, Melek kardeşimiz kusura bakmasın Mustafa Yaman’a da destek olmak suretiyle hem Osmaneli hem de Bilecik için bu projeleri gerçekleştirme şansımız olabilir. Deneyim anlamında tüm belediyelere ağabeylik yapacak konumdayız. İlçe olarak ise Osmaneli’de bir seçim havası yok. Seviyeli bir yarış var.