ORMANLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM ONLAR YOKSA BİZ DE YOKUZ

Orman alanı bakımından bir cennet olan vatanımızı kendi ellerimize bozarken bir yandan da gerçekleştirilen ağaç dikme projeleriyle de kaybettiklerimizi geri kazanmaya çalışıyoruz.

4000 yıl önce Anadolu'nun %60 - %70'i ormandı. Ormansızlaşma hem tarih öncesinde hem Rum hem de Osmanlı dönemlerinde gerçekleşmiştir. Bu ormansızlaşmaya rağmen Türkiye'nin biyoçeşitliliği hâlâ birçok Avrupa ülkesinden fazladır.

1937'de yaptığı ilk orman kurallarından beri resmi "orman" tanımı değişiyordu. 2019 itibarıyla Orman Genel Müdürlüğüne göre Türkiye'deki ormanlar 23 milyon hektarlık bir alanı kaplamaktadır 1990'dan beri ormanların toplam alanı 1 milyon hektar artmış ancak orman verimliliği yarı oranında düşüktür. Bakanlığın açıklamasına karşın Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün "orman" tanımına göre Türkiye'de yaklaşık 12 milyon hektarlık yüzölçümünün yaklaşık %15'i orman bulunmaktadır.

Türkiye'nin ağaçlandırma için önemli bir potansiyeli vardır ve bazı uzmanlara göre 50 milyon hektarlık alan ağaçlandırılabilir.

Hepinizin bildiği gibi, ormanlar sağlığımız için son derece önemli olan, oksijeni üretirler ve Allah’ın biz insanlar için yarattığı sayısız faydası bulunan, bakmaya doyamadığımız yemyeşil alanlardır. Bugün dünya üzerinde bir kişi için yaklaşık olarak 7 ağaç kesilir ki bu da 49milyar ağaç demektir.S adece sigara için yılda 100 milyon ağaç kesiliyor.

Bu rakamları hektar olarak ifade edersek, bugün dünya da yılda 16 milyon hektar alan çöl oluyor demektir, bu da saniye de 185,186 hektar alan çöl oluyor demektir, her bir nefes aldığınızda 185hektar orman yok olmuş demektir ki, bu da 1milyon851bin860 metre kare orman demektir. Unutmayın, her nefes aldığınızda, bu kadar orman yok olmuş demektir.

Sadece ülkemizde bir ton kağıdın geri kazanımı; selüloz-kağıt ithalatı nedeniyle 700-1000 doların ülkemizde kalması anlamına gelmektedir. Yalnızca İstanbul’da bir yılda tüketilen 450.000 ton kağıt geri kazanılsa, Türkiye’de yılda 38000000 (otuzsekiz milyon) metrekare ağaçlık alan korunabilir. Geri dönüşüm ne kadar da önemli..

Ülkemizdeki yeşil alan miktarına baktığımızda, Karadeniz bölgesi  oldukça yeşil, kıyı kenarları hakeza, fakat iç anadolu ve doğu anadolu bölgelerinde durum maalesef çok kötü.. Üstelik bir de buna, ne kadar yazıktır ki,güvenlik güçlerinin, güvenlik amacıyla doğuda yanmasına göz yumduğu ormanlık bölgeleri de katarsak.. Çok üzücü bir tabloyla karşı karşıyayız demektir.

Bu tabloyu geri dönüştürmek bozduğumuz doğayı çok uzun sürelerde de olsa onarmak yine bizim elimizde. 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında Türkiye’nin 81 ilinde ağaç dikme kampanyası başlatıldı. Yakılan, yıkılan, birçok alanda ağaçlandırma çalışmaları yapılıyor. Bu demek değildir ki bu özel günlerle sınırlı kalmalı, bu demek değildir ki rehavete kapılınmamalı. Ormanlarımız bizim yaşam kaynağımız, ciğerlerimiz. Onlar yoksa biz de yokuz.