Kaybeden hep biz olmayalım

Sevgili okurlarım; bu yazımı bazılarınız beğenmeyecek biliyorum ancak yazmak zorundayım.

Hepinizin de takip ettiği gibi geçtiğimiz haftalardan bu yana dolar her gün Yükselişteydi. Çevremde en çok duyduğum söz hükümetin neden faizleri çıkarmadığı ile ilgiliydi.

Faizlerin artırılmasıyla toplumun daha fazla fakirleşeceğini söylediğimde tüm çevrem tarafından yadırganıyor ve düşüncemin yanlış olduğu belirtiliyordu.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yapmış olduğu icraatlarla dün övgüleri ile yere göğe sığdıramayan ve dün faize karşı olan insanlar faiz artırımına gitmediği için eleştiri yağmuruna tutuyordu.

Ancak ben her zaman için faizin çıkmasıyla da, döviz ve altının çıkmasıyla da zenginin kazanacağını fakirin kaybedeceğini öne sürüyordum ve hala aynı düşüncedeyim. Birçok esnaf  ve vatandaş hem kredi hem kredi kartı borçlusu.

Döviz kurları almış başını gidiyor, bir de faiz arttırıldığı zaman o esnafın veya vatandaşın yaklaşık %2 olan kredi kartı faiz oranlarının %5 e veya yüzde ona çıktığında düşeceği durumu düşünebiliyor musunuz.

O esnaf veya vatandaş dolar kurundan almış olduğu darbe ile mi mücadele edecek yoksa kredi veya kredi kartının %5 veya yüzde ona çıkmış olan faizi ile mi mücadele edecek. Bundan dolayı hep sürekli hükümetin faiz kararını alkışlamışımdır.

Ve nitekim Pazartesi günü sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yapmış olduğu toplantı sonrasında ki açıklamasında alınan kararları belirtmesinin ardından döviz kurları ve altın da sert bir düşüş yaşandı ancak üzülerek belirtiyorum bu düşüş yine bazılarını mutlu etmedi ve öküz altında buzağı ararcasına bu kararların altında bir şeyler aramak için mücadele ettiklerini gördüm.

Evet öküz altında buzağı aranmaz buza süt emerek karnını doyurması için ineğin altında olur. Bu öküz altında buzağı arayan insanlar dolar 100 lira olduğunda sanki mutluluktan uçacakları bir görünüm sergiliyorlardı.

Sizlere geçen yazımda da belirttiğim üzere altın ve Döviz kurlarını bizden başkası yükseltmiyor, biz yükseltiyoruz. Yukarıda da belirttiğim gibi altın ve döviz kurlarının yükselmesi ile hep alt kademe ezilir. Bunu kısa örneklerle anlatayım.

Geçtiğimiz süreçte evini satıp dolar alanları gördüm. Arabasını satıp altın alanları gördüm, en ilginci de bir arkadaşım 2000 lira olan parasıyla 1700 liraya altın almış ve akşam saatlerinde 50 lira kazandım diye seviniyordu. Şimdi o altın yaklaşık bin liraya düştü peki kim kaybetti yine alt kesimde olan vatandaş.

Kısacası toparlamak gerekirse kaybeden hep biz olmayalım, paramıza, ülkemize ve nihayetinde devletimize güvenerek birikimimizi milli ekonomi'de değerlendirelim.