banner370
Okul çocuk için bir değerlendirme ve sonuçla karşı karşıya kalma sürecidir. Çocuk bu yüzden bunun gerginliğini yaşar. Karneyi; aileler geribildirim, değerlendirme raporu olarak ele almamalı ve karnedeki notların aileler tarafından şaşkınlıkla karşılanmaması gerekir. Karne öncesinde anne- baba karnenin nasıl geleceği konusuna değinmeliler ve anne- babanın bu konuda fikirleri olmalıdır. Çocuk kötü karne sonucunda ise endişe, korku, kaygı yaşar. Bu yüzden kötü karne çocukta psikolojik açıdan kalıcı izler bırakabilir. Çocuk kötü karne sonucunda evden kaçabilir, notlarını kendiliğinden karne üstünde değiştirebilir, depresyona girebilir hatta çocuk beni artık sevmeyecekler düşüncesiyle intihara bile girişebilir. Kötü karne sonucunda çocuğa ‘’sen beceriksizsin’’, ‘’sen iyi evlat değilsin’’ ya da kişiliğine dair bir şeyler söylersek bunun zararları fazla ve sonucu da kötü olur. Kimi karne çocukta mutluluk, heyecan oluştururken kimi karne de çocukta mutsuzluk, hüzün yaşatır. Bu süreçte de ailenin çocuklarına nasıl yaklaştığı çok önemlidir. 

Ailelere Öneriler

•Karne çocuğun kişiliği hakkında bize bilgi vermez. O yüzden lütfen çocuklarımızı eleştirmeyelim.
•Bazılarımızın çocukları iyi karneyle eve gelirken bazılarımızın çocukları ise kötü karneyle eve gelmektedir. O yüzden iyi karne alan çocuklarımızı ödüllendirirken duygusal ödül verelim.      
 Duygusal ödül derken; kucaklama, takdir etme, onaylama, sarılma, takdir etme, kucaklama gibi duygusal hediyelerin verilmesi gerekir. Kötü karne alan çocuklarımızı ise cezalandırmamalıyız.
•Ödül verirken ise maddi ödüller vermemeliyiz. Eğer illa ki maddi ödül vereceksek abartıya kaçmadan çok uygun derecede bır maddi ödül vermeliyiz.
•Kötü karne demek çocuğumuza olan sevginin azalacağını belli etmez ve bu düşünce yapımızı çocuğumuza aktarmalıyız.
•Kötü karneyi çocuğumuzun kişiliğiyle eşleştirmeyelim ve bunu kişiliğiyle kodlamayalım. Kişiliği ile ilgili vereceğimiz yaptırım çocukta özgüven ve öz değer eksikliğine sebebiyet verecektir. Kötü karne geldiyse de notlar neden kötüydü? Bu sorunun cevabı anne baba ve çocuk arasında objektıf bır bakış açısıyla bulunabilir? Ne gibi? Not neden düşük geldi? 1) Yıl boyunca dersler sınavlar için planlı çalışıldı mı? 2)Çok çalışıldı, uykusuz kalındı fakat notlar niçin hala düşük geldi? 3)Çalışma için yeterince uygun bir oda, uygun bir masa , sessizlik yani tüm fiziksel koşullar sağlandı mı? 4) Yoksa çalışılmadığı için mi notlar düşük geldi? 5)Dikkat eksikliği gibi bir sorun var mı? 6) Anne babanın çocuk üzerindeki tutumu gibi çıkarımlar yapıp sorunun neyden kaynaklandığı bulunabilir.
•Aile ya da öğretmenin çocuğa başarılı olduğu yönlerini deşifre etmeli, çocuğun başarısız olduğu yönlerde ise çocuğa destek olmalıyız.
•En büyük yapılan hata ise çocuklarımızı başka çocuklar ile kıyaslamak. Çocuklarımızı başka çocuklar ile kıyaslamayalım çünkü her çocuğun zekası farklıdır..
•Küçük yaşlardan itibaren çocuklarınıza çalışma sorumluluğu vermeliyiz.
•Karnede getirdiği notların sevgiyle ölçüşmediğini ifade etmeliyiz. Getirdiği kötü notlar karşısında çocuğumuza karşı sevgimizin azalmayacağını ya da güzel notlar karşısında sevgimizin çok çok artmayacağını ifade etmeliyiz.
•Çocuklarımıza ‘’O dersi başarabilirsin ve bu konuda sana inanıyoruz ’’ifadesini vermeliyiz.
•Veliler çocuklarına kötü karnenin bir ölüm olmadığını, yaşamsal bir sorun olmadığını ifade etmelidir. ‘’Evet kötü not gelmiş olabilir ama bunu değiştirmek bizim elimizde şeklinde yaklaşmalıyız.
•Çocuklarımızla çatışmak yerine onlarla işbirlikçi olmalıyız.
•Her aile çocuğu için maddi- manevi emek harcar ve bunun sonucunda çocuklarına ‘’ Biz senin için neler yaptık sen bize bu notu getirdin’’ şeklinde yaklaşımları yok etmemiz gerek.
•Çocuklarımızı karnedeki notlarına karşılık çevre baskısından korumalıyız. Çünkü karneden sonra akrabalar, komşular, arkadaşlar çocuğa karnesinin nasıl olduğunu soracak ve bu tür sorular çocuğu sıkacak, ortamdan kaçınma davranışlarına itecektir.
• Bir sonraki yıl için çocuklarımıza düzenli- planlı çalışmayı öğretelim.
•İyi karne getiren çocuk başarılıdır ya da kötü karne getiren çocuk başarısızdır diye bir şey yoktur ve bu düşünceyi çocuklarımıza iletelim.
•‘’Karnede yüksek not getiren herkes başarılıdır ya da karnede düşük not getiren herkes başarısızdır’’ diye bir şey yoktur.
•Çocuğumuza her şeye rağmen ‘’Onun bizim için önemli ve değerli olduğunu hissettirelim’’.
Ve tabiiki de yaz tatilinde çocuklarımızı kültür, sanat ,spor, doğa etkinliklerine yönlendirelim. Yaz tatili bu aktiviteler için en büyük fırsat. Kitap okumakta yine yaz tatilinin en iyi fırsatlarından biridir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner368

banner371

banner372

banner373

banner374

banner375

banner376