banner795
banner401
banner422
banner806

Bir aksam, daha önceden pek de tanımadığımız biri çıktı ve o felaket haberini  duyurdu bize.  "Ülkemizde de bir covid vakası tespit edildi, kontrol altına alındı " deyiverdi. İnanmıştık,  inanmak istemiştik daha doğrusu. 

Oysa alınmamıştı, alınamamıştı, alınmayacaktı da... Bunu bilmezken her gün  artık vakaların biteceğini umut ediyor olmamız çok normaldi tabi. Ama gerçek o değildi. Bitmeyecekti! Bitirmeyeceklerdi!

Bir vaka, iki vaka, üç vaka derken, "pandemi" deyiverdiler birden bire. O zaman düşünmüştüm nerden biliyorlar pandemi olacağını,  belki birkaç ay sonra bitecek bir salgındı bu, tıpkı daha öncekilerde olduğu gibi. Peşi sıra alttan alta bir mesaj da veriliyordu farklı çevrelerden farklı kişilerce,  "yeni dünya düzenine geçiliyor"  Bu da tuhaf gelmişti bana, daha tehlikenin boyutu, dünya üzerinde ne kadar insanı telef edeceği bilinmeyen bir salgın yüzünden neden yeni dünya düzenine geçelim ki? Demiştim kendi kendime.  Nedir bu yeni dünya düzeni diye düşünmüştüm çok kez.

Ülkeler istisnasız hepsi pandemiyle mücadeleye hazırlıksızdı ama pandemi sözcüğünü telaffuz etmeye hazırmış, öyle görünüyordu.

O günden bu güne alt üst oldu dünya.  Bildiğimiz, yasaya geldiğimiz, alışkın olduğumuz ne varsa değişti.

Her gün bir acayiplik çıkıyor karşımıza.

Öyle kolay değil demek ki yeni dünya düzenine geçiş.

Hop diye geçilmiyor demek ki!

Kolay mi caaanım dünyanın düzeni değiştirmek.

Yayından fırlamış bir ok gibi hersey, nereye saplanacağı belli değil artık. Günü kurtarmaya çalışıyor herkes. Fırsatçılar türedi her yerde, her alanda, etimizden, budumuzdan bir parça da onlar koparmak için tırnaklarını törpülüyor.

Son günlerde olanlar da biraz daha tuhaf!

Bütün ülkede buğday tarlaları yanıyor haberleri geliyor dört bir yandan. 

Ormanlar, zeytinlikler bitti, sıra buğday tarlalarına mi geldi?

Amaç ne?

Ne hedefleniyor?

Bu bir tesadüf mü? Her yerde buğday tarlalarının peş peşe yanması yani.

Her yerde dolaşan araçlar var, anons ediyor adam;

"Eski kitap, dergi, gazetelerinizi alıyoruz" diyor.

Neden?

Ne yapacaksınız eski kitapları, dergileri?

Bunları örgütleyen kimler?

Bütün ülkeye kim yaydı bu kişileri. 

Kim dedi onlara; " gidin sandık, sepet, ambar, nerde varsa toplayın gelin eski kitapları" diye.

Bu da mı tesadüf? Bütün ülkede kitap toplayıcı adamların dolaşması yani!

Hanımlar, beyler  bırakalım Bilecik'te itişip kakışmayı, elde hançer birbirimizi yaralamayı.

Ülkede neler oluyor ona kafa yoralım,  hatta dünya da!

Sahi dünyamızda neler oluyor?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner524

banner92

banner714

banner679

banner620

banner390

banner510

banner503