Bilecik Belediyesi ve Kent Konseyi işbirliğinde gerçekleştirilen “Bilecik’e Değer Katanlar” programı, Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapıldı. Programda; Bilecik’e geçmiş dönemde hizmet eden isimler anılırken, şehirde iz bırakan kişilere de teşekkür plaketi verildi.

Bilecik’te gerçekleştirilen birçok yatırım ve hizmette imzası bulunan Vali Refik Arslan Öztürk’ün anısına kardeşi Sözcü Gazetesi Yazarı Saygı Öztürk de programa davet edilen isimlerden oldu.


 

Program öncesi “Vali Bey” kitabını imzalayan Öztürk’e Bilecik halkı da yoğun ilgi gösterdi. DHA muhabirine duygularını aktaran Öztürk, Bilecik’te olmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Öztürk, “Bilecik’e Kent Konseyi’nin davetlisi olarak geldim. Tabi ki rahmetli ağabeyimle ilgili bir konu olduğu için koşarak geldim yoksa biz çok değişik yerlerden çok değişik davetler alırız ama genelde çoğuna gitme imkânımız olmuyor. Gelmekten de kıvanç duydum. Rahmetli ağabeyimin neler yaptığını duyardım, başkalarından öğrenirdim ama örneğin Şeyh Edebali bölgesinin bu kadar güzel, bu kadar ihya edilmiş halini gördüğüm zaman şaşırdım. Çünkü oranın daha önceki halini de değişik zamanlarda geldiğim dönemlerde biliyorum. Rahmetli ağabeyimin döneminde ben buraya bir defa gelmiştim o da Bursa’ya geldiğimde buradan geçtim sadece.

Genelde ağabeylerimizin bulunduğu yerlere ben adımımı atmam. Çünkü belki yanlış kişilerle görüşebilirim veya burada duyduğum bir haberi yazmak durumunda kalırım, buradaki insanları zor duruma düşürürüm falan diye genelde ağabeyimden hep uzak kaldım. Buraya gelişimde öncelikle kitap imzalama gibi bir derdim yoktu. Bu benim zaten 25. Kitabım. Son olarak da “Cehennemi Yaşadım”  kitabım çıktı.


 

 Burada bulunmaktan memnunum. Çünkü buralardaki ağabeylerin çoğu ağabeyimizi tanıyan ve hepsi de ağabeyimi hayırla yad eden insanlar olması, vefa bilmeleri, kıymet bilmeleri ve devlet adamlarının nasıl olduğunu bir yerde bu görüşleriyle, düşünceleriyle anlatmalarından ağabeyim olduğu için bir kez daha mutlu oldum.”dedi.

Öztürk, “Hem ağladım hem yazdım” dediği “Vali Bey kitabı ile ilgili olarak da  “Benim ağabeyimle ilgili bir kitap yazmak gibi bir niyetim yoktu. Fakat rahmetlinin vefatının kısa bir süre önce kendisiyle ilgili gazetemde yazdığım bir yazı sonrasında Türkiye’nin değişik illerinden çok sayıda mektuplar, telefonlar gelmeye başladı. Ağabeyimi anan, onunla ilgili anıları olan insanların. Tabi ki bunları atmaya kıyamazsın bir kenarda da bekletemezsiniz çünkü bir devlet adamının nasıl olması gerektiği konusunda neler yaptığını hep birlikte gördük.

Adı cimri Vali’ye çıkmış. Gerçekten hep şu şekilde söylerdi; iyi ki bana cimri diyorlar, iyi ki cimri olmuşum, çünkü en çok korktuğum bana savurgan vali demeleri olurdu. Çok şükür devletimizin her kuruşunu yerinde ve zamanında kullanmayı bildim diyor. Zaten benim tek amacım namuslu, dürüst bir devlet memuru olarak hayatımın sona ermesi diyordu. Gerçekten dilediği gibi de oldu dilediği gibi de yaşadı.” ifadelerine yer verdi.

Bilecik ziyaretinde ağabeyi Refik Arslan Öztürk döneminde yapılan ve ismi verilen Fen Lisesi’ni gezen Öztürk, buradaki duygularını da şu sözlerle aktardı:

“Görüyorsunuz, duygulanıyorsunuz tabi. Bakıyorsunuz ağabeyinizin ismi. Sonuçta bizler Yozgat’ın Sarıkaya ilçesini küçük yoksul bir köyünden çıkmış bir ailesiyiz. Köyde okulumuzun olmadığı bir dönemde Valilerimizin yetişmesi, hayatın değişik zorluklarını çekerek bir yerde ilerlemeleri hepsini Cumhuriyet’e borçlu olduğumuzu daha iyi daha net bir biçimde görüyoruz. Sağ olsunlar, bizler aile olarak her zaman kendileriyle guru duyuyoruz ve gurur duymaya devam edeceğiz. Onun acısını ve boşluğunu her zaman içimizde duyuyoruz”

Bilecik’in kendisine gösterdiği ilgiden dolayı da teşekkür eden Öztürk, “Bu ilginin sadece ağabeyimden dolayı olduğunu söyleyeyim. Her ne kadar biz gazeteciyiz, gazetede köşemiz var, televizyon programları yapıyoruz, göz önünde oluyorsak da mümkün olduğu kadar ağabeyimin izinden gitmeye çalışıyorum. Baktığımız zaman aynı maya, aynı soy. Ağabeyim kadar olmam mümkün değil, onun kadar olamayacağımı biliyorum ama ben de kendi çapımda onun ilkelerini uygulamaya çalıştığımı ifade edebilirim.

Bilecik halkına teşekkürlerimi sunuyorum. Ağabeyime duydukları sevgiyi, onu hayırla yad etmeleri ve onların yaptıklarının burada unutulmamasından ayrıca bir kıvanç duyduğumu söyleyebilirim." şeklinde konuştu.

”dedi.