Bilecik’in İstasyon Mahallesi’nde yaşayan 80 yaşındaki Cengiz Doğan, azmin ve kararlılığın simgesi oldu. Hayat hikayesi, “imkânsız yoktur” sözünü adeta kanıtlar nitelikte.
Kırıkkale’de 1946 yılında dünyaya gelen Doğan, daha 2 yaşındayken babasını, 8 yaşındayken de annesini kaybetti. Dedesi ve halasının yanında büyüyen Doğan, ilkokulu bitirse de maddi imkânsızlıklar nedeniyle eğitimine uzun yıllar ara vermek zorunda kaldı. Küçük yaşta çalışmaya başlayan Doğan, Makine ve Kimya Enstitüsü’nün açtığı çıraklık kursunu birincilikle bitirdi ve 1961’de MKEK’de tornacı olarak işe başladı.
Ancak içinde hep bir hayal vardı: doktor olmak. Evlenip dört çocuk sahibi olduktan sonra bu hayalinden vazgeçmedi. Gündüz işçi olarak çalışıyor, geceleri dışarıdan okul okuyordu. Sekiz yıl süren bu azimli çaba sonucunda ortaokul ve liseyi birincilikle bitirdi.
36 yaşında üniversite sınavına girip Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanan Doğan, çocuklarının eğitim masraflarını karşılamak için üniversiteye devam ederken fakülte hastanesinde işçi olarak çalıştı. 1986 yılında SSK’dan emekli olurken, 1988’de ise tıp eğitimini tamamlayarak 42 yaşında doktorluk mesleğine adım attı.
Cengiz Doğan’ın tayini önce Hakkari’ye çıktı, ancak çocuklarının eğitimi için buraya gitmedi. Bir yıl Bilecik’te asgari ücretle özel sektörde çalıştıktan sonra Sağlık Bakanlığı’na başvurdu ve sonunda kurada Bilecik Devlet Hastanesi’ne doktor olarak atandı. 1990 yılında görevine başlayan Doğan, uzun yıllar Bilecik halkına sağlık hizmeti verdi ve 14 yıl boyunca şehrin acil servislerinde çalıştı.
Doğan, hayatını hem işçi hem de doktor olarak sürdüren nadir isimlerden biri. Kendi emeğiyle eğitimini tamamlayıp, çocuklarını da ziraat mühendisi, biyolog, doktor ve inşaat mühendisi olarak hayata kazandırdı. Şimdi Bilecik İstasyon Mahallesi’nde emekli olarak yaşıyor, hayatını torunlarıyla geçiriyor. Torununun, yaptığı ödevde Dr. Cengiz Doğan’ı Atatürk ve Edison’un yanında yazması ise onun için en büyük ödül oldu.
Cengiz Doğan’ın hayatı, Bilecik’e hizmet eden bir doktorun, insanın azimle neleri başarabileceğinin örneği olarak hafızalarda yer alıyor. Kendi sözleriyle:
“İsterse insan her türlü zorluğu aşabilir. Ben işçiyken okudum, doktor oldum, çocuklarımı okuttum. Şimdi geriye bakınca gözüm arkada kalmıyor.”
Bilecik halkı, Doğan’ın bu başarı öyküsünü ilham kaynağı olarak anlatıyor ve onun azmine saygı duyuyor.