banner370
Kanser hastalarının psikolojik destek almaları kişilerin tedavini sürecini kolaylaştırdığı gibi hayatta kalmaları açısından da önemli rol oynar. Aslında hepimiz kanser sözünün adını duyar duymaz ürküyoruz. Kanser tanısını alan kişiler bu hastalığın haberini almakla birlikte hem ürkmekte hem de belki de çoğu zaman bu hastalığı etraftan gizleye gizleye yaşamaya çalışmaktadırlar. Kanser kişilerin sosyal, iş, aile, eğitim yaşamını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu sebeple kanser tanısı alan kişilerin ailesi, sosyal çevresi, doktoru, uzman psikologu ya da psikiyatrı tarafından alacağı destek çok önemli rol oynar. Hastalıklar için yapılacak tüm destek içeren paylaşımlar (aile, sosyal cevre,doktor,uzman psikolog ve psikiyatr) psikolojik stresi azaltır. Aksine kişinin başa çıkamadığı zorlanmaları, çatışmaları, stresi, çaresizlik duygusu, travmaları kişinin mevcut kanser sürecini daha çok hızlandırmaktadır.
Kişi kanser tanısını ilk aldığında yani bu söze şahit olduğunda ilk adımda ‘’şok’’ durumu yaşar. Şok süreci kişinin donukluk aşamasıdır. Kişinin yaşadığı olaya inanmama durumudur ve inkar etme sürecidir. Daha sonra kişi ilerleyen vakitlerde ‘’kızgınlık ve düşmanlık’’ duyguları yaşar. En yoğun verilen tepkilerden biride bu kızgınlık ve düşmanlık aşamasıdır. Kişi aslında kanser hastalığına karsı bir öfke duyuyordur fakat bunu, bu öfkesini etrafa (doktoruna, ailesine, sosyal çevresine) yansıtır. Daha sonra kişi hastalığı ile ilgili genel anlamda bir ‘’anksiyete’’(endişe) yaşar. Kişi bu endişeyi yaşarken uyku problemleri, kompulsif(tekrarlayıcı) davranışlar, konsantrasyon sorunu yaşar ve kişide ardından ‘’suçluluk’’ tepkileri başlar. Suçluluk sürecinde kişi bu hastalıktan dolayı ya etrafını suçlarya da kendini suçlar; ’’neden ben?’’, ‘’niçin diğerleri değil de ben kanser oldum’’?, ya da ‘’bir kabahat mı işledim de kanserle cezalandırıldım’’ gibi kişinin kendini suçlama aşaması başlar. Daha sonra hastalar ‘’içe çekilirler’’. Bu içe çekilme sürecinde ise kişi hastalığını kabul etmiştir. İçe çekilmeden sonra kişinin hastalığına ‘’uyum’’ süreci başlar. Beklentimiz olan şey tabii ki de kişinin uyum sürecine girebilmesidir. Eğer kişi uyum sürecine girmezse bu durum içe çekilmeden sonra depresyona, bağımlılıklara ve psikoza doğru gidebiliyor.
Yaklaşım ve Tedavi
Hastaya ,sosyal çevresinin ve ailesinin desteği sürekli olmalıdır. Kişiye yaşadığı bu hastalıktan dolayı destek  ve ziyaretler sadece belli bir süre olmamalı. Çünkü kişiye bir süre ilgi gösterip daha sonra bu ilgiyi çekince kişi kendini kötü ve yalnız hissedecektir. Yakınlarının hastaya her zaman’’ biz senin yanındayız’’ güvenini vermelidirler. Hastaya umut mesajları içeren ifadeler kullanılmalıdır. Hastaya sempatik ve anlayışlı davranılmalıdır. Bununla birlikte kişiye hasta olduğunu hissettirmemek gerek. Mesela ‘’vah vah napcaz şimdi’’,’’başımıza gelenlere bak’’ gibi sözler olmamalı. Hastaya yaşadığı kanser hastalığı sebebiyle hastanın hayatta çok aktif olması için tüm yük ve sorumlulukları ona vermek hatalı bir davranış iken hastaya şimdi o hasta zaten diyip hiçbir görev ve sorumluluk vermemek te hatalı bir davranıştır.
Tedavide ise bilişsel terapinin önemi büyüktür. Bilişsel terapi hem yapılandırılmış bir terapi çeşidi olmakla birlikte kısa süreli bir terapi şeklidir. Bununla birlikte kişinin sosyal destek iletişimini güçlendirmek için seanslarda çalışılmalar yapılır. Ya da grup terapinin önemide kanser hastaları için önemli derecede etkilidir.
Unutmayalım ki; kanser haberini bir anda alırız ama o kanser bir anda olmamıştır, yavaş yavaş bedene dağılmıştır. Kanserle karşılaşma durumumuz ne şekilde olursa olsun o haberle karşılaşıncaya kadar SAGLIĞIMIZI İHMAL ETME HAKKIMIZ YOKTUR. Ben işin psikolojik destek tarafını çalışan bir uzman psikologda olsam lütfen öncesinde kendi fizyolojik sağlık durumlarımızı korumak ve kollamak için hiç ihtiyacımız olmasa bile doktorlarımıza belli aralıklarla kontrollerimizi yaptıralım. Kişilerin kendini koruması ve kollaması öncelikle kendi elindedir. Her şeyi değiştirecek olan işin büyük tarafı da aslında SENSİN.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kamu 2 yıl önce

uygulaması her ne kadar zor da olsa, insan başına gelince üzüntü ve "neden ben" sorusundan kurtulup sağlam bir psikoloji ile kendine gelip, adeta "derdimi seviyorum" söylemleri ile tedavi sürecini atlatabilse, inansa ki iyileşebileceğine, tedavinin yarısını tamamlamış olacak belkide.(tüm şifa bekleyenlere)

banner368

banner371

banner372

banner373

banner374

banner375

banner376