SALGIN HASTALIKLAR SAVAŞLARDAN DAHA FAZLA CAN ALIYOR!

Tarihsel süreç içerisinde Salgın hastalıklar, savaşlardan daha çok can aldığı tartışılmaz bir gerçektir.

İnsanlık tarihinden çok daha öncelere gittiği düşünülen mikropların insanların kişisel, sosyal, toplumsal, kültürel ve ekonomik alanlarına gösterdiği etkileri oldukça fazladır. Bu virüslerin sebebi olan hastalıklar toplumda hızlı yayılmasıyla ciddi şekilde ortaya çıkan hastalıklar tarihsel süreçte toplu ölümlerde, siyasi ve sosyal yapıların köklü bir şekilde değişmesine sebep olmuştur.

Yine tarihsel süreç içinde; veba, çiçek, tifüs, tifo, kolera, sıtma, İspanyol gribi gibi bulaşıcı hastalıkların salgınlar yaparak pek çok insanın ölümüne sebep olduğu biliyoruz. Maalesef İnsanoğlu bazen yavaş bazen ise hızla insanların ölümüne neden olan ve bazen de tüm insanlığı tehdit eden bu küçük mikropları uzun yüzyıllardır tanıyamamış ve tanımlayamamıştır.

Daha sonraları teoriler bularak dönüm noktası olarak virüsü tanımışlar ve artık insanoğlu tarafından mikroplara karşı savaşta çok etkin bir silah olan antibiyotikler kullanılmaya başlamıştır. Mikropların keşfinden sonra insanlık tarafından birçok savunma metodu geliştirilmesine rağmen salgın hastalıklar özellikle insan vücut sisteminin zayıflamasına neden olan, hijyen, yaşam koşulları gibi sosyal durumların kötüleştiği dönemlerde insanlık için tehdit olmaya devam etmiştir. Savaş ortamlarının getirdiği en büyük olumsuzluklardan biri hiç şüphesiz ki bulaşıcı hastalıklardır. Nitekim Çanakkale öyle ki bu mücadele sadece topla ve tüfekle de kazanılmış değildir.

Açlıkla, susuzlukla, pislikle, bulaşıcı hastalıklarla mücadele edilmiştir. Osmanlı Devleti, başta Balkan Savaşları olmak üzere Birinci Dünya Savaşı esnasında da savaşın yanında bulaşıcı hastalıklarla da mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bulaşıcı hastalıklar sadece cephedeki askerleri değil, sivil halkı da çok etkilemiştir.

Zira sivil halk arasında salgın hastalıklardan ölümler, yine hastalıklar dolayısıyla cephede hayatını kaybeden askerlerin sayısından fazladır.

Anadolu’da Türkler ve Müslümanlarla birlikte Ermeniler de salgın hastalıklardan dolayı büyük sıkıntılar çekmişlerdir. Özellikle göç yollarında ve Halep’e göç ettirilen Ermenilerden çok sayıda ölenler olmuştu. Devlet hastalıklardan ölümleri önlemek için bütün imkânlarını seferber ettiyse de çok başarılı olamadığını biliyoruz. Ayrıca, hastalıklardan sadece cephede bulunan asker ve sivil halk değil diğer devletlerin temsilcileri arasından da hayatlarını kaybedenlerin olduğu biliyoruz.

Günümüzün tehlikeli salgını ise dünyayı ele geçiren hiç şüphesiz korona virüsüdür. İlk olarak Çin’in Vuhan şehrinde ortaya çıkan Korona virüsü, Türkiye dahil 118 ülkeye yayılım göstererek pandemik bir salgın haline dönüştü ŞUAN VİRÜS Avrupa’yı ele geçirdi. Korona Virüsü Solunum yollarını hedef alıyor ve Korona virüsler hafif düzeyli soğuk algınlığından şiddetli solunum sıkıntısına kadar farklı tablolara neden olan büyük bir virüs grubundandır. Maalesef dünyaya hızlı bir şekilde yayılmaya devam ediyor hız kesmeden. Aslında ölüm oranı yüzde 3 ila 5 iken asıl tehlikesi çok çabuk bir şekilde yayılıyor olması ve maalesef yaşlı kesimi ve kronik rahatsızlıkları olan kişileri daha çok etkiliyor belki çoğu kişi bu virüsü ciddiye almıyor ama durum gerçekte ciddi sonuçlar doğurmaya devam ediyor.

Biran önce herkes önlemini almalı ve kişisel temizliğine ve işe gitmiyorsa zorunluluğu yoksa evden dışarı çıkmamalı en yakın ailenizle bile temas kurmayın kendiniz için sevdikleriniz için biraz sabredin ve durumun ciddiyetini kavrayın virüs ülkemizde de hızlı bir şekilde artmaya başladı.

Tedbirinizi elden bırakmayın geç kalmayın bazı şeylerin geri dönüşü olmayabiliyor maalesef. Ve sokağa çıkmamak için sokak yasağını beklemeyin. Evinizde vakit geçirin. Belki sana bir şey olmaz diye düşünüyorsun ama senin gibi düşünen insanlar da oldukça fazla olduğundan olacakları düşünmek dahi istemezsiniz gerçekten son olarak son günlerde duyduğum en anlamlı yazıyı da paylaşmak istiyorum’’şunu artık anlamamız gerekiyor. Tedbirsizlik bizi ölü yapmaz. Ama KATİL yapabilir.

Canımızı koruyabiliriz belki ama bulaştırdığımız virüslerle insanları öldürebiliriz’’tekrar tedbiri elden bırakmayın umarım dünyamız ve ülkemiz biran önce sağlıklı günlerine kavuşması ve dönmesi ümidiyle sağlıkla kalın.