BİLECİK

Bilecik’in Unutulmaz Tabakhaneleri

Bir Şehrin Hafızasında Kalan İzler

Abone Ol

Bazen eski bir fotoğraf karesi, yılların sessizliğini bozarak insanı geçmişin derinliklerine götürür. Solmuş bir görüntüde saklı kalan yüzler, sokaklar ve mekânlar; bir şehrin sadece tarihini değil, aynı zamanda yaşanmışlıklarını da anlatır.

Bilecik Kent Belleği’nde yer alan eski tabakhane fotoğrafı da işte böyle bir hatıranın kapısını aralıyor. Şeyh Edebali Vadisi’nde, Karasu’nun sesiyle iç içe geçmiş o eski günler; emek, alın teri ve komşuluk ilişkileriyle örülü bir hayatın izlerini taşıyor.

Emekli öğretmen Semiha Göncü’nün kaleme aldığı “Bilecik’in Tarihinde Tabakhaneleri Unutmayalım” başlıklı yazı, şehrin yakın geçmişine ışık tutarken, unutulmaya yüz tutan bir dönemi yeniden hatırlatıyor. Bir zamanlar Bilecik’in ekonomik hayatında önemli bir yere sahip olan tabakhaneler, yalnızca deri işlenen yerler değildi. Aynı zamanda insanların sabahın erken saatlerinde buluştuğu, ustaların meslek sırlarını gençlere aktardığı, mahalle kültürünün ve dayanışmanın yaşandığı özel mekânlardı.

O yıllarda tabakhane çevresinde yankılanan iş sesleri, ustaların emeği, sokaklarda dolaşan çocukların neşesi ve komşuluk bağları, şehrin hafızasında silinmeyen izler bıraktı. Semiha Göncü’nün çocukluk anılarıyla yeniden hayat bulan bu dönem; Bilecik’in sadece taşını, toprağını değil, insan hikâyelerini de anlatıyor. Her bir hatıra, geçmişten bugüne uzanan bir köprü kurarken, kaybolmaya yüz tutan değerleri yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Bugün o eski tabakhanelerin yerinde belki aynı sesler duyulmuyor, aynı telaş yaşanmıyor. Ancak geçmişin izleri, fotoğraflarda ve anlatılan hatıralarda yaşamaya devam ediyor.

Bir fotoğraf karesi bazen bir kitabın sayfalarından daha fazlasını anlatır. Çünkü şehirlerin gerçek tarihi; yalnızca binalarda değil, o binaların içinde yaşayan insanların anılarında saklıdır. Bilecik’in tabakhaneleri de bu şehrin emeğini, kültürünü ve geçmişten geleceğe taşınan değerlerini anlatan unutulmaz sayfalardan biridir.

Cafer Elmas