CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Bütçe Kanunu görüşmeleri sırasında söylediği “Bilecik Belediyesini soydunuz soğana çevirdiniz,” sözlerine karşı, “ İçişleri bakanı dönemin belediye başkanını görevden almadan önce partimiz zaten ihraç sebebiyle disipline göndermiş ve Yüksek Disiplin Kurulumuz tarafından ihraç edilmiştir. Aramızdaki fark şudur; biz uyuşturucu baronlarıyla rüşvet çeteleriyle diğer çetelerle suç işleyenlerle yan yana gelerek makamımızda boy boy fotoğraf çektirmedik.” dedi.

CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan Genel Kurul Toplantısında söz alarak açıklamalarda bulundu. Merkezi yönetimin belediye bütçelerine daha fazla yardım etmesi gerektiğini dile getiren Tüzün, AK Parti kanadının algı operasyonu yaptığını belirterek 10 ilde yaşanan deprem sonrasında CHP’li Belediyelerin gerçekleştirdiği yardımları paylaştı.

Tüzün, Soylu'nun sözlerine karşılık verdiği yanıtta ise; "

Geçtiğimiz bütçe görüşmelerinde İçişleri Bakanlığı bütçesinde Cumhuriyet Halk Partisi grubu adına ben konuşmuştum burada konuşma yaparken , arkada komisyon sırasında bulunan İçişleri Bakanı Sayın Soylu,  Bilecik'le ilgili bana laf atmış. Bilecik Belediyesinde yaşananlarla ilgili bana laf atmış. Gerçekten o anda duymuş olsaydım, ona cevap verirdim. Duymadım sonra da meclis tutanaklarına baktığımda “Bilecik Belediyesi soydunuz soğana çevirdiniz” şeklinde laflarını tutanakta gördüm ve tespit ettim. Evet Bilecik Belediyesinde böyle bir vuku olmuştur. Bu olay vuku bulur bulmaz partimizin en yetkili organı yani Merkez Yönetim Kurulumuz ilgili şahıs hakkında Yüksek Disiplin Kuruluna kesin ihraç sebebiyle tedbirli olarak göndermiştir. Yani İçişleri Bakanı dönemin belediye başkanını görevden almadan önce partimiz zaten ihraç sebebiyle disipline göndermiştir. Partimizin en üst organı olan Yüksek Disiplin Kurulumuz Ocak- Şubat- Mart ve Nisan aylarında toplanarak ilgili şahsın ifadesini almıştır ve Yüksek Kurulumuz bu şahsı partiden ihraç etmiştir.

Aramızdaki fark şudur; biz 100 yıllık bir siyasi partiyiz. Uyuşturucu baronlarıyla, rüşvet çeteleriyle, diğer çetelerle, suç işleyenlerle, yan yana gelip, onları makamımızı alıp boy boy fotoğraf çektirmedik. İlgili makamlara sevk ettik. Partimizin de böyle bir kararı Yüksek Disiplin Kurulu kararı söz konusudur. Bu ilgili şahıs, geçtiğimiz hafta başka bir cezadan iki yıl bir ay ceza almıştır. Görevi kötüye kullanmak ,haksız mal varlığı edinmek ve bu rüşvet olayından dolayı 3 ayrı dosyası mahkemelerde devam etmektedir. Yüce mahkemenin vereceği karara bizler de saygı duyacağız.

Yani aramızdaki fark şudur; bir suç işlenmişse, ortada bir suçlu söz konusu varsa parti olarak Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler gereğini yerine yaptığımızı ifade etmek istiyorum. Mahkemesi devam eden bu konu hakkında da fazla yorum yapılmasını doğru olmadığını düşünüyorum.

Sonuç olarak sizler 4 yıl önce tam bu tarihte İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder demiştiniz. İstanbul seçimlerine millet ittifakının adayı Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu seçilmiştir. Aslında sizin sözünüzde durmanız gereken nokta burasıdır. İstanbul'da kaybeden Türkiye'yi kaybettiğine göre şimdi de millet ittifakının adayı sayın genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu 14 Mayıs'ta Türkiye Cumhuriyeti'nin 13 Cumhurbaşkanı olacağını ifade ediyorum.” ifadelerine yer verdi.