Yeminli Mali Müşavir Münür Şahin, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, emekçilerin ve emeklilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini savundu.
Küresel ekonomik sorunların yanı sıra bölgesel savaşların da etkisiyle emekçilerin yaşam şartlarının giderek zorlaştığını ifade eden Şahin, üretimin temel unsurlarından biri olan emeğin, oluşturulan gelirden hak ettiği payı alamadığını vurguladı. Üretimde toprak, emek, sermaye ve girişimci olmak üzere dört temel faktör bulunduğunu hatırlatan Şahin, günümüzde en kritik unsur olan emeğin yeterince korunmadığını iddia etti. Şahin, çalışanların aktif çalışma hayatlarında ve emeklilik dönemlerinde insanca yaşayabilecekleri bir gelire sahip olmalarının önemine işaret etti.
Adil gelir dağılımının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki ve toplumsal bir gereklilik olduğuna değinen Şahin, kamu ve özel sektörde görev yapan yöneticilerin, geldikleri toplumsal koşulları unutmadan emekçilerin haklarını gözetmesi gerektiğini dile getirdi. Sendikalaşmanın çalışanlar için yasal bir hak olduğunu belirten Şahin, işverenlerin bu konudaki dirençlerinin emekçilerin hak arama süreçlerinde önemli bir engel oluşturduğunu ifade etti.
Bilecik özelinde değerlendirmelerde de bulunan Şahin, kentte sendikalı iş yerlerinin çalışanlar tarafından daha çok tercih edildiğini, sendikasız ve güvencesiz çalışma koşullarının ise ilgi görmediğini aktardı. Şahin, işverenlerin “çalışacak işçi bulamıyoruz” yönündeki şikayetlerinin altında, düşük ücret ve güvencesiz çalışma koşullarının yattığını savundu. Emeklilerin düşük maaşlarla yaşam mücadelesi verdiğine dikkat çeken Şahin, ilgili bakanlıkların bu konuda gerekli adımları atarak çözüm üretmesi gerektiğini belirtti.
Şahin, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “Emekçilerin ve emeklilerin toplam gelirden aldığı pay artırılmalı, yaşam koşulları iyileştirilmelidir. Gelir dağılımındaki adaletsizlik, toplumsal barış için en büyük tehditlerden biridir. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum.”
