ÖLÜMDEN İBRET ALMAK



Şu kainat hepimizin görebileceği, ibretlerle doludur. Fakat aldatıcı ve oyalayıcı dünya önümüze koyduğu gaflet perdesiyle birçok vakaları ibret gözümüzde saklamakla, geçici alayişlerle bizi oyalamaktadır. Bizi her an ikaz eden ibretli vakalardan biri, hepimizin hayat yolunu kesmiş bulunan ölümdür.
Peygamber Efendimiz: “Vaaz olarak ölüm yeter.” Buyurmuşlardır. Vaazdan istifade etmek için söze kulak şart olduğu gibi, ölümün haldiliyle olan ibretli vaazdan anlamak için de şuurla onu dinlememiz, vak’a üzerine eğimlimiz icap ediyor.
Cenab-ı Hakk Kuran’ı Kerim’de ölümden ibret alıp intibaha gelmemiz için bakınız ne buyuruyor: “Herkes ölümü tadacaktır. Kıyamet günü mükafatınız tamamıyla verilecektir. Kimki ateşten uzaklaştırılıp Cennete idhal olunursa o kimse muradına erer. Dünya hayatı, aldatıcı bir metadan başka bir şey değildir.”
Düşünelim ki, hepimiz bilmediğimiz bir vakitte muhakkak öleceğiz. Bu vakit gelince hiçbir suretle onu geri çeviremez, tehir ettiremeyiz. Ölümle yok olmuyor, dünyada muhabbet ettiğimiz ve lezzet aldığımız fanilerden, maddelerden ayrılıyoruz. Asıl bünyemiz, hakiki benliğimiz olan ruhumuz fani olan cismimizi terk ediyor, fakat biz ölmekle terk olunmayacağız. İyiliklerimizin mükafatını, fenalıklarımızın cezasını çekmek üzere tekrar diriltileceğiz. “Eğer ölmekle terk olunsaydık ölüm her diri için rahatlık olurdu. Lakin bizler ölünce tekrar diriltilir, ve sonra dünyada yaptığımız her şeyden suale çekileceğiz.”
Günahımız çoksa ölümden sonra bizim için bir zindan, ıstırap ve faydasız bir dövünme hayatı başlayacak. Eğer günahlardan sakınmış, dini ve içtimai vazifelerimizi ifa etmişsek o zaman kabir bizim için sonsuz bir saadete, hatıra gelmez mesut bir hayata açılan yol olur.
Cenab-ı Hakk Kuran-ı Kerim’inde şöyle buyurmaktadır: “Bütün mülk, kudret elinde olan ve her şeye hakkıyla kadir bulunan Allahü Teala’dır ki, o, ölümü ve hayatı, hanginizin amelce daha güzel olduğunuzu imtihan için yarattı.”
Buradan iyi veya kötü ne gönderirsek ölümden sonra onunla karşılaşacak, dünyada ne ekersek ahrette onun mahsulünü alacağız. Peygamber Efendimiz: “Ne mutlu başkalarının ayıplarını göremiyecek kadar kendi ayıplarını ıslah ile meşgul olana…”
“Ne mutlu benim sünnetimce giden ve sonradan icad edilmiş fane yollara dönmeyene…”
Hoşçakalın Sevgili Kardeşlerim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
takipçi 2 yıl önce

hocamın takipçileri çok çok seviliyor

banner94

banner92

banner321

banner333

banner329

banner328

banner324