Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Serhat Ay’ın araştırması, sosyal bilimler alanında dünyanın saygın akademik dergilerinden Geoforum’da yayımlandı. Çalışmada, dijital platformların kamu ulaşım hizmetlerini nasıl dönüştürdüğü Doğu Ekspresi örneği üzerinden incelendi.
Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, sosyal bilimler alanında uluslararası nitelikte bir akademik çalışmaya daha imza attı. Üniversitenin İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Serhat Ay’ın, “Gentrification of mobility through digital platforms: influencer-led commodification of public rail transport” başlıklı çalışması, Q1 kategorisinde yer alan Geoforum dergisinde yayımlandı.
Çalışma, influencer ekonomisinin coğrafi boyutlarının ele alındığı özel sayı kapsamında yayımlanırken, yaklaşık 60 yıllık soylulaştırma literatürüne farklı bir bakış getiriyor. Araştırmada, soylulaştırmanın yalnızca mahalleler, konut alanları ve kentsel mekânlarla sınırlı olmadığı, ulaşım hizmetleri ve hareketliliğin de benzer bir dönüşüm yaşayabileceği ortaya konuluyor.
Çalışmada bu dönüşüm, Türkiye’nin en bilinen demiryolu hatlarından Doğu Ekspresi üzerinden ele alınıyor. Uzun yıllar boyunca Ankara ile Kars arasındaki kentlerde yaşayan vatandaşlar, öğrenciler, çalışanlar ve aileler tarafından ulaşım amacıyla kullanılan tren hattının, özellikle YouTube ve Instagram gibi dijital platformlarda yayımlanan seyahat ve influencer içerikleriyle farklı bir anlam kazandığı belirtiliyor.
Araştırmaya göre, tren yolculuğu zamanla yalnızca bir ulaşım biçimi olmaktan çıkarak görüntülenen, paylaşılan, estetikleştirilen ve turistik bir deneyim olarak pazarlanan bir ürüne dönüştü. Çalışmada influencer içeriklerinin bu dönüşümde tek başına etkili olmadığı, tur şirketleri ve kamusal tanıtım politikalarıyla birlikte hareket ederek Doğu Ekspresi’nin görünürlüğünü ve ticari değerini artırdığı ifade ediliyor.
Bu dönüşümün, hattı ulaşım amacıyla kullanan geleneksel yolcular açısından ise yeni erişim sorunlarını beraberinde getirebildiğine dikkat çekiliyor. Tren yolculuğunun turistik bir deneyim olarak daha fazla talep görmesiyle birlikte, yerel kullanıcıların bilet bulmasının ve kamu ulaşım hizmetine erişiminin zorlaşabileceği belirtiliyor.
Araştırmada bu süreç “hareketliliğin soylulaştırılması” kavramıyla açıklanıyor. Buna göre soylulaştırılan unsurun yalnızca bir mahalle, konut alanı veya sabit mekân olmak zorunda olmadığı; bir ulaşım hattının ve yolculuk yapabilme imkânının da ekonomik açıdan yeniden değerlenebileceği ve bazı toplumsal gruplar için daha zor erişilebilir hâle gelebileceği ortaya konuluyor.
Çalışmanın, dijital platformların yalnızca destinasyonların tanıtılmasında değil, kamu ulaşım hizmetlerinin ekonomik değeri, kullanıcı profili ve erişilebilirliği üzerinde de etkili olabileceğini göstermesi bakımından önem taşıdığı belirtildi. Araştırmanın aynı zamanda kamusal erişilebilirlik, ulaşım hakkı ve hareketlilik adaleti gibi güncel tartışmalara katkı sunduğu, sosyal bilimlerde hareketlilik ve soylulaştırma arasındaki ilişkiye yeni bir araştırma alanı açtığı ifade edildi.
Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından yapılan değerlendirmede ise söz konusu akademik çalışmanın, üniversitenin sosyal bilimler alanındaki uluslararası görünürlüğünü güçlendirdiği ve nitelikli bilimsel üretim kapasitesine katkı sağladığı vurgulandı.
